Doktorsitesi.com

Süpermen olmak lazım

Klinik Psikolog Mine H
Klinik Psikolog Mine H
26 Şubat 2015272 görüntülenme
Randevu Al
Süpermen olmak lazım
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erkek Psikolojisi ve "Süpermen" Olma Zorunluluğu

Kadınların perspektifinden ele aldığımız "Beyaz Atlı Prens Aranıyor!" konusunun ardından, madalyonun diğer yüzüne, yani erkeklerin dünyasına bakma vakti geldi. Toplumun erkeklere yüklediği roller, çoğu zaman Mazhar Alanson’un şarkısındaki gibi bir "Süpermen" olma çabasını beraberinde getiriyor. Ancak bu sürekli kahraman olma hali, sanıldığının aksine oldukça ağır bir psikolojik yük oluşturabiliyor.

Kurtarıcı Rolü: Beyaz Atlı Prensten Süpermen’e

Kadınlara öğretilen kurtarıcısını bekleme hali kadar, erkeklere dayatılan kurtarıcı olma zorunluluğu da oldukça can sıkıcı bir durumdur. İster "beyaz atlı prens" ister "süpermen" diyelim, erkekten beklenen her zaman yıkılmayan bir dağ olmasıdır. Maddi ve fiziksel güç, erkeğin çevresine ve ailesine destek olabilme kapasitesinin bir ölçütü olarak görülür.

Bu durum evrimsel bir temele de dayanmaktadır; ilk insanlardan itibaren erkeğin fiziksel olarak daha güçlü oluşu bu beklentiyi doğurmuştur. Ancak günümüzde bu beklentiler, biyolojik sınırları aşarak duygusal bir baskıya dönüşmektedir.

Toplumun Gözünde Erkek: Duyguları Kısıtlanmış Bir Robot mu?

İşler tam olarak ne zaman çığrından çıkıyor? Toplumun erkekten beklediği ideal profil, neredeyse bir insanı değil, bir robotu tarif etmektedir. Toplumsal algıya göre bir erkek:

  • Asla kafası karışmamalı ve hayatta yolunu kaybetmemelidir.
  • Depresyona girme veya üzülme lüksüne sahip değildir.
  • Kaygı, endişe ve korku gibi duygular sergilediğinde "güçsüz" veya "aciz" olarak damgalanır.
  • Sadece öfke göstermesi "caiz" ve kendisine yakışan bir duygu olarak kabul edilir.

"-Mış" Gibi Yapmanın Psikolojik Maliyeti

Üzülmeyen, kaygılanmayan ve asla sarsılmayan bir insan modeli gerçekçi değildir. Erkeklerin en çok zorlandığı nokta, bu beklentiler nedeniyle sürekli "-mış gibi" yapmak zorunda kalmalarıdır. Kendini olduğu gibi kabul etmek ve sevmek, bu toplumsal normlarla çeliştiğinde erkekler arada sıkışıp kalmaktadır. Hem kendi duygularını fark edip kabul etmek hem de toplumu memnun etmek aynı anda mümkün olmamaktadır.

Bu sürecin doğal bir sonucu olarak; süpermen olmaya zorlanmaktan yorulmuş ve bu mecburiyete katkı sağlayan her şeye öfkeli bir erkek profili ortaya çıkmaktadır. İçten içe kendisi olmak, rahatça ağlayabilmek ve hata yapabilmek isteyen erkekler, çevrelerini hayal kırıklığına uğratma korkusuyla bu arzularını bastırmaktadır.

İdeal Kurtarıcı Etiketi ve Getirdiği Sorumluluklar

Eğer bir erkek toplumun istediği tüm kriterleri karşılıyorsa, ona şu mesaj verilir: "Tebrikler! Tam da istenen kurtarıcı oldunuz. Şimdi bu etiketi korumak için size yakışmayacak her türlü hareketten kaçınmalısınız." Bu noktada erkek, kendisini kurtarmasını bekleyen kadınlarla karşılaşır ve onlardan biriyle evlenmesi beklenir. Ancak bu durum, kendi benliğini yaşayamayan erkek için çekici olmaktan çıkar.

Çözüm Yolu: İki Seçenek ve Terapi

Önünüzde iki temel seçenek bulunmaktadır:

  1. Birinci Seçenek: Çevreyi memnun etme çabasına devam etmek, kriterleri korumak ve her zaman daha fazlasını bekleyen bir döngüde ömür boyu kendini zorlamak.
  2. İkinci Seçenek: Kendiniz olmaya cesaret etmek ve çevrenizi şaşırtmayı göze almak. Siz kendiniz olmaya cesaret ettiğinizde, başlangıçta sizi eleştirenlerin zamanla size özenmeye başladığını göreceksiniz.

İkinci yolu seçmek kolay değildir ve ciddi bir cesaret gerektirir. Bu noktada psikoterapi, kendinizi tanımanız ve bu baskılardan özgürleşmeniz için en etkili yoldur. "Erkek adam terapiye gitmez" algısı da bu dayatılan rollerin bir parçasıdır. Eğer ikinci seçeneği tercih ediyorsanız, size yakıştırılmayan şeyleri yapma cesaretini gösterip ilk adımı terapiye giderek atabilirsiniz.

Seçim sizin.

Sevgiyle,

Klinik Psikolog Mine Hasırcı

Etiketler

AşkKadın erkek ilişkileriErkek psikolojisi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Mine H

Klinik Psikolog Mine H

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.