Doktorsitesi.com

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ve Terapi

Klinik Psikolog Anıl Yılmaz
Klinik Psikolog Anıl Yılmaz
31 Mart 2020264 görüntülenme
Randevu Al
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ve Terapi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Travma ve Stresle İlişkili Psikolojik Bozukluklar

Travmatik bir olay yaşayan bireylerde, yaşanan deneyimin derinliğine bağlı olarak travma sonrası stres bozukluğu veya akut stres bozukluğu gözlemlenebilmektedir. Bu durumlar, bireyin günlük yaşam kalitesini ve psikolojik bütünlüğünü doğrudan etkileyen ciddi süreçlerdir. Travmanın etkileri sadece olayı yaşayan kişide değil, olaya tanıklık edenlerde de ortaya çıkabilir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Nedir?

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB); artan kaygı düzeyi, travma ile ilişkili uyaranlardan kaçınma ve sürekli bir tetikte olma haliyle karakterize edilen ciddi bir tablodur. Bu bozukluk, bireyin ağır bir stresöre karşı verdiği aşırı tepkileri içerir. TSSB'nin ortaya çıkmasına neden olan temel faktörler şunlardır:

  • Ciddi bir ölümle karşılaşma veya ağır yaralanma,
  • Cinsel saldırıya uğrama,
  • Bu tür olaylara bizzat tanıklık etme,
  • Bir yakınının başına bu tür olayların geldiğini öğrenme.

TSSB Belirtileri ve Davranışsal Değişimler

Bireylerde en sık görülen belirtiler arasında uykuya dalma güçlüğü, travmatik olayı çağrıştıran kabuslar ve genel bir sinirlilik hali yer alır. Kişi, olayı anımsatan durumlardan kaçınırken aynı zamanda bu uyaranlara karşı fizyolojik tepkiler de geliştirebilir. Bazı durumlarda saldırganlık, kayıtsızlık, aşırı tetikte olma veya kendine zarar verici davranışlar gözlemlenebilir. Ayrıca, birey kendisini veya başkalarını suçlayabilir, sosyal çevresinden uzaklaşarak olumlu duyguları hissetmekte zorlanabilir.

Akut Stres Bozukluğu ve TSSB Arasındaki Farklar

Akut stres bozukluğu, semptomlar açısından travma sonrası stres bozukluğu ile büyük benzerlikler gösterse de bu iki tabloyu ayıran temel unsur belirti süreleridir. Akut stres bozukluğunda semptomlar, travmanın ardından 3 gün ile 1 ay arasındaki zaman diliminde ortaya çıkmalıdır.

Bu bozuklukta en belirgin özellik, bireyin travmatik olayları sanki yeniden gerçekleşiyormuş gibi hissetmesidir. Bu duruma bağlı olarak gelişen ruhsal sıkıntılar ve uyaranlara karşı verilen yoğun tepkiler, bireyin psikolojik dengesini zorlamaktadır.

Uyum Bozukluğu: Nedenleri ve Belirtileri

Uyum bozukluğu, bireyin bir kayıp ya da stresli bir duruma karşı verdiği, işlevselliği negatif yönde etkileyen duygusal bir tepkidir. Bu durumda verilen tepkiler, genellikle beklenenden çok daha fazla ve abartılıdır.

Uyum Bozukluğuna Yol Açan StresörlerSık Görülen Belirtiler
İş kaybı ve ekonomik problemlerÜzüntü ve umutsuzluk
İlişkilerdeki problemlerUyku problemleri ve iştah kaybı
Taşınma veya göç süreciSosyal aktivitelerden soyutlanma
Yeni bir okula veya işe başlamakKaygı ve aşırı yeme eğilimi

Belirtileri açısından anksiyete ve depresyon ile benzerlik gösteren uyum bozukluğu, kişinin hayatını doğrudan olumsuz etkileyen bir süreçtir.

Travma ve Stres Bozukluklarında Tedavi Yaklaşımı

Travma ve bu sürecin yarattığı duygu/düşünce dünyası her birey için tamamen özel ve biriciktir. Eğer yukarıda belirtilen semptomları yaşadığınızı düşünüyorsanız, profesyonel bir psikoterapi desteği almak iyileşme süreci için oldukça faydalı olacaktır. Uzman eşliğinde yürütülen süreçler, travmanın etkilerini yönetmek ve yaşam kalitesini yeniden kazanmak adına kritik öneme sahiptir.

Etiketler

TravmatikTravma sonrasiTravmatik yaşantılarTravmatik yaşantıTravma sonrasıTravmaya verilen tepkiTravma sonrası belirtilerTravma modeliTravmatik deneyimlerTravmatik anılarTravma sonrası stres bozukluğu nedirTravmaya verilen tepkilerTravmaların insan yaşamındaki rolü

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Anıl Yılmaz

Klinik Psikolog Anıl Yılmaz

Psk. Anıl Yılmaz, Beykent Üniversitesi'nde Tam Burslu olarak başladığı lisans eğitimini Onur derecesiyle tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır. Acıbadem Üniversitesi Klinik Psikoloji master programına 1. olarak kabul edilmiş ve lisans öğrenimi sürecinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ve Fransız Lape Hastanesi’nde staj yapmıştır.

Psk. Anıl Yılmaz, 2 dönem boyunca Psikeİstanbul’un Psikanalize Giriş Eğitimleri, Filika Akademi’nin Seans Arkası Süpervizyon Toplantıları ve Lacancı Forum Türkiye Psikanaliz Derneği’nin Psikanaliz Eğitimi’ne katılmış ve 1 dönem boyunca da Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimi almıştır. Yüksek lisans kapsamında Psikodinamik Psikoterapi eğitimi, ayrıca Türk Psikologlar Derneği’nin uzun süreli WISC-IV (WÇZÖ-IV) eğitimini tamamlamış ve İleri Düzey Psikodinamik Psikoterapi çalışmalarına devam etmektedir.

Psk. Anıl Yılmaz, mesleki çalışmalarına şu an İstanbul'da bulunan Süreç Psikoloji Merkezi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.