Doktorsitesi.com

TİROİD NODÜLLERİNİN KANSER Mİ? İYİ HUYLU MU? OLDUĞUNUN ANLAŞILMASINDA YENİ BİR YÖNTEM: ELASTOGRAFİ

Prof. Dr. Ömer Bender
Prof. Dr. Ömer Bender
26 Nisan 20162249 görüntülenme
Randevu Al
TİROİD NODÜLLERİNİN KANSER Mİ? İYİ HUYLU MU? OLDUĞUNUN ANLAŞILMASINDA YENİ BİR YÖNTEM:  ELASTOGRAFİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tiroid Nodülleri ve Kanser Riski

Tiroid bezinde nodül saptanması, klinik pratikte oldukça yaygın karşılaşılan bir durumdur. Bu nodüllerin büyük bir çoğunluğu iyi huylu (benign) karakterde olsa da, belirli kriterlere bağlı olarak kanserleşme riski taşımaktadırlar. Yapılan araştırmalar, tiroid nodüllerinde kanser görülme oranının ortalama %5 ile %25 arasında değiştiğini göstermektedir.

Nodülün yapısı ve hastanın geçmişi, risk analizinde kritik rol oynar. Aşağıdaki faktörler tiroid nodülünde kanser riskini artıran temel unsurlardır:

  • Nodülün fonksiyonel olarak soğuk nodül olması
  • Nodül çapının büyük olması ve sınırlarının düzensizliği
  • İç yapısında mikro kireçlenmeler (mikrokalsifikasyon) bulunması
  • Nodülün kısa sürede hızlı büyüme göstermesi
  • Hastanın geçmişte baş ve boyun bölgesine radyasyon almış olması

Tiroid Nodüllerinde Tanı Yöntemleri ve İİAB

Günümüzde tiroid hastalıklarının teşhisinde tiroid fonksiyon testleri, tiroid sintigrafisi ve ultrasonografi gibi yöntemler aktif olarak kullanılmaktadır. Ancak bu yöntemler, bir nodülün kesin olarak iyi huylu mu yoksa kanser mi olduğunun ayrımını net bir şekilde yapamamaktadır. Bu noktada en güvenilir yöntem, Tiroid İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB) olarak kabul edilir.

İİAB yöntemi, ultrason eşliğinde ince bir iğne ile nodül içerisinden hücre örnekleri alınması ve bu hücrelerin mikroskobik olarak incelenmesi prensibine dayanır. Bu yöntemin başarı oranı yaklaşık %80 seviyesindedir. Geriye kalan %20'lik hasta grubunda ise kesin teşhis konulamayabilmektedir. Ayrıca invaziv bir işlem olması ve potansiyel komplikasyon riskleri nedeniyle hastalar tarafından endişeyle karşılanabilmektedir.

Yeni Bir Yaklaşım: Elastografi Nedir?

Bilim dünyası, iğne biyopsisine ihtiyaç duymadan kanser tanısı koyabilmek adına alternatif yöntemler üzerinde çalışmaktadır. Bu alandaki en önemli gelişmelerden biri elastografi tekniğidir. Elastografi, dokunun sertlik derecesi, kıvamı ve elastikiyeti hakkında detaylı bilgi veren ileri bir ultrasonografi tekniğidir.

Kanserli dokuların sağlıklı dokulara göre daha sert olduğu bilinmektedir. Veriler, kanserli bir nodülün iyi huylu nodüllere göre 1,7 kat, normal tiroid dokusuna göre ise 5 kat daha sert olduğunu göstermektedir. Ultrason probu ile uygulanan minimal basınç değişiklikleri, dokudaki esneme farklarını kaydederek görüntüye dönüştürür. Dokudaki esneme ne kadar az ise sertlik o kadar fazla, dolayısıyla kanser riski de o kadar yüksektir.

Elastografi Skorlaması ve Sertlik Dereceleri

Elastografi görüntülerinde nodüller, sertlik seviyelerine göre 5 farklı grupta sınıflandırılır. Bu sınıflandırma, tanı sürecinde uzmanlara rehberlik eder:

SkorSertlik DerecesiRenk Karşılığı
Skor 1En YumuşakYeşil
Skor 2-4Orta SertlikGeçiş Renkleri
Skor 5En SertMavi

Tanıda Gelecek Öngörüleri

Literatürde elastografi tekniğinin tiroid kanserini saptamadaki başarı oranı %60 ile %100 arasında değişen geniş bir yelpazede bildirilmektedir. Her ne kadar günümüzde İİAB yönteminin yerini tamamen alacak kadar yüksek bir güvenilirliğe henüz ulaşmamış olsa da, gelişen teknoloji ve artan klinik deneyimle birlikte tiroid kanseri tanısında gelecekte çok daha stratejik bir konuma sahip olacağı öngörülmektedir.

Etiketler

Tiroid fonksiyon testleriTiroid fonksiyon testleri nelerdirElastografi nedirElastografi neden yapılırElastografi ne işe yarar

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ömer Bender

Prof. Dr. Ömer Bender

Prof. Dr. Ömer Bender, 1959 yılında Trabzon'da dünyaya geldi. Tıp eğitimini 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde dereceyle tamamlayarak mezun oldu. Zorunlu hizmetini 1982 ile 1984 yılları arasında Artvin'in Yusufeli ilçesinde gerçekleştirdi. Dr. Bender, 1988 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olarak Haseki Hastanesi 1. Cerrahi Kliniği Başasistanlığına,1991 yılında Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Başasistanlığına atandı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.