Sürekli Anlayan Taraf Olmak: İlişkilerde Görünmez Yorgunluk

Anlamak Ne Zaman Yük Haline Gelir?
Empati, sağlıklı ilişkilerin temelini oluşturur. Ancak empati tek taraflı hâle geldiğinde, ilişki
dengesi bozulur. Sürekli anlayan kişi, çoğu zaman kendi duygularını ifade etmeyi erteler.
İhtiyaçlar bastırılır, sınırlar esner, “şimdi sırası değil” cümlesi içselleşir.
Bu noktada anlamak, bir bağ kurma biçimi olmaktan çıkıp kendinden vazgeçmenin yolu
hâline gelebilir.
Görünmez Yorgunluk Nasıl Birikir?
Bu yorgunluk genellikle fark edilmeden oluşur. Büyük tartışmalar yoktur, kopuşlar yaşanmaz.
Her şey “idare edilebilir” düzeydedir. Ancak sürekli karşı tarafı gözetmek, duygusal emeğin
tek elde toplanmasına neden olur.
Klinikte bu kişiler sıklıkla şunları söyler:
“Aslında ben de yoruldum ama söylemeye gerek yok”
“Onun da zorlandığını biliyorum”
“Anlatsam da bir şey değişmeyecek”
Yorgunluk tam da burada başlar: Anlaşılmayan tarafın hep aynı kişi olmasıyla.
Neden Hep Anlayan Oluruz?
Sürekli anlayan rolde olmak çoğu zaman kişilik özelliği değil, öğrenilmiş bir ilişki biçimidir.
Erken dönem deneyimlerinde duyguları geri planda kalmış, ortamı sakinleştirmenin
sorumluluğunu almış ya da çatışmanın riskli olduğu ilişkilerde büyümüş bireyler bu role daha
kolay girer. Zamanla şu inanç yerleşir:
“İlişki yürüsün diye ben biraz daha susabilirim.”
Bu inanç kısa vadede ilişkiyi koruyor gibi görünse de, uzun vadede kişinin kendisiyle olan
bağını zayıflatabilir.
Terapötik Açıdan Ne Anlama Gelir?
Terapi sürecinde bu görünmez yorgunluk çoğu zaman şu soruyla ortaya çıkar:
“Ben ne zaman bu ilişkide yer kaplıyorum?”
Sürekli anlayan taraf olmak, kişinin değerli olmadığı anlamına gelmez. Ancak ilişkideki
duygusal alan tek taraflı kullanılıyorsa, bu durum zamanla tükenmişlik, uzaklaşma ya da ani
kopuşlara zemin hazırlayabilir. Terapi, bu noktada “daha az anlayan biri olmak” için değil; kendini de hesaba katabilen biri
olmak için alan açar. Sürekli anlayan taraf olmak bir erdem gibi görünse de, karşılığı yoksa yıpratıcıdır. Sağlıklı
ilişkilerde empati tek yönlü değil, karşılıklıdır. Anlamak kadar anlaşılmak da bir ihtiyaçtır.
Görünmez yorgunluk fark edildiğinde, ilişkide yeni ve daha dengeli bir temas mümkün hâle
gelir.

