Doktorsitesi.com

Sürekli Anlayan Taraf Olmak: İlişkilerde Görünmez Yorgunluk

Psk. Gizem Sevim Karaman
Psk. Gizem Sevim Karaman
9 Şubat 202610 görüntülenme
Randevu Al
İlişkilerde bazı insanlar vardır; ortamın tansiyonunu düşüren, karşı tarafın duygularını hızla kavrayan, “idare eden” kişilerdir. Tartışma çıkmasın diye susar, karşısındakini yormamak için kendi ihtiyacını geri plana atar, çoğu zaman da “olsun, ben anlarım” der. Dışarıdan bakıldığında bu tutum olgunluk, empati ve ilişki becerisi gibi görünür. Ancak klinik deneyim, sürekli anlayan tarafta olmanın zamanla sessiz bir yorgunluğa dönüştüğünü gösterir.
Sürekli Anlayan Taraf Olmak: İlişkilerde Görünmez Yorgunluk

Anlamak Ne Zaman Yük Haline Gelir?
Empati, sağlıklı ilişkilerin temelini oluşturur. Ancak empati tek taraflı hâle geldiğinde, ilişki
dengesi bozulur. Sürekli anlayan kişi, çoğu zaman kendi duygularını ifade etmeyi erteler.
İhtiyaçlar bastırılır, sınırlar esner, “şimdi sırası değil” cümlesi içselleşir.
Bu noktada anlamak, bir bağ kurma biçimi olmaktan çıkıp kendinden vazgeçmenin yolu
hâline gelebilir.
Görünmez Yorgunluk Nasıl Birikir?
Bu yorgunluk genellikle fark edilmeden oluşur. Büyük tartışmalar yoktur, kopuşlar yaşanmaz.
Her şey “idare edilebilir” düzeydedir. Ancak sürekli karşı tarafı gözetmek, duygusal emeğin
tek elde toplanmasına neden olur.
Klinikte bu kişiler sıklıkla şunları söyler:
“Aslında ben de yoruldum ama söylemeye gerek yok”
“Onun da zorlandığını biliyorum”
“Anlatsam da bir şey değişmeyecek”
Yorgunluk tam da burada başlar: Anlaşılmayan tarafın hep aynı kişi olmasıyla.
Neden Hep Anlayan Oluruz?
Sürekli anlayan rolde olmak çoğu zaman kişilik özelliği değil, öğrenilmiş bir ilişki biçimidir.
Erken dönem deneyimlerinde duyguları geri planda kalmış, ortamı sakinleştirmenin
sorumluluğunu almış ya da çatışmanın riskli olduğu ilişkilerde büyümüş bireyler bu role daha
kolay girer. Zamanla şu inanç yerleşir:
“İlişki yürüsün diye ben biraz daha susabilirim.”
Bu inanç kısa vadede ilişkiyi koruyor gibi görünse de, uzun vadede kişinin kendisiyle olan
bağını zayıflatabilir.
Terapötik Açıdan Ne Anlama Gelir?
Terapi sürecinde bu görünmez yorgunluk çoğu zaman şu soruyla ortaya çıkar:
“Ben ne zaman bu ilişkide yer kaplıyorum?”
Sürekli anlayan taraf olmak, kişinin değerli olmadığı anlamına gelmez. Ancak ilişkideki
duygusal alan tek taraflı kullanılıyorsa, bu durum zamanla tükenmişlik, uzaklaşma ya da ani
kopuşlara zemin hazırlayabilir. Terapi, bu noktada “daha az anlayan biri olmak” için değil; kendini de hesaba katabilen biri
olmak için alan açar. Sürekli anlayan taraf olmak bir erdem gibi görünse de, karşılığı yoksa yıpratıcıdır. Sağlıklı
ilişkilerde empati tek yönlü değil, karşılıklıdır. Anlamak kadar anlaşılmak da bir ihtiyaçtır.
Görünmez yorgunluk fark edildiğinde, ilişkide yeni ve daha dengeli bir temas mümkün hâle
gelir.

Etiketler

EmpatiAnlamakSosyal ilişkilersusmak

Yazar Hakkında

Psk. Gizem Sevim Karaman

Psk. Gizem Sevim Karaman

Psikolog ve Aile Danışmanı Gizem SEVİM ilkokul, ortaokul ve lise eğitimini Kocaeli’de tamamlamıştır. Lisans eğitimi için İzmir’de bulunan Yaşar Üniversitesi’nde Psikoloji lisans eğitimine başlamış ve lisansını İstanbul Arel Üniversitesi’nde tamamlamıştır.
Lisans eğitimi süresince kendini geliştirmek adına farklı alanlarda eğitimler almaya özen gösteren hocamız Bilişsel Davranışçı Terapi, Cinsel Terapi ve psikosomatik farkındalığı edinebilmek adına Fizyolojik Psikoloji konusunda kendisini geliştirmiştir.
Psikoloji lisansını tamamladıktan sonra özel bir danışmanlık merkezinde staj eğitimini tamamlarken birçok konuda sertifikalarını almıştır. Hocamız Türk Psikologlar Derneği’ne üye olup mümkün mertebe eğitimlerine katılmaya özen göstererek Psikoloji alanındaki gelişmeleri takip etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.