Doktorsitesi.com

Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu Nedir ?

Uzm. Psk. Heval Karakoç
Uzm. Psk. Heval Karakoç
1 Ağustos 2022210 görüntülenme
Randevu Al
Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu, kısaca ; bireyin kontrolün kaybolması sonucu tamamen doyana kadar yemeye devam etmesi ve sonrasında kendini suçlu hissedip kendine kızma davranışı göstermek olarak tanımlayabilir. Tıkınırcasına yeme bozukluğu inkar edilemez bir şekilde yaygın olmasına rağmen, çoğu kişi tarafından hala bilinmeyen bir durumdur.
Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu Nedir ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu ve Psikolojik Etkileri

Tıkanırcasına yeme bozukluğu, bireyin kontrolünü kaybederek kısa sürede aşırı miktarda besin tüketmesiyle karakterize edilen ciddi bir klinik durumdur. Bu davranışı sergileyen bireylerde, yeme eylemine genellikle yoğun bir suçluluk duygusu eşlik eder. Eylemin genellikle yalnızken ya da çevredeki kişilerden gizlenerek yapılması, bu bireylerde düşük benlik saygısı ve özgüven eksikliğinin önemli bir göstergesi olarak kabul edilir.

DSM-5 Tanı Kriterlerine Göre Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu

DSM-5 Tanı Kriterleri El Kitabı, bir kişiye profesyonel anlamda bu teşhisin konulabilmesi için iki temel koşulun varlığını şart koşmaktadır. Bu kriterler, hem tüketilen miktarı hem de bireyin bu süreçteki psikolojik durumunu kapsamaktadır:

  1. Aşırı Tüketim: Kişinin belirli bir zaman diliminde (örneğin iki saat içerisinde), benzer koşullardaki birçok insanın yiyebileceğinden çok daha fazla miktarda yiyecek tüketmesi.
  2. Kontrol Kaybı: Yemek yeme atağı sırasında kişinin davranışı üzerinde kontrolünün kalmaması; yemeği durduramama, neyi ve ne kadar yediğini denetleyememe hissi yaşaması.

Atak Sıklığı ve Süre Tanımı

Klinik bir teşhis için tıkınma eyleminin sadece belirli dönemlerde değil, süreklilik arz etmesi beklenir. Belirlenen kriterlere göre, bu atakların 6 ay boyunca haftada en az 2 kez gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

KriterAçıklama
SüreEn az 6 ay boyunca devam etmelidir.
SıklıkHaftada minimum 2 atak gözlemlenmelidir.
Duygusal DurumKontrol kaybı ve sonrasında gelen suçluluk hissi.

Duygusal Sıkıntılarla Başa Çıkma Aracı Olarak Yiyecek

Tıkanırcasına yeme bozukluğu olan bireyler, yiyecekleri hissettikleri olumsuz duygularla başa çıkmak için bir araç olarak kullanırlar. Yüzleşilmeyen ve tanımlanamayan duyguların yarattığı kaygıyı bastıran yiyecekler, birey için adeta bir "uyuşturucu" işlevi görmeye başlar. Bu süreçte bireyler, vücutlarından gelen açlık veya doyma gibi fizyolojik uyarıları algılama yetisini kaybederler.

Zihni sürekli yemekle meşgul etmek, bilinçaltında yatan gereksinimlerin ve çatışmaların doğurduğu gerginliği giderme yoludur. Temelde yatan asıl sorunları bastırmak amacıyla kullanılan bu yöntem, sıkıntı veren duyguların ertelenerek "atıştırma" formuna dönüştürülmesine neden olur. Nihai hedef, duyguları bastırarak kısa süreli de olsa daha iyi hissetmektir.

Tedavi Yaklaşımı ve Profesyonel Destek

Tıkanırcasına yeme bozukluğu tedavisinde, sadece beslenme alışkanlıklarına değil, yediklerinin birey için taşıdığı sembolik anlama odaklanılır. Yeme şekillerimiz ve bu esnada hissettiklerimiz, aslında kimliğimizin birer yansımasıdır. Bu nedenle tedavi süreci, davranışın altındaki psikolojik kökenleri anlamlandırmayı hedefler.

Eğer siz de bu duygulara sahipseniz, yeme davranışınız üzerinde kontrol mekanizması oluşturamıyorsanız ve bu durum yaşam kalitenizi etkiliyorsa, profesyonel destek almayı ihmal etmeyiniz.

Etiketler

Psikolojik destekPsikolojik belirtilerYeme alışkanlıklarıYeme alışkanlığıYeme bozukluğuAşırı yemeYeme bozukluğu tedavisiYeme bozuklukları tedavisiYemek bozukluğuYemek bozukluklarıYeme bozukluğu teşhisiYeme bozuklukları teşhisiYeme bozukluğu terapisiYeme bozukluğu testiTıkınırcasına yemek yemekTıkanırcasına yemeYemek yememeTıkınarak yemekPsikologDüzensiz yemeklerOnline terapiOnline psikolojik danışmanlıkPsikolojik rahatsızlıklarBursa psikologistanbul psikologonline psikolog

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Heval Karakoç

Uzm. Psk. Heval Karakoç

Uzman Psikolog Heval Karakoç, lisans eğitimini Bahçeşehir Üniversitesi, Yüksek Lisans eğitimini Klinik Psikoloji üzerine, hastane deneyimini de Fransız Lape Hastanesi'nde başarıyla tamamlamıştır. Dr. Ayşe Meltem Budak’ın gerçekleştirdiği ‘’Mindfulness’’ eğitimlerinde, 2 yıl boyunca  Dr. Ayşe Meltem Budak’ın asistanlığı yapıp, eğitimde aktif bir rol oynamıştır.Ayrıca Heval Karakoç, İtalya’da çeşitli psikolojik eğitimlere katılmıştır. Heval Karakoç Psikodinamik Psikoterapi, Çözüm Odaklı Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapisi,Gestalt Terapi konuların da eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır. Heval Karakoç Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizliklere, Mobbinge, Kimlik Yöneliminden Ötürü Dışlanma Problemlerine karşı büyük bir duyarlılıkla yaklaşmaktadır. Bu eşitsizliklerin insanda yarattığı problemleri kişinin çözmeye çalışmasında yardımcı olmaktadır. Heval Karakoç duygusal yoksunluk, ilgi ihtiyacı, özgüven problemleri, ayrılma sorunları, ilişki bağımlılığı, yetersizlik duygusu, sınır koyamama,sürekli açıklayıcı olma, takıntılı ilişki kurma, ilişkide aldatma ve kişinin hayır diyememe sorunlarına büyük bir özveriyle odaklanmakta ve bu konular üzerine çalışmalarda bulunmuştur. Ayrıca Heval Karakoç, Profesör Doktor Ahmet Ertan Tezcan’ın ‘’Kendini Gizleyen İnsan’’ kitabında yardımcı yazar olarak görev almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.