İnsan ömrünün üçte biri uykuda geçmektedir. Uyku insanın günlük yaşamının (yeme, içme gibi) önemli fizyolojik işlevlerinden biridir. Yetişkin kişinin günlük uyku gereksinimi ortalama 7-8 saattir. Fakat bu gereksinim kişiden kişiye değişmektedir. Çocuklukta ve bebeklikte uyku süresi çok daha uzundur. Uyku, organizmanın işlevlerinde edilgin (pa­sif) bir yavaşlama ve sessizliğe geçiş durumu değildir. Normal süresi boyunca uyku döngüseldir. Belirli aralıklarla 4-5 kez tekrarlayan ve ayrı özellikleri olan REM (Rapid Eye Movements) ve REM-dışı (Non-REM) dönemi şeklinde iki tür uyku durumu vardır. Bir erişkinin uykusunda gece boyunca on kadar kısa süreli uyanmalar olabilir. Bu uyanmalar hatırlanmaz ve normal kabul edilir. 50 yaşından sonra REM uykusu azalmaya başlar. 60-70 yaşlarından sonra derin uyku süresi azalır.

Uyku be­denin kendini toplaması için bir gereksi-nimdir. Ayrıca sağlıklı olmanın önemli bir göstergedir. Uykunun yeterli sürede ve yeterli kalitede olması şarttır. Bu sağlanamadı­ğı zaman gündüz (ya da uyanık geçirilen saatlerde) yorgunluk, çabuk yorulma, halsizlik gibi bedensel belirtilerin yanı sıra uyuklama, dikkat toplaya-mama, çabuk öfkelenme, başta trafik kazası olmak üzere değişik türden kazalara yol açabilir. Beden ve ruh sağlığı bozulan kişilerde en sık karşılaşılan yakınmalardan biridir. Bedensel ve ruhsal rahatsızlıklar uyku bozukluklarına yol açtıkları gibi, uyku sorunları da ruhsal bozukluklara neden olabilir. Uyku bozukluklarının sürmesi halinde insan çeşitli bedensel hastalık­lara yatkınlık artar.

Yeterli uykunun süresi kişiden kişiye değişir. Bazı kişilerde çok az uyku dinlenmek için yeterli olabilir. Uykunun büyük bölümünün yeterli derinlikte olması gerekir. Sürekli olarak tedirgin uyku uyumak yeterli dinlenmeyi sağlamaz.

Uyku kalitesinde bozulma;

a) Uykuda Soluk Durması (apne) hastalık tablosu*

b) Uykuda gezme,

c) Gece korkuları (kişi bir karabasan gör­müş gibi panik içindedir, uyandırma çabalarına kolay cevap ver­mez, uyansa bile dakikalar süren bir yönelim bozukluğu vardır, 1-10 dakika kadar sürer, sabahsa gece yaşadıklarını anımsamaz)

d) Bunaltılı düşler (sık yinelediği zaman bir uyku bozukluğu demektir. Sık yinele­yen kötü rüyalar, yineleyen uyanmalara yol açar, uyku süresini de kısaltır. Gece korkusundan farkı, kişi uyandığında çevresinin farkındadır, rüya gördüğünün ayrımındadır)

e) Başka bir ruhsal ya da bedensel rahatsızlığa bağlı yeterli derinlikte uykuya geçememek, gibi durumlarda gözlenebilir.

Uyku bozukluklarının bir bö­lümünde EEG (elektroen-sefalografik) tetkiki ile saptanabilen beyin işlevleriyle ilgili (organik) bozukluğu bulunabilir. Uygun tedavilerle durum düzeltilebilir.

Belli başlı uyku sorunları:

Uykusuzluk (İnsomnia)

Aşırı Uyku (Hipersomnia)

Uyku-uyanıklık Düzeni Bozukluğu

Ruhsal Bozukluklarda Uyku Sorunları

Parasomnialar

Uykusuzluk (İnsomnia)

Uyku bozukluklarının en sık görüleni uykusuzluktur.Belirgin bir ruhsal ya da bedensel sorunu olmadığı halde uykuya dalmada, uykuyu sürdürmede güçlük ya da uyu-duğu halde uy­kusunu alamamış, dinlenmemiş hissetme ile giden bir durumdur. Bu durumlarda genellikle uyku alışkanlığında bir bozulma söz konusudur. Tanı için uykusuzluğun en az bir ay boyunca sürmesi ve haftada en az 3 kez olması gerekir. Bu hastalar uyuyamamaktan en-dişe eder, gece olunca gene uyku tutmaya­cağı kaygısı yaşarlar. Zihni sürekli günlük işlerle uğraş halindedir. Hasta çeşitli uyuma yöntemlerini dener. Ancak çabaladıkça uyku tutmaz; bu nedenle de daha çok huzursuz olur.

Bedensel bir hastalığa (Parkinson hastalığı, kalp ağrı-sı, solunum güçlüğü, astım, artrit gibi) veya amfetamin, steroid, antidepresan, fazla çay, kahve alımına ya da alkol vb. alışkanlık yapan maddelerin bırakılması da uykusuz­luk olabilir.

Uykusuzluklarda ortada belirgin bir ruhsal ya da organik neden olmadığında her şeyden özellikle ilaçla tedaviden önce uyku hijyenine dikkat etmek gerekir.

Sağlıklı uyku için;

• Hep aynı saatte yatıp, sabahları aynı saatte kalkma alışkanlığı elde etmeye çalışın.

• Geceleri herhangi bir nedenle geç yatsanız da sabah belirli bir saatte kalkma alışkanlığı edinin. Bu alışkanlığı edindiğinizde (her sabah belli bir saatte kalktığınızda ve gündüz uyumadığınız veya uyuklamadığınızda) bir süre sonra gece uykusuna dalmanız kolayla­şacaktır.

Uykudan hemen önceki birkaç saatte yorucu hare-ketlerden kaçının.

Yatak odasını uyku etkinliği dışındaki (çalışmak, TV seyretmek gibi) eylemler için kullanmayın.

Akşam öğününde aşırı ve ağır yemekler yemeyin.

Geceleri uyarıcı etkileri olan alkol, kolalı içkiler, kahve, çay ve sigaradan kaçının. Uyku verici etkisi olduğu düşüncesiyle alkol almayın.

Yatak odasın­da sigara içmekten kaçının.

Uykuya dalmakta güçlük çekiyorsanız uyumak için kendinizi zorlamayın, yirmi-yirmi beş daki­kadan sonra yatağınızdan kalkın ve başka bir odaya geçip rahatlatıcı, uykunuzu dağıtmayacak ve az çok tekdüzeliği olan bir uğraşıda bulunun. Gazete, dergi veya heyecanlı TV programlarından, filmlerden ve kitaplardan kaçının.

Bu arada (ıhlamur, süt, ay­ran vb.) ılık bir şeyler için. Fazla terletmeyecek yürüyüş, jimnastik gibi hafif egzersiz yapmanızın faydası olabilir.

İlaca yönelmeden önce nefes alma ve gevşeme alıştırmaları yapınız.

Tüm bunları yapmanıza karşın uykusuzluk birkaç hafta sürmüşse bir doktora görünmelisiniz.

Bilmelisiniz ki,

Uykusuzluk İnsanı Çıldırtmaz.

Aşırı Uyku (Hipersomnia)

Uykunun fazlalığı da bazen başlı başına bir yakınma konusu­dur. Hem kişinin performansını düşürür, hem yaşamla bağları­nı zayıflatır. Bu bozukluğun temel belirtisi, geceleri normal süre uyunduğu halde, gündüzleri aşırı uykulu olma durumudur. Gündüzleri uykululuk hali, iş yerinde, araba kullanırken, toplantılarda uykuya dalma olabilir. Gün boyu uyku isteği sürer. Narkolepsi*, bedenimizin bir bölümünde is­temsiz kasılmaların olduğu miyoklonus gibi bozukluklar ve (hipertansiyon, alerji, antipsikotik vb.) bazı ilaçlar gündüzleri uykululuk haline yol açabilir.

Aşırı uyku, narkolepsi ve myoklonus durumunda ilaç tedavisi gerekebilir.

Uyku-uyanıklık Düzeni Bozukluğu

Bazı kişilerde ise gündüz gece düzeni uzun süreli olarak bozulmuştur. Kişi sabaha karşı uykuya dalar ve öğleye doğru ya da öğleden sonra uyanır. Buna alışan kişinin uyku-uyanıklık düzenini değiştir­mesi çok güç ola-bilir. Gençlik çağı bocalamalarında, kişilik bozukluklarında, şizofrenide, vardiyalı çalışanlarda görülebilir.

Kişinin uyku-uyanıklık düzeni, beden saati olarak da bilinen biyolojik ritimlere (circadian rhythm) bağlıdır ve yaşam boyu aşağı yukarı belli bir yapı gösterir. Gündüz gece düzeni 4 saat diliminden fazla fark oluşturacak mesafe uçak yolculuklarında geçici bir uyku-uyanıklık düzeninde bozulma(jet-lag) olabilir.

Ruhsal Bozukluklarda Uyku Sorunları

Ruhsal bozukluklarda fazla uyuma ya da az uyuma gibi uyku bozuklukları görülebilir. Örneğin manide, psikozların akut safhalarında, depresyonda, kaygı bozukluğunda uyku azalmıştır, bazı depresyon çeşitlerinde ise sürekli uyku ihtiyacı­ olabilir. Yaşanan üzüntülü, kaygılı durumlarda da uyku­ya dalmada güçlük yaşanır ya da gece defalarca uyanılır ve/ve­ya sabah gereğinden erken uyanılır.

Şizofreni hastalarında uykuya dalma güçlüğü ve sık uyanma bazen de aşırı uyku görülür. Şizofrenisi olan hastaların gece sabaha karşı uy­kuya dalıp gündüzleri geç saatlere kadar uyumaları nedeniyle kendi­lerini günlük yaşamdan ağır biçimde yalıtmaları hastalığın düzeltil­mesi en güç sorunlarından biridir. Gündüz uyuyup, gece uyumama hastadan çok ailelerin yakınma konusu olup hasta ile aile arasında önemli bir çatışma alanıdır.

Depresyon ve benzeri durumlarda fazla uyku bir pasif başaçıkma düzeneği olabilir. Depresyon dışında da bazı bedensel rahatsızlıklarda gereğinden fazla uyuma­lar görülebilir.

Parasomnialar

Burada normal uykuda anormal bir olay söz konusudur.

Bunaltılı Düşler (Gece Kâbusu)

Uykuda Korku Nöbeti (Pavor Nocturna)

Uyurgezerlik (Somnambulizm)

Uykuyla Bağlantılı Hareket Bozuklukları

Bunaltılı Düşler (Gece Kâbusu); Genellikle gece uykusunun sonuna doğru görülen korkulu düşlerle kişi uyanır. Gece boyunca birkaç kez yineleyebilir. Uyanınca düş hatırlanır, fakat kişi tekrar uyumaktan korkabilir. Her insan zaman zaman korkulu düş görebilir ve uyanabilir. Bu duruma bozukluk diyebilmek için haftada en az birkaç kez yinelemesi gerekir. Bunaltılı düşler ilaçlara ya da ilaç kesilmesine bağlı olabilir. Çocukluk çağında karşımıza çıkar ve geçicidir. Nadir de olsa yetişkinlerde sürekli bir durum alabilir.

Uykuda Korku Nöbeti (Pavor Nocturna) uykunun genellikle ilk birkaç saatinde rüya görmeksizin bireyin birden büyük bir korku ile haykırarak uyanma durumu-dur. Derin korku, panik duygusu ve buna bağlı otonomik belirtiler vardır. 4-12 yaşlarında başlar ve çocukluk sonlanırken giderek kaybolur. Yetişkin yaşta yaygın bunaltı bozukluğu gösteren kişilerde görülebilir.

Uyurgezerlik (Somnambulizm) uykunun genellikle ilk birkaç saatinde, REM-dışı dönemde yatakta otur­ma, yineleyici hareketler yapma, kalkarak dolaşma, giyinme, kapıları açma, yemek yeme gibi otomatik nitelikteki davranışlarla giden bir uyku bozukluğu­dur. Nöbet sırasında kişinin yüzü donuktur; tek bir noktaya bakarak hareket eder, çevredekilere yanıt vermez; uyandırmak güç olur. Çocuklukta sık görü­lür; büyüklerde nadirdir.

Uykuyla Bağlantılı Hareket Bozuklukları; Tedirgin bacak sendromu (restless legs syndrome), uyku-da periyodik kol bacak hareketleri, katapleksi*, REM uykusu davranış bozuklukları, diş gıcırdatma (bruksism) bu gruba girer.

* Uykuda Soluk Durması (apne)hastalık tablosu: Uyku süresince solunumun yineleyen nöbetler halinde durmasıdır. Bunların asıl tanısı uyku laboratuarında konur. Klinik olarak bu kişilerde gündüzleri uykuya aşırı eğilim ve uyku sırasında yüksek sesli horlama vardır.

* Narkolepside gündüzleri aşırı uyuklama ve uyku nöbet­leri vardır.

* Katapleksi (kaslarda birden kısa süreli atoni-gevşeklik nöbeti), uyanırken ya da uykuya dalarken birden kıpırdayamama, konuşamama ile belir­li uyku felci ve uykuya dalarken varsanılar görülür.


Eskişehir Psikiyatri uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!