Doktorsitesi.com

Toplumsal dışlanma örnekleri

Psk. Mehmet Efeoğlu
Psk. Mehmet Efeoğlu
27 Mayıs 2019152 görüntülenme
Randevu Al
Toplumsal dışlanma örnekleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Toplumsal Dışlanma Kavramı ve Sosyolojik Boyutları

Sosyologlar, bireylerin ve toplulukların maruz kaldığı farklı dışlanma biçimleri üzerine kapsamlı araştırmalar yürütmektedir. Bu incelemeler; konut, eğitim, iş gücü piyasası, suç ve yaş grupları gibi oldukça geniş bir yelpazeye odaklanır. Modern toplumlarda dışlanmanın dinamiklerini anlamak için özellikle sanayileşmiş ülkelerde öne çıkan üç temel örneği incelemek gerekmektedir.

Konut Sektörü ve Mahalle Düzeyinde Dışlanma

Toplumsal dışlanmanın yapısı, konut sektöründe en somut haliyle gözlemlenebilir. Sanayileşmiş toplumlarda konut piyasası, bireylerin mevcut ve gelecekteki kaynaklarına göre şekillenmektedir. Bu durum, toplumun farklı kesimleri arasında keskin bir tabakalaşma meydana getirir.

Konut GrubuYaşam Koşulları ve KaynaklarPiyasa Durumu
Avantajlı GruplarRahat, geniş ve güvenli konutlar.Enflasyondan hızlı artan gayrimenkul değeri.
Dezavantajlı GruplarAşırı kalabalık, yetersiz ısıtılan, dayanıksız yapılar.Sosyal konutlar veya düşük nitelikli kiralık seçenekler.

Mekansal Dışlanma ve Hizmetlere Erişim

Dışlanma, mahalleler düzeyinde mekansal bir boyut kazanmaktadır. Dezavantajlı bölgeler; bankalar, marketler ve postaneler gibi temel hizmetlerden yoksundur. Ayrıca parklar, spor alanları ve kütüphaneler gibi topluluk alanları da bu bölgelerde oldukça sınırlıdır. Bu mahallelerde yaşayan bireyler, ulaşım imkanlarının yetersizliği nedeniyle başka bölgelerdeki hizmetlere erişmekte de zorluk çekmektedir.

Yoksullaşan topluluklarda sosyal ağların zayıf olması, iş ve politika hakkındaki bilgi akışını azaltarak dışlanmayı derinleştirir. Yüksek işsizlik ve düşük gelir düzeyleri, aile içi gerilimleri artırırken gençlik suçları mahalledeki yaşam kalitesini ciddi şekilde bozmaktadır.

Kırsal Bölgelerde Dışlanma ve Ulaşım Sorunu

Toplumsal dışlanma genellikle kentlerle ilişkilendirilse de kırsal bölgelerde yaşayanlar da benzer zorluklarla karşılaşmaktadır. Nüfusun seyrek olduğu bu alanlarda, mal ve hizmetlere erişim oldukça kısıtlıdır. Temel hizmetlere yakınlık, sağlıklı bir yaşam sürdürmek için zorunluluk olarak kabul edilse de kırsal sakinleri yerel imkanlara bağımlı kalmaktadır.

Kırsal dışlanmayı etkileyen en kritik faktör ulaşım olanaklarıdır. Özel aracı olan bireyler iş ve sosyal çevreyle bağlarını koruyabilirken, kamu taşımacılığına bağımlı olanlar büyük zorluklar yaşar. Kırsal bölgelerde otobüs seferlerinin seyrekliği veya gece saatlerinde hiç olmaması, bireyleri toplumdan izole etmektedir.

Evsizlik: Toplumsal Dışlanmanın En Uç Biçimi

Evsizlik, toplumsal dışlanmanın en aşırı ve yıkıcı biçimidir. Sürekli bir konuttan yoksun olmak; banka hesabı açtırmak, işe girmek veya kişisel ilişkileri sürdürmek gibi temel haklardan mahrum kalmak anlamına gelir. Evsizlik süreci genellikle bireyin denetimi dışındaki faktörlerle tetiklenen bir yoksulluk kısır döngüsüdür.

Evsizliğin Nedenleri ve Risk Faktörleri

İngiltere örneğinde olduğu gibi, evsizliğin nedenleri karmaşık bir yapıya sahiptir. Araştırmalar, belirli faktörlerin bu süreci hızlandırdığını göstermektedir:

  • Sağlık Politikalarındaki Değişim: 1960'lardan sonra akıl sağlığı kurumlarının boşaltılması, birçok bireyin dış dünyada desteksiz kalmasına yol açmıştır.
  • Ekonomik ve Kişisel Felaketler: İş kaybı, boşanma ve aile içi şiddet gibi durumlar bireyleri hızla evsizliğin kıyısına itebilir.
  • Sınıf ve Beceri Eksikliği: İşçi sınıfının alt kesimlerinden gelen, düşük gelirli ve belirli bir iş becerisi olmayan bireyler evsizliğe karşı daha savunmasızdır.

Güvenlik ve Suç Mağduriyeti

Evsiz bireyler, toplumun en korumasız kesimini oluşturur. Kamu Politikası Araştırma Enstitüsü (KPAE) verilerine göre, sokakta yaşayan her beş kişiden dördü en az bir kez suç kurbanı olmuştur. Bu bireyler, yüksek şiddet riskine rağmen yasal koruma ve polis desteğinden de büyük oranda dışlanmaktadır.

Çözüm Yaklaşımları: Barınma mı, Sosyal Destek mi?

Evsizlik sorununun çözümü konusunda sosyologlar ve politika yapıcılar arasında iki temel görüş bulunmaktadır. Bazı uzmanlar sorunun kilit noktasının doğrudan konut sağlama (istikrarlı bir özel alan) olduğunu savunurken, diğerleri sosyal çalışma ve psikolojik desteğin önemini vurgular.

  • Konut Odaklı Yaklaşım: İstikrarlı bir ev verilmeden diğer müdahalelerin işe yaramayacağı savunulur.
  • Sosyal Destek Odaklı Yaklaşım: Sorunun %80'inin aile parçalanması, bağımlılık ve depresyon gibi sosyal etmenlerle ilgili olduğu belirtilir.

Sosyolojik Düşünme Soruları

Konuyu daha derinlemesine analiz etmek için şu sorular üzerinde durulmalıdır:

  1. Tabakalaşmayla ilgili hangi kuramsal yaklaşımlar gündelik deneyimlerle örtüşmektedir?
  2. Toplumsal sınıf belirlemede meslek neden temel bir ölçüt olarak kullanılır?
  3. Modern toplumlarda aşağı doğru hareketlilik neden yukarı doğru hareketlilikten daha az yaygındır?
  4. Sosyologlar “ilişkisel” sınıf şemaları ile neyi kastetmektedirler?
  5. Sınıf çözümlemelerinde birey odaklı mı yoksa aile odaklı bir yaklaşım mı daha uygundur?
  6. Toplumdaki eşitsizlik, temel ihtiyaçlar karşılansa dahi olumsuz bir durum mudur?

Kaynak: Giddens, Anthony. Sociology. Macmillan, 2001.

Etiketler

PsikolojikPsikoterapiToplumsallaşmaToplumsal kökenliToplumsal bozukluklarToplumsallaşmakToplumsal sorunToplumsal baskıToplumsal kurallara aykırı durumlarToplumsal depresyonToplumsal travmamehmet efeoğluhomopsychologicussosyolojik

Yazar Hakkında

Psk. Mehmet Efeoğlu

Psk. Mehmet Efeoğlu

Mehmet Efeoğlu, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi, Yüksek Lisans eğitimini ise Beykent Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünde, hastane deneyimini de Fransız Lape Hastanesi'nde başarıyla tamamlamıştır. Mehmet Efeoğlu’nun kurucusu olduğu Homopsychologicus Profesyonel Danışmanlık merkezi zamanla bir dönüşüm geçirerek büyümüş ve bir akademi haline gelmiştir. Bu sebeple, artık “Mehmet Efeoğlu Akademi” olarak anılmaktadır. İnternette yapılan araştırmalarda Homopsychologicus olarak görülen süreç artık Mehmet Efeoğlu Akademi’ye evrilmiştir. Bu kurumun vizyonu öncelikle Homopsychologicus kavramına dayanır. Homopsychologicus; Homosapiens ya da Homoeconomicus gibi insanın duygu, düşünce ve davranış ekseninde eğilimlerini ve sınırlarını belirlemek için ortaya atılmış bir kavramdır. Homosapiens kavramı düşünebilmeye vurgu yaparak düşünen insan anlamına gelirken Homoeconomicus ise insan davranışlarını belirleyen temel faktörün ekonomik çıkarlar olduğunu öne sürer. Homopsychologicus kavramı ise bu noktada insanların davranışlarının, duygularının ve düşüncelerinin varoluş temelinde psikolojinin ağırlıklı etkisi olduğunu öne sürer. Homopsychologicus'a göre temel belirleyici faktör insanların psikolojileri ve onların diğer dinamiklerle ilişkisidir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.