Utilization of axillary brachial plexus block in the postoperative rehabilitation of intra-articular fractures of the distal humerus.
- Distal humerus eklem içi kırıklarının cerrahi tedavisinde, stabil fiksasyon sonrası uygulanan erken aktif hareket ve ağrısız fizyoterapi programı fonksiyonel başarıyı artırmaktadır.
- Kemik kaynaması sonrası aksiller brakial pleksus bloğu altında yapılan pasif germe egzersizleri, eklem sertliğini önlemede ve hareket açıklığını kazanmada etkili bir yöntemdir.
- Yapılan çalışmada hastaların %85'inden fazlasında mükemmel ve iyi sonuçlar elde edilmiş, ciddi bir komplikasyonla karşılaşılmadan başarılı iyileşme sağlanmıştır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Distal Humerus İçi Kırıkların Cerrahi Tedavisi ve Rehabilitasyon Süreci
Distal humerus intra-artiküler (eklem içi) kırıklarının cerrahi tedavisinden sonra eklem sertliğini önlemek ve hareket açıklığını yeniden kazanmak için etkili bir rehabilitasyon programı hayati önem taşımaktadır. Bu çalışma, açık redüksiyon ve internal fiksasyon (ORIF) yöntemiyle tedavi edilen hastaların fonksiyonel sonuçlarını incelemektedir. Araştırmanın temel odak noktası, kemik kaynaması radyografik olarak gözlemlendikten sonra uygulanan aksiller brakial pleksus bloğu altında gerçekleştirilen pasif dirençli germe egzersizlerinin etkisidir.
Çalışma Metodolojisi ve Hasta Profili
Çalışmaya, distal humerus eklem içi kırığı nedeniyle cerrahi operasyon geçiren yaş ortalaması 34 olan toplam 21 hasta (7 kadın, 14 erkek) dahil edilmiştir. Hastaların tamamı kapalı kırık vakalarından oluşmaktadır. Kırık tipleri AO sınıflamasına göre şu şekilde dağılım göstermiştir:
- AO Tip C1: 6 hasta
- AO Tip C2: 6 hasta
- AO Tip C3: 9 hasta
Cerrahi prosedürde posterior insizyon ve olekranon osteotomisi uygulanmış; metafizer fragmanlar medial ve lateral yerleşimli iki rekonstrüksiyon plağı ile stabilize edilmiştir.
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Protokolü
Postoperatif dönemde rehabilitasyon süreci titizlikle planlanmıştır. Ameliyat sonrası üçüncü günde aktif eklem hareket açıklığı egzersizlerine başlanmıştır. Erken dönemde heterotopik ossifikasyon gelişimini engellemek amacıyla pasif eklem hareketlerinden kaçınılmıştır. Aktif germe egzersizlerine ise cerrahiden üç hafta sonra geçilmiştir.
Radyografik olarak kemik kaynaması tespit edildiğinde hastalara aksiller brakial pleksus bloğu uygulanmıştır. Fizyoterapi programı, sinir bloğu süresince pasif germe egzersizlerini ve motor blok iyileştikten sonra aktif ağırlık egzersizlerini içermiştir. Kateter aksiller bölgede üç ay boyunca tutulmuş ve bu süreçte haftada 2-3 kez ayaktan fonksiyonel rehabilitasyona devam edilmiştir.
Klinik Bulgular ve Fonksiyonel Sonuçlar
Ortalama 31 aylık takip süresi sonunda elde edilen veriler, bir adet Tip C3 kırığı hariç tüm kırıkların ortalama 11.9 haftada kaynadığını göstermiştir. Fonksiyonel sonuçlar Jupiter ve ark. kriterlerine göre değerlendirilmiş ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir.
| Fonksiyonel Sonuç | Hasta Sayısı | Yüzde (%) |
|---|---|---|
| Mükemmel | 10 | %47.6 |
| İyi | 8 | %38.1 |
| Orta | 2 | %9.5 |
| Kötü | 1 | %4.8 |
Orta sonuç alınan iki hastada, aynı ekstremitede eşlik eden çoklu kırıklar mevcuttur. Kırık tiplerine göre dağılımda; C1 ve C2 tiplerinde çoğunlukla mükemmel ve iyi sonuçlar alınırken, en karmaşık tip olan C3'te sonuçlar değişkenlik göstermiştir.
Hareket Açıklığı ve Komplikasyon Analizi
Takip sürecinde ölçülen ortalama eklem hareket değerleri şu şekildedir:
- Dirsek Fleksiyonu: 131 derece
- Pronasyon: 90 derece
- Supinasyon: 75 derece
- Dirsek Ekstansiyon Kaybı: Ortalama 16 derece
Çalışma süresince hiçbir hastada olekranon osteotomi sahasında kaynamama, yüzeysel veya derin enfeksiyon ya da heterotopik ossifikasyon gözlenmemiştir. Üç hastada gelişen geçici ulnar sinir nöropraksisi takip sürecinde kendiliğinden düzelmiştir. Ayrıca aksiller kateterizasyona bağlı herhangi bir komplikasyonla karşılaşılmamıştır.
Sonuç: Ağrısız Fizyoterapinin Avantajları
Distal humerus eklem içi kırıklarının cerrahi tedavisi sonrasında, ayaktan uygulanan aksiller brakial pleksus bloğu eşliğindeki düzenli ve ağrısız fizyoterapi programı büyük önem taşımaktadır. Bu yöntem, hasta uyumunu artırmakta ve bireylerin günlük yaşam aktivitelerine erken dönemde dönmelerine olanak tanımaktadır.



