Doktorsitesi.com

Sosyal Medyada Terör Baskısı

Psk. Serap Duygulu
Psk. Serap Duygulu
14 Kasım 201669 görüntülenme
Randevu Al
Sosyal Medyada Terör Baskısı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Toplumsal Travmalar ve Terörün Psikolojik Yansımaları

Toplum olarak oldukça zorlu bir dönemden geçiyoruz. Her gün yeni bir olumsuz haberle sarsılıyor, trafik teröründen sınır komşularımızdaki çatışmalara kadar pek çok farklı kaynaktan gelen travmatik olaylara maruz kalıyoruz. Bu durum, bireylerin ve ailelerin en temel ihtiyacı olan güven duygusunu derinden sarsmaktadır.

Terör, sadece fiziksel bir saldırı değil, aynı zamanda insanların geleceklerine ve çocuklarının hayatlarına dair ciddi endişeler duymasına neden olan bir psikolojik baskı aracıdır. Günlük hayatta sevdiklerimizi uğurlarken kullandığımız "dikkat et" temennisi, artık belirsiz bir tehdide karşı çaresiz bir uyarıya dönüşmüştür. Yaşanan bu büyük acıların tarifi mümkün olmamakla birlikte, toplumun genelinde bir içe kapanma ve savunma mekanizması tetiklenmektedir.

Terörün Amacı: Sosyal Fobi ve Güvensizlik

Terörün temel hedefi, toplum içerisinde kaos yaratarak bireylerin birbirine ve çevrelerine duyduğu güveni yok etmektir. Bu durum, bir anlamda toplumsal sosyal fobiye yol açar. Ancak bilinmelidir ki, terörün şiddeti ne olursa olsun, kalıcı bir başarıya ulaştığı görülmemiştir.

Terörün yarattığı etkiler şu şekilde özetlenebilir:

  • Toplumsal güven duygusunu zedeler.
  • İnsanları sosyal alanlardan uzaklaştırarak yerel yaşamaya zorlar.
  • Kısa süreli bir sindirme ve korku iklimi oluşturur.

Buna rağmen, hayatın akışı durağandır ve sokaklardaki canlılık, değişim ve akış hiçbir güç tarafından kalıcı olarak durdurulamaz. Korku ve sindirme politikaları, yaşamın doğal devinimi karşısında her zaman geçici kalmaya mahkumdur.

Travmalarla Başa Çıkma Yöntemleri

Toplumsal travmalarla başa çıkmak, hem bireysel hem de kolektif bir süreç gerektirir. Bu süreçte olaydan doğrudan etkilenenler, tanık olanlar, yakınlarını kaybedenler ve medyadan takip edenler farklı psikolojik aşamalardan geçer. Sağlıklı bir iyileşme için empati ve acıya ortak olma duygusu hayati önem taşır.

Yas Süreci ve Aşamaları

Yas süreci, bireyin veya toplumun yaşanan acıyla uyum sağlama ve baş etme yöntemidir. Bu süreç engellenmemeli, aksine yaşanmasına izin verilmelidir. Yasın aşamaları genellikle şu şekilde ilerler:

  1. Şok ve İnanamama: Olayın ilk anındaki tepkisizlik.
  2. Reddetme: Gerçeği kabul etmekte zorlanma.
  3. Öfke: Yaşanan kayba karşı duyulan tepki.
  4. Derin Üzüntü: Kaybın ağırlığının hissedilmesi.
  5. Kabullenme: Acıyla yaşamayı öğrenme ve uyum sağlama.
Yas Süresini Etkileyen FaktörlerAçıklama
Kişisel DayanıklılıkBireyin geçmiş tecrübeleri ve psikolojik yapısı.
Olayın BoyutuTravmanın şiddeti ve ortaya çıkan hasarın büyüklüğü.
Toplumsal DestekÇevrenin sunduğu maddi ve manevi destek mekanizmaları.

Doğada Yas ve Duygudaşlık

Yas tutmak sadece insanlara özgü bir durum değildir; hayvanlar ve hatta bitkiler üzerinde yapılan araştırmalar, tüm canlıların bir yas süreci yaşadığını göstermektedir. Örneğin, bir yakınını kaybeden hayvanların hayata bağlılıklarının düştüğü, sahiplerinin mezarı başında bekleyen evcil hayvanların olduğu bilinmektedir. Benzer şekilde, yanındaki bitki zarar gördüğünde gelişimini durduran bitkiler de duygudaşlık içeren bu doğal uyum sürecinin bir parçasıdır.

Sosyal Medyada Yas Baskısı ve Duyarsızlaşma Tehlikesi

Son dönemde sosyal medyada sıkça karşılaşılan "acıları gündemde tutmayalım" söylemi, aslında bir tür sosyal medya terörüdür. Acının paylaşılmasını engellemek, toplumun duyarsızlaşmasına ve ölümlerin normalleşmesine neden olur. İnsanların gerçeklik algısını bozan bu tutum, toplumsal bir küntleşmeye yol açar.

Acıyı paylaşmak, terörün ekmeğine yağ sürmek değil; aksine toplumsal dayanışmayı güçlendirmektir. Unutmamak gerekir ki:

  • Acılar paylaşıldıkça azalır, mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır.
  • Duyarsız kalmak, yas tutmaktan çok daha korkutucudur.
  • Olayları kanıksamak, terörün asıl amacına hizmet eder.

Sonuç: Duygularımıza Sahip Çıkmalıyız

Yas tutmaktan ve üzülmekten korkmamalıyız. Ne hissedeceğimize başkalarının karar vermesine izin vermeden, acımızı paylaşarak birbirimize destek olmalıyız. Umursamayan, değerlerini yitirmiş ve yas tutamayan bir toplum, dengesi en kolay bozulan toplumdur.

Kaybettiğimiz tüm canlara Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyoruz. Acıların paylaşılarak azaldığı, umut dolu yarınlara ancak omuz omuza vererek ulaşabiliriz.

Etiketler

TerörSosyal medyaTerörün topluma etkisiSosyal medya bağımlılığıTerör ve şiddetSosyal medyada terörTerörün psikolojik boyutları

Yazar Hakkında

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap DUYGULU, İstanbul'da doğmuştur. 
Psikoloji dalında gerçekleştirdiği çalışmalarına önemli ölçüde katkılar sağlayan, Sosyoloji, Edebiyat, Kamu Yönetimi alanlarında da Lisans  düzeyinde akademik eğitimler alan Serap Duygulu İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde ‘Uygulamalı Psikoloji’ üzerine Yüksek Lisans yapmış ve  "Afazi Hastası Yakınlarında Depresyon ve Olumsuz Otomatik Düşünceler" başlıklı tezi ile lisansüstü derecesini almıştır. 
Ayrıca bu çalışma bu alanda yapılmış ilk ve tek psikolojik araştırma olarak önemini halen korumaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.