SU ÇİÇEĞİ AŞISI (VARİSELLA AŞISI)

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Su Çiçeği Nedir? Belirtileri ve Bulaşma Yolları
Su çiçeği, tıp literatüründe Varisella Zoster Virüsü (VZV) olarak bilinen etkenin yol açtığı, son derece bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Genellikle yüksek ateş ve deriden kabarık, kaşıntılı döküntülerle seyreden bu hastalık, toplumda bir çocukluk dönemi rahatsızlığı olarak kabul edilse de her yaştan bireyi etkileyebilmektedir. Özellikle ergenlik dönemindeki bireylerde ve yetişkinlerde çocuklara oranla çok daha ağır bir klinik tablo sergilemektedir.
Bu hastalık, yüksek bulaşıcılık oranı nedeniyle toplu yaşam alanlarında hızla yayılarak salgınlara yol açabilmektedir. Enfeksiyonun yayılımını kontrol altına almak ve ciddi komplikasyonları önlemek adına hastalığın doğasını anlamak büyük önem taşır.
Su Çiçeği Virüsünün Uzun Vadeli Etkisi: Zona (Herpes Zoster)
Su çiçeği enfeksiyonu atlatıldıktan sonra, hastalığa neden olan VZV virüsü vücudu tamamen terk etmez. Virüs, sinir hücrelerine yerleşerek yaşam boyu latent (uyuyan) bir formda kalmaya devam eder. Bu durum, bireyin ilerleyen yaşamında potansiyel bir risk faktörü oluşturur.
Bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda, sinir hücrelerinde saklanan bu virüs yeniden aktive olabilir. Bu aktivasyon sonucunda, ZONA (herpes zoster) adı verilen ağrılı ve ciddi bir enfeksiyon tablosu ortaya çıkar. Su çiçeği aşısı, sadece su çiçeğini değil, ileride oluşabilecek bu zona riskini de önlemede kritik bir rol oynamaktadır.
Su Çiçeği Aşısı Uygulama Takvimi
Ciddi klinik tabloların önüne geçebilmek için su çiçeğinden korunmak esastır ve bu korunmada aşıların değeri tartışılmazdır. Su çiçeği aşısı, maksimum koruma sağlamak amacıyla iki doz şeklinde uygulanmaktadır.
Çocuklarda Aşı Takvimi
Çocukluk döneminde aşılama süreci şu şekilde planlanmalıdır:
- İlk Doz: 12-15. aylar arasında uygulanır.
- İkinci Doz: Genellikle 4-6 yaşları arasında yapılır; ancak ihtiyaç duyulan durumlarda 3,5 yaşında da uygulanabilmektedir.
Ergen ve Erişkinlerde Aşı Uygulaması
13 yaşına gelmiş ancak daha önce su çiçeği geçirmemiş veya hiç aşılanmamış bireylerde aşılama stratejisi farklılık gösterir. Bu gruptaki genç ve yetişkinlerde aşı, 28 gün ara ile 2 doz şeklinde uygulanmalıdır. Özellikle bulaşma riski yüksek olan yetişkinlerin aşılanması toplum sağlığı açısından kritiktir.
Su Çiçeği Aşısı İçin Yüksek Risk Grupları
Bazı meslek grupları ve yaşam koşulları, virüsle temas riskini artırdığı için bu kişilerin aşılanması önceliklidir. Risk grubu içerisinde yer alan kesimler şunlardır:
- Sağlık personelleri
- Öğretmenler
- Çocuk bakıcıları
- Askeri personeller
- Bakım evi çalışanları
Aşının Uygulanmadığı Durumlar ve Özel Koşullar
Su çiçeği aşısının uygulanmasının sakıncalı olduğu veya dikkatle takip edilmesi gereken özel durumlar mevcuttur. Gebelik döneminde geçirilen su çiçeği hem anne hem de bebek sağlığı için ciddi riskler barındırdığından, gebelere ve bağışıklık sistemi zayıf olan hastalara aşı uygulanmamalıdır.
Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınların, aşı uygulamasından sonraki bir ay boyunca hamile kalmamaları önerilir. Bununla birlikte, emziren bir annenin su çiçeğine yakalanma riski yüksekse aşı yapılması mümkündür.
Steroid kullanımı olan hastalarda ise aşılama takvimi şu şekilde düzenlenmelidir:
| Hasta Durumu | Aşılama Prosedürü |
|---|---|
| Sistemik Steroid Alanlar | Tedavi bitiminden iki hafta sonra aşılanabilir. |
| İnhale (Solunum Yoluyla) Steroid Alanlar | Aşılanmalarında herhangi bir sakınca yoktur. |
| Yüksek Doz Almayan Astım/Nefrotik Sendromlu Çocuklar | Tedavileri devam ederken aşılanabilirler. |
Aşının Koruyuculuğu ve İkinci Dozun Önemi
Su çiçeği aşısının etkinliği doz sayısına göre değişkenlik göstermektedir. Aşı tek doz uygulandığında koruyuculuk oranı %78 seviyesinde kalmaktadır. Ancak tam koruma sağlanabilmesi için iki doz uygulama şarttır. Tek dozun yeterli koruma sağlamadığı bilindiğinden, çocukluk yaş grubunda ikinci dozun ulusal aşı takvimine ilave edilmesi hayati bir önem taşımaktadır.
Prof. Dr. Nuran Gürses
Çocuk ve Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı





