Doktorsitesi.com

TEM Yöntemi

Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu
Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu
28 Aralık 2015264 görüntülenme
Randevu Al
TEM Yöntemi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Rektal Tümör Tedavisinde Minimal Girişimsel Yaklaşımlar

Rektal tümörler için uygulanan minimal girişimsel ameliyatlar, hastalar için fiziksel açıdan daha konforlu bir süreç sunarken iyileşme süresini de önemli ölçüde kısaltmaktadır. Ancak bu modern teknikler her hasta için uygun olmayabilir. Geleneksel yöntemlerde, cerrahın tümöre ulaşması ve kanserin yayılımını kontrol etmesi için karın bölgesinde geniş bir kesi yaptığı açık ameliyat süreci gerekebilmektedir.

Günümüzde sayıları giderek artan belirli bir hasta grubu için iki temel minimal girişimsel ameliyat tipi öne çıkmaktadır: Transanal Endoskopik Mikrocerrahi (TEM) ve laparoskopik rezeksiyon. Bu yöntemler, uygun adaylarda cerrahi başarının yanı sıra yaşam kalitesini de korumayı amaçlar.

Daha Az Girişimsel Yol: Avantajlar ve Teknik Detaylar

1980’li yıllardan itibaren uygulanmaya başlanan minimal girişimsel ameliyatlar, pek çok hastalıkta ve belirli kanser türlerinde açık ameliyatlarla kıyaslanabilir sonuçlar vermektedir. Bu tekniklerin geleneksel cerrahiye göre iki temel üstünlüğü, hastanın daha az ağrı hissetmesi ve hızlı iyileşme sürecidir.

Bu avantajların temel nedeni, cerrahın geniş kesiler yerine karında açılan çok küçük deliklerden geçen bir skop (büyüteçli video kamera ve minyatür aletler içeren ince boru) kullanmasıdır. Cerrah, operasyon sahasını laparoskoba bağlı bir video monitörü üzerinden takip ederek işlemi gerçekleştirir. Bu sayede doku hasarı minimize edilir.

Transanal Endoskopik Mikrocerrahi (TEM) Nedir?

Transanal Endoskopik Mikrocerrahi (TEM), anüs yakınında yer alan ancak anal sfinktere (makat kaslarına) sıçramamış küçük ve erken evre tümörlerin tedavisinde kullanılır. Bu işlemde doğrudan anüs yoluyla girilerek tümör çıkarılır. TEM yönteminin en büyük avantajı, karın bölgesinde herhangi bir kesi gerektirmemesi ve anal sfinkterin korunmasına olanak tanımasıdır. Bu durum, hastanın kalıcı kolostomi (bağırsağın dışarı alınması) gereksinimini ortadan kaldırır.

TEM, standart transanal eksizyon ile ulaşılamayacak kadar yukarıda bulunan tümörlerin ve kolonoskopi ile çıkarılamayan büyük rektal poliplerin temizlenmesinde de etkin bir yoldur. Bu teknik olmasaydı, hastaların tek seçeneği karın yoluyla yapılan daha kapsamlı bir ameliyat olacaktı.

TEM Ameliyatı Uygulama Süreci

TEM operasyonu, tıpkı açık ameliyatlarda olduğu gibi genel anestezi altında gerçekleştirilir. Operasyonun aşamaları ve süreci şu şekildedir:

  • Uygulama: Cerrah, işlem alanını genişletmek ve aletleri rahat hareket ettirmek için rektumu karbondioksit gazı ile şişirir.
  • Süre: Ameliyat, vakaya bağlı olarak 30 dakika ile 3 saat arasında sürebilir.
  • İyileşme: Ameliyat sonrası ağrı kontrolü ağızdan alınan ilaçlarla sağlanır. Hasta kısa sürede beslenmeye başlayabilir.
  • Hastanede Kalış: Tipik olarak hastanede kalış süresi sadece 1 ya da 2 gün ile sınırlıdır.

TEM Yöntemi Hakkında Bilinmesi Gereken Önemli Noktalar

TEM yöntemi her ne kadar avantajlı olsa da, hastaların aşağıdaki kritik hususları göz önünde bulundurması gerekir:

  1. Uzmanlık Gereksinimi: TEM yaygın bir uygulama değildir; bu işlemi gerçekleştirebilecek deneyimli bir cerrah için tam teşekküllü kanser merkezlerine başvurulması gerekebilir.
  2. Evreleme Kısıtı: Rektum kanserinde standart cerrahi, mezorektum ve lenf nodlarının çıkarılmasını içerir. TEM yönteminde lenf nodları alınmadığı için evreleme bilgisi eksik kalabilir.
  3. Hasta Seçimi: Hekimler, tümörün yeri ve evresine göre en doğru kararı verir. Eğer TEM için uygun olmadığınız söylenirse, bu karar kanserin nüksetmesini önlemek ve sağkalım şansını artırmak içindir.

TEM Teknolojisinin Tarihsel Gelişimi

TEM teknolojisinin dünyadaki gelişim süreci kronolojik olarak şu şekildedir:

YılGelişme / Lokasyon
1980Cologne Üniversitesi'nde teknolojik gelişimin başlaması
1981-1983Eksperimental gelişim ve uygulamalar
1983-1985Cologne’de ilk klinik uygulamalar
1985-1989Mainz’de klinik uygulamaların devamı
1989-1997Tuebingen’de malign tümörlerde klinik uygulamalar
1998-2005Munich ve Muellheim’de klinik uygulamalar
2008NOTES teknolojisinde (transvaginal kolesistektomi ve transrektal kolektomi) kullanımı

TEM ve Minimal Girişimsel Cerrahinin Uygulama Alanları

Bu yöntemler, endoskopik olarak çıkarılamayan (nonrezektabl) rektal ve sigmoid tümörler başta olmak üzere şu durumlarda tercih edilir:

  • Benign (İyi Huylu) Lezyonlar: Adenomatöz polipler, displastik villöz adenom, karsinoid tümörler ve diğerleri.
  • Malign (Kötü Huylu) Tümörler: T1 evre lezyonlar (küratif veya palyatif), neoadjuvan tedavi ile desteklenen bazı T2 lezyonlar ve diğer tedavileri reddeden hastalar.
  • Diğer Klinik Durumlar:
    • Striktür (daralma)
    • Rektal ülser
    • Rektal kanamaların kontrolü
    • Rektal prolapsus (sarkma)
    • Yüksek yerleşimli rektovaginal fistüller

Etiketler

Rektal tümörler için minimal girişimsel ameliyatlarRektal/sigmoid tümörler (endoskopik olarak nonrezektabl)Transanal endoskopik mikrocerrahi(tem)Transanal endoskopik mikrocerrahi(tem) nedirTransanal endoskopik mikrocerrahi(tem) ne işe yararTransanal endoskopik mikrocerrahi(tem) nasıl yapılırRektal kanser tanısı konulduysa

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu

Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu

Prof.Dr. Erhun EYÜBOĞLU, 1974 yılında İnegöl Lisesi'nden mezun olmuştur. Tıp eğitimini 1981 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1981-1982 yılları arasında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Kürsüsünde volonter asistan olarak görev alan Dr. EYÜBOĞLU,1982-1986 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda asistan doktor olarak görev yapmış, 1986 yılında “Rektum Kanserlerinin Tedavisinde Anterior Rezeksiyonun Yeri”  başlıklı tezi ile Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. 1989 yılında Doçent, 1996 yılında da Profesör unvanı almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.