Doktorsitesi.com

TİROİD KANSERİ Mİ OLDUM?

Op. Dr. Kenan İsmayılzada
Op. Dr. Kenan İsmayılzada
15 Aralık 2023340 görüntülenme
Randevu Al
Tiroid kanserleri patolojik alt tipine göre değişmekle beraber genellikle 5 yıllık sağkalım oranları %90 ve üzeri olan kanserlerdirler. Tiroid kanseri tanısı hastaların geçmiş öyküleri, fizik muayene, boyun ve tiroid ultrasonografi sonucu ve ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucuna göre belirlenmektedir. Genellememekle birlikte, baş/boyun bölgesine radyasyon öyküsünün olması, daha öncesinde biyopsi ve ya doku tanısıyla tiroid kanseri tanısı almış olmak, nükleer santral kazasının yakınında yaşamak, en az 1 birinci derece akrabada tiroid kanseri öyküsü olması gibi faktörler tiroid kanseri gelişimi açısından önem arz etmektedir.
TİROİD KANSERİ Mİ OLDUM?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tiroid Kanseri Tanısı ve Genel Sağkalım Oranları

Tiroid kanserleri, patolojik alt tiplerine göre değişkenlik göstermekle birlikte, genellikle tedavi başarısı oldukça yüksek olan hastalık grubundadır. Bu kanser türünde 5 yıllık sağkalım oranları genellikle %90 ve üzeri seviyelerindedir. Hastalığın teşhis süreci; hastanın geçmiş öyküsü, fizik muayene bulguları, boyun ve tiroid ultrasonografisi ile ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonuçlarının titizlikle değerlendirilmesiyle yönetilir.

Tiroid Bezinin Yapısı ve Vücuttaki Fonksiyonları

Yunancada "kalkan şekilli" anlamına gelen tiroid bezi, boynun ön bölgesinde yer alan, iki lob ve bu lobları birleştiren isthmus bölümünden oluşan hayati bir organdır. Vücuttaki metabolizmayı ve büyümeyi düzenleyen hormonları salgılayan en büyük endokrin bezlerden biridir. Tiroid bezinin yaygın veya nodüler şekilde büyümesi tıp literatüründe guatr olarak adlandırılır.

Tiroid bezi, bireyin metabolik durumunu belirleyen tiroksin (T4) ve triiodotronin (T3) hormonlarını salgılar. Bu mekanizma, hipofiz bezinden salgılanan TSH hormonu tarafından koordine edilir. Bu nedenle, herhangi bir tiroid hastalığı şüphesinde ilk olarak T3, T4 ve TSH seviyelerine bakılarak bezin çalışma hızı (normal, yavaş veya fazla) tayin edilir.

Tiroid Kanseri Gelişimi İçin Risk Faktörleri

Tiroid kanseri gelişimi açısından belirli faktörler klinik önem arz etmektedir. Bu risk faktörlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Baş ve boyun bölgesine yönelik radyasyon öyküsü bulunması.
  • Daha öncesinde biyopsi veya doku tanısıyla tiroid kanseri tanısı almış olmak.
  • Nükleer santral kazası bölgelerine yakın yaşamış olmak.
  • En az bir birinci derece akrabada tiroid kanseri öyküsünün bulunması.

Tiroid Nodülleri: Her Nodül Kanser midir?

Tiroid nodülleri, ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleriyle veya boyutuna göre fizik muayene ile saptanabilen, normal bez yapısından farklı karakterdeki oluşumlardır. Toplumda fizik muayene ile saptanan nodül oranı %4-7 arasındayken, bu nodüllerin sadece %8-16'sı kanser içermektedir. Hiçbir şikayeti olmayan bireylerde bile ultrason ile %19-67 oranında nodül saptanabilmektedir.

ParametreGörülme/Risk Oranı
Fizik Muayenede Nodül Sıklığı%4 - %7
Hissedilen Nodüllerde Kanser Riski%8 - %16
Ultrasonda Tesadüfi Nodül Saptanması%19 - %67

Bu noktada belirleyici olan nodülün varlığından ziyade, ultrasonografik özellikleri ve hastanın risk faktörleridir. Şüpheli bulgular varlığında kesin tanı için biyopsi aşamasına geçilir.

Tanıda Altın Standart: İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB)

Klinik veya ultrason bulguları kanser şüphesi uyandıran nodüllerde İİAB (İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi) altın standart yöntemdir. Pratik uygulamada, 1-1,5 cm ve üzeri tek nodüllerde veya 1 cm’den küçük olup şüpheli özellik taşıyan nodüllerde biyopsi önerilir.

Ancak, 3-4 cm ve üzerindeki büyük nodüllerde biyopsi alanı çok geniş olduğu için kanserli dokunun örneklenememesi riski mevcuttur; bu durumda %12 oranında yanlış sonuç olasılığı doğabilir. Bu tür büyük nodüllerde cerrahi kararı, biyopsi sonucundan bağımsız olarak klinik ve ultrason bulgularına dayanarak verilebilir.

Tiroid Kanseri Tedavisinde Cerrahi Süreç

Cerrahi müdahale kararı; hastanın yaşı, eşlik eden hastalıkları, ultrason ve biyopsi sonuçlarının multidisipliner değerlendirilmesiyle alınır. Tedavinin temel hedefi, hastalıklı dokunun vücuttan uzaklaştırılması ve hastanın sağlıklı bir şekilde yaşamına devam etmesidir.

Uygulanacak cerrahi yöntemler şunları içerebilir:

  1. Tek taraflı tiroid cerrahisi (Lobe-istmektomi).
  2. İki taraflı (total) tiroid cerrahisi.
  3. Kanserin tipine ve yayılımına bağlı olarak boyun lenf bezlerinin temizlenmesi.

Ameliyat Sonrası Hormon Replasman Tedavisi

Cerrahi sonrası hormon replasman tedavisi ihtiyacı, yapılan ameliyatın genişliğine bağlıdır. Tiroid hormonları metabolizma için kritik olduğundan, eksikliği ciddi sağlık sorunlarına yol açar.

  • Tek taraflı cerrahide: Kalan doku genellikle yeterli hormon ürettiği için replasman gerekmeyebilir.
  • Total (tamamına yakın) cerrahide: Tiroid bezinin tamamı çıkarıldığı için hastalar ömür boyu tiroid ilacı kullanmak zorundadır.

Her durumda, biyopsi ve cerrahi sonrası izlem kararları uzman hekim kontrolünde titizlikle yürütülmelidir.

Etiketler

Tiroid kanserlerinde cerrahi tedavitiroid cerrahisiendokrin cerrahi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Kenan İsmayılzada

Op. Dr. Kenan İsmayılzada

Op. Dr. Kenan İsmayılzada, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, genel cerrahi uzmanlık eğitimini Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamıştır. 2009 yılından bu yana sağlık sektöründe aktif olarak görev yapan Dr. İsmayılzada, 16 yıllık mesleki deneyime sahiptir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.