Sonradan Çiçek Açanlar

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Çocuklarda Erken Yaşta Başlayan Başarı Kaygısı ve Performans Baskısı
Günümüzde başarı kaygısı, maalesef anaokulu seviyesine kadar inmiş durumdadır. Ebeveynler olarak çocuklarımızın iyi okullarda okuması, yüksek notlar alması ve prestijli işlere kabul edilmesi süreciyle o kadar meşgulüz ki onların gerçek potansiyelini ve ilgi alanlarını göz ardı edebiliyoruz. Performans baskısı, ismen bildiğimiz çoklu zeka kavramının önüne geçerek çocuklarda ciddi kaygı bozukluklarının gelişmesine zemin hazırlıyor.
Çocuklarımızı sürekli derslere ve kurslara yönlendirirken onların bu süreçteki mutluluğunu nadiren sorguluyoruz. Düşük not aldıklarında veya başarısız olduklarında, doğrudan ceza vermesek bile yüz ifademiz ve ses tonumuzdaki değişim, çocukların kendilerini yetersiz hissetmelerine neden olmaktadır. Oysa çocukların beklenen akademik başarıyı gösterememesi her zaman tembellik kaynaklı olmayabilir.
Akademik Baskının Psikolojik ve Sosyolojik Etkileri
Batı dünyasında çocuklara yönelik HADE (Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği) tanısının ve bu yöndeki ilaç reçetelerinin %90 oranında yoğunlaşması, üzerinde düşünülmesi gereken bir tablodur. Özellikle üniversite sınavı ve iyi bir iş bulma baskısı altındaki ergenler arasında şu sorunlar hızla yükselmektedir:
- Kaygı bozuklukları ve depresyon,
- Yeme bozuklukları,
- Kendine zarar verme eğilimleri.
Sürekli bir statü kazanma ve çok para kazanma baskısı altında büyüyen gençler, çocukluklarından itibaren kronik bir stresle mücadele etmek zorunda kalmaktadır. Bu durum, bireylerin kendi hayalleri yerine ailelerinin beklentilerini gerçekleştirmeye çalışırken yaşadıkları bir kırgınlığa dönüşmektedir.
Yaş Gruplarına Göre Beyin Gelişimi ve Zihinsel Beceriler
İnsan beyni gelişimi sadece okul yıllarıyla sınırlı değildir; hücre ölümleri zihinsel becerileri geriletene kadar gelişim süreci devam eder. Başarının sadece çocuklukta veya gençlikte yakalanması gereken bir hedef olmadığını anlamak için beyin gelişim evrelerini incelemek faydalıdır:
| Yaş Dönemi | Gelişen Beceri ve Özellikler |
|---|---|
| 20'li Yaşlar | Hafızanın en verimli ve hızlı çalıştığı dönemdir. |
| Orta Yaş | Empati yeteneğinin en yüksek seviyeye ulaştığı evredir. |
| 60'lı Yaşlar | Kelime haznesinin zirve yaptığı dönemdir. |
| 60 Yaş Sonrası | Bilgeliğin kazanıldığı ve olgunlaştığı süreçtir. |
Ebeveyn Tutumları: Statü Kaygısı mı, Çocuk Odaklılık mı?
Kuvvetli başarı baskısı genellikle iyi eğitimli ailelerden gelmektedir. Bazı ebeveynler, çocuklarının başarısını kendi sosyal statülerine bir artı puan olarak ekleme eğilimindedir. Bu noktada ebeveynlerin şu soruyu kendilerine sorması gerekir: "Gerçekten çocuğum için mi endişeliyim, yoksa onun başarısı üzerinden kendime paye mi çıkarmaya çalışıyorum?"
Her çocuğun aynı tempoda ve aynı alanda başarılı olması mümkün değildir. Bazı çocuklar "geç çiçek açanlar" kategorisinde olabilir. Çocuğunuzun gerçek yeteneklerini ve meraklarını keşfetmesi zaman alabilir; ancak geç de olsa kendi yolunu bulması, başkalarının çizdiği sınırlarda mutsuz bir başarı yakalamasından çok daha değerlidir.
Gerçek Başarıya Giden Yol: Mutluluk ve Kendini Gerçekleştirme
Çocuğunuzun gerçekten başarılı olmasını istiyorsanız, onu bir şablona sokmaya çalışmak yerine doğumla gelen yeteneklerini keşfetmesine destek olmalısınız. İnsan, itelendiği değil, yapmak istediği işlere çekildiği zaman doğru yoldadır. Sevdiği bir alanda çalışan birey için öğrenmek bir yük değil, bir mutluluk kaynağıdır.
Unutulmamalıdır ki; başarının doğal eşleşeni mutluluk değildir, ancak mutluluğun doğal eşleşeni başarıdır. Kendi yolunda mutlu olan birey, hedefi sadece para kazanmak olmasa bile, yaptığı işin kalitesi nedeniyle toplum tarafından ödüllendirilecek ve kendini gerçekleştirme imkanı bulacaktır.
Dr. phil. R. Meltem KAVCAR SIRMALI
6 Mayıs 2019





