Spina Bifidada Görülen İdrar Yolları ile İlgili Sorunlar

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Spina Bifida: Açık Omurga Hastalığı ve Modern Tedavi Yaklaşımları
Spina Bifida, halk arasında açık omurga hastalığı olarak bilinen ve son yıllarda anne karnında gerçekleştirilen başarılı cerrahi müdahalelerle bebekler için umut kaynağı haline gelen ciddi bir durumdur. Ülkemizde her yıl yaklaşık 2500 ile 3500 arasında bebek bu sorunla dünyaya gelmektedir. Canlı doğumlar arasındaki görülme sıklığı binde 2-3 civarında seyreden bu hastalık, bölgesel farklılıklar göstermekle birlikte ciddi bir halk sağlığı konusudur.
Spina Bifida Nasıl Ortaya Çıkar?
Doğum öncesi gelişimin 4. ile 6. haftaları arasında, omurganın arka kısmını oluşturan yapıların birleşememesi sonucunda ana sinir kanalı açık kalır. Bu durum, omuriliğin rahim içi sıvısıyla temas etmesine ve bebeğin hareketleri sırasında rahim duvarına çarpmasıyla mekanik travma oluşmasına neden olur. Müdahale edilmediği takdirde, bu süreç doğum öncesinde omurilik hasarının artarak devam etmesine yol açar.
Hastalığın Nedenleri ve Risk Faktörleri
Spina Bifida'nın etiyolojisi üzerine 300'den fazla gen araştırılmış olsa da, hastalığın oluşumunda genetik faktörlerin yanı sıra çevresel etkenler de kritik rol oynamaktadır. Hastalığın nedenleri ve önleyici unsurları şu şekilde özetlenebilir:
- Folik Asit Eksikliği: Folik asit takviyesinin hastalığın görülme sıklığını 7 kat azalttığı bilinmektedir.
- Genetik Faktörler: Kalıtsal yatkınlık üzerine çeşitli bilimsel görüşler mevcuttur.
- İlaç Kullanımı: Gebelikte valproik asit kullanan annelerde, hastalık intrauterin 3. haftada saptanabilmektedir.
- Çevresel Etkenler: Beslenme alışkanlıkları ve ısı gibi faktörler gelişimi etkileyebilmektedir.
Spina Bifida Belirtileri ve Beraberinde Gelen Sorunlar
Spina Bifida sadece omuriliğin açık olması durumu değildir; beraberinde pek çok nörolojik ve sistemik problemi getirir. Hastaların %85'inde hidrosefali (beyinde su toplanması) görülmektedir. Genel belirtiler ve komplikasyonlar şunlardır:
- Omurga açıklığı ve meningomiyelosel,
- Yürüme bozuklukları ve bacak hareketlerinin kaybı,
- Mesane ve böbrek problemleri (idrar kaçırma ve fonksiyon bozuklukları),
- Nörojenik ve psikolojik problemler,
- Kardiyolojik ve gastrointestinal sorunlar.
Anne Karnında Tedavi: Fetoskopik Cerrahi
Modern tıbbın en güncel yaklaşımı olan intrauterin (fetal) cerrahi, bebeğin sırtındaki açıklığın henüz anne karnındayken bir yama yardımıyla kapatılmasıdır. Bu yöntemle omurilik hasarının ilerlemesi durdurulur.
| Yöntem | Özellikleri |
|---|---|
| Açık Fetal Ameliyat | Amerika'da öncü olan, rahmin açılarak yapıldığı yöntemdir. |
| Fetoskopik Cerrahi | Minimal invazivdir; 3 mm'lik üç aletle kapalı olarak gerçekleştirilir. |
Dünyada sadece Almanya ve Brezilya gibi sayılı ülkede uygulanan bu kapalı teknik, ülkemizde ilk kez 2015 yılında İstanbul Bilim Üniversitesi Spina Bifida Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde başarıyla uygulanmıştır. Bu yöntemle bebeklerin beyinde su toplanması ve bacak hareketlerindeki bozulma riskleri minimize edilmektedir.
Doğum Sonrası Süreç ve Takibin Önemi
Anne karnında müdahale edilemeyen durumlarda, bebeklerin doğumdan sonraki ilk 8 ile 24 saat içinde operasyona alınması başarı şansını artırır. Hidrosefali gelişen vakalarda şant veya üçüncü ventrikülostomi ameliyatları uygulanır.
Multididispliner takip, bu hastalığın yönetiminde hayati önem taşır. Tedavi süreci sadece ameliyatla sınırlı değildir; ortopedik, ürolojik ve nörolojik kontrollerin düzenli yapılması gerekir. Takibi aksatılan çocuklarda, şant problemleri veya enfeksiyonlar nedeniyle hayati riskler oluşabilmektedir. Grup Florence Nightingale Hastaneleri bünyesindeki uzman ekipler, çocukların bağımsız yaşayabilmesi adına bu zorlu süreci ailelerle birlikte yönetmektedir.

