Doktorsitesi.com

VARİS GEBELİK

Prof. Dr. Serdar Akgün
Prof. Dr. Serdar Akgün
13 Ekim 2022142 görüntülenme
Randevu Al
Varisler kadınlarda daha fazla görülür. Gebelik dâhil olmak üzere başka faktörlerde eklendiğinde sorunlar ağırlaşır. - Kadın olmak çok zor ve ağrı bir görev. Kadınlar doğurgan oldukları için erkeklerden güçlüdürler. İnsanoğlunun kadarı kadınların ve annelerin elindedir. Çok severek savunduğum kişisel görüşüm.  Peki, kadınlara özgü durumlardan hangileri varisleri etkiler. - Adet Dönemi: Bu konuda yapılmış çalışmalarda âdetin ikinci yarısında (luteal faz) toplardamarlarda genişleme olduğu tespit edilmiştir. Bu etki ‘’ progesteron’’ hormonuna bağlanır.
VARİS GEBELİK
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gebelik ve Varis: Kadınlarda Toplardamar Sağlığı

Varis, toplardamarların genişlemesi ve belirginleşmesiyle ortaya çıkan, kadınlarda erkeklere oranla çok daha sık görülen bir sağlık sorunudur. Özellikle gebelik dönemi gibi vücudun büyük değişimler geçirdiği süreçlerde, mevcut varis problemleri ağırlaşabilir veya yeni varis oluşumları tetiklenebilir. Kadınların doğurganlık yetenekleri ve üstlendikleri biyolojik sorumluluklar, damar sağlığı üzerinde de belirleyici bir rol oynamaktadır.

Hormonal Değişimlerin Varis Üzerindeki Etkisi

Kadınlara özgü biyolojik süreçler, toplardamar yapısını doğrudan etkiler. Yapılan bilimsel çalışmalar, adet döneminin ikinci yarısında (luteal faz) toplardamarlarda belirgin bir genişleme olduğunu ortaya koymuştur. Bu durumun temel nedeni progesteron hormonudur.

Progesteron hormonunun damar sağlığı üzerindeki etkileri şu şekilde özetlenebilir:

  • Vazokonstriktör Mekanizma: Progesteron, damarların büzülmesini ve formunu korumasını sağlayan mekanizmayı zayıflatır.
  • Damar Genişlemesi: Damarlar genişlemeye başladığında, bu genişlemeye karşı koyan dengeleyici sistemler progesteron etkisiyle daha az direnç gösterir.
  • Reseptör Etkisi: Ameliyatla çıkarılan damarlar üzerinde yapılan incelemelerde, östrojen ve progesteron reseptörleri sadece kadınların varisli damarlarında pozitif sonuç vermiştir.

Gebelik Döneminde Varis ve Flebit Riski

Gebelik süreci ve doğum sonrası dönem, bacak damarlarında flebit (damar iltihabı) geçirme riskini artırır. Bu risk oranı %0.35 seviyelerine kadar çıkabilmektedir. Gebelikte varis oluşumunu tetikleyen temel faktörler şunlardır:

  1. Rahim Baskısı: Büyüyen rahmin ana damarlara baskı yapması sonucu kanın kalbe dönüşü kısıtlanır.
  2. Ödem ve Şişlik: Bacaklarda yoğun ödem oluşması ve damarların genişlemesi.
  3. Kan Akışkanlığı: Kan akış hızının azalması ve pıhtılaşma faktörlerindeki artış.
  4. Doğum Sonrası Risk: Doğumdan sonra flebit riski %3,6 seviyesine kadar yükselebilir.

Gebelikte Varis Çorabı Kullanımı ve Tedavi Yaklaşımları

Gebelik sürecinde bacak sağlığını korumak ve ileride oluşabilecek kronik varis sorunlarını engellemek için varis çorabı kullanımı kritik önem taşır. Özellikle alınan kiloların verilmemesi durumunda varis kalıcı bir sorun haline gelebilir.

Gebelik DönemiÖnerilen Varis Çorabı TipiNeden?
İlk 3 AyKasığa kadar külotlu varis çorabıSafen toplardamar çapının artmaya başlaması
İkinci 3 AyKasığa kadar varis çorabıDamar genişlemesinin kontrol altına alınması
Son 3 AyDizaltı varis çorabıKullanım kolaylığı ve dolaşım desteği

Önemli Not: Son yıllarda artış gösteren vajinal varislerin bir sebebinin de gebeliğin son dönemlerinde külotlu varis çorabı kullanımının bırakılması olduğu düşünülmektedir.

Skleroterapi ve Adet Dönemi

Varis tedavisinde sıkça kullanılan skleroterapi (iğne tedavisi) yöntemi için zamanlama önemlidir. Kişisel klinik tecrübelerime dayanarak, hormonal dalgalanmaların yoğun olduğu menstruasyon (adet) döneminde skleroterapi yapılmamasını önermekteyim. Ancak doğum kontrol hapı (oral kontraseptif) kullanan hastalar güvenle skleroterapi olabilirler.

Prof. Dr. Serdar Akgün olarak, gebelik dönemindeki damar genişlemelerinin ihmal edilmemesi gerektiğini, koruyucu önlemlerin ileride cerrahi müdahale gereksinimini azaltacağını vurgulamaktayım.

Etiketler

Varisler

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Serdar Akgün

Prof. Dr. Serdar Akgün

Prof. Dr. Serdar AKGÜN, tıp eğitimini 1987 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1994 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'nda yapmış ve Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.