Doktorsitesi.com

SORUNLU İNTERNET KULLANIMI

Prof. Dr. Seher AKBAŞ
Prof. Dr. Seher AKBAŞ
21 Eylül 2022232 görüntülenme
Randevu Al
SORUNLU İNTERNET KULLANIMI
SORUNLU İNTERNET KULLANIMI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda İnternet Kullanımı: Riskler ve Fırsatlar

Günümüzde internet kullanımı, eğitim ve bilgiye erişim açısından kaçınılmaz bir gereklilik haline gelmiştir. İnternet, çocuklara özellikle araştırma yapma, yeni bilgiler edinme ve bilgisayar oyunları aracılığıyla eğlenme imkanı sunar. Ancak, okul öncesi dönemdeki çocuklarda kontrolsüz internet kullanımı; dil gelişimi, sosyal etkileşim ve bilişsel becerilerin sekteye uğramasına neden olabilir.

Teknolojinin sunduğu bu evrensel ve yoğun uyaranlı ortam, henüz gelişimini tamamlamamış olan çocuk ve ergenler için bağımlılık riski taşımaktadır. Sorumluluk yüklenmeden kolayca kurulan sosyal iletişim, problemli kullanımın önünü açabilmektedir. Bu nedenle, internetin sunduğu avantajlardan yararlanırken olası riskleri yönetmek kritik bir öneme sahiptir.

İnternetin Sosyal Gelişim ve Aile Yapısı Üzerindeki Etkileri

Okul öncesi çocukların ekran başında geçirdiği aşırı süre, ebeveynleri ve yaşıtlarıyla kuracakları sağlıklı iletişimi engellemektedir. Akşam saatlerinde aile üyelerinin birbirleriyle etkileşim kurmak yerine TV veya internete yönelmesi, zayıf aile bağlarının oluşmasına zemin hazırlar.

Televizyon ve bilgisayar gibi araçlar tek yönlüdür ve çocuğun aktif bir sosyal etkileşim kurmasına izin vermez. Bu durumun sonuçları şunlardır:

  • Dil gelişiminde gerileme ve ifade yeteneğinin kısıtlanması.
  • Sosyal etkileşim becerilerinin zayıflaması.
  • Yaşıtlarla oyun oynama ve paylaşma fırsatlarının kaçırılması.
  • Aile içi iletişimin kopması ve duygusal uzaklaşma.

Akademik Başarı ve Ekran Sınırlaması

Okul dönemi çocuklarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri, ödevlerin aksatılması ve akademik sorumlulukların yerini ekran süresinin almasıdır. Ailelerin bu noktada ciddi bir sınırlama getirmesi ve günlük yaşamı planlaması gerekmektedir. Çocukların önce temel sorumluluklarını yerine getirdiği, ardından uygun görülen içerikleri izlediği bir program oluşturulmalıdır.

Özellikle şiddet içerikli programlar ve oyunlar, çocukların davranışlarını doğrudan etkilemektedir. Araştırmalar, bu tür içeriklere maruz kalan çocukların gerçek hayatta daha fazla şiddet eğilimi gösterdiğini ve saldırgan davranışlarda bulunduğunu kanıtlamaktadır.

İnternetin Şiddet Eğilimi ve Algı Dünyasına Etkisi

İnternetteki şiddet içerikli oyunlar, çocukların ve gençlerin dünyaya, adalete ve vicdana yönelik değer yargılarını kökten değiştirebilir. Şiddetin normalleşmesi, beraberinde ciddi psikolojik ve sosyal sorunlar getirir. Bu süreçte karşılaşılan riskler şu tabloda özetlenmiştir:

Risk FaktörüÇocuk Üzerindeki Etkisi
Şiddetin NormalleşmesiŞiddeti bir sorun çözme aracı olarak görme ve empati eksikliği.
KahramanlaştırmaKötü karakterlerin model alınması ve adalet sistemine inancın sarsılması.
Psikolojik EtkilerKaygı düzeyinde artış, düşük özgüven ve öfke kontrol sorunları.
Akademik EtkilerOkul başarısında düşüş ve devamsızlık sorunları.

Yaş Gruplarına Göre İnternet ve Ekran Kullanımı

Uzmanlar, çocukların sağlıklı gelişimi için belirli yaş sınırlarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Ebeveynlerin bu dönemlerdeki tutumu, çocuğun kimlik gelişimini ve beyin yapısını doğrudan etkiler.

  1. 0-3 Yaş Arası: Bu dönemde beyin gelişimi çok hızlıdır. Konuşma, sosyalleşme ve dikkat becerilerinin zarar görmemesi için televizyon ve internet kullanımı kesinlikle önerilmez.
  2. 3-6 Yaş Arası: Korkutucu ve uygunsuz içeriklerden kaçınılmalıdır; çocuk bu içeriklerin etkisinde uzun süre kalabilir.
  3. 12 Yaş ve Sonrası: Soyut kavramların anlaşıldığı bu dönemde ebeveynler daha esnek olabilir ancak denetimi elden bırakmamalıdır.

Ebeveynler İçin Stratejik Öneriler

Çocukları internetin olumsuz etkilerinden korumanın en etkili yolu aile eğitimidir. Ebeveynler, çocuklarına sadece cihaz sağlamakla yetinmemeli, aynı zamanda dijital dünyayı denetleyebilecek seviyede bilgi sahibi olmalıdır.

  • Güvenli Ortam Sağlayın: İnternet kullanımı için en güvenli yer ev veya okuldur; denetimsiz internet kafelerden kaçınılmalıdır.
  • Süre Sınırı Koyun: Günlük ekran süresinin 1-2 saati geçmemesi idealdir.
  • Kişisel Verileri Koruyun: Çocuğunuza isim, adres, fotoğraf gibi bilgileri paylaşmaması gerektiğini ve istismar risklerini anlatın.
  • Doğal Sosyalleşmeye Yönlendirin: Çocukları arkadaşlarıyla yüz yüze görüşmeye ve fiziksel aktivitelere teşvik edin.
  • Rol Model Olun: Ebeveynlerin sürekli telefon veya bilgisayar başında olması, çocuk için olumsuz bir örnektir.

Eğer çocuğun internet kullanımı bağımlılık düzeyine ulaştıysa veya çocuk kendisine/başkalarına zarar veriyorsa, vakit kaybetmeden bir çocuk psikiyatristinden profesyonel destek alınmalıdır.

Etiketler

İnternet bağımlılığı tedavisisorunlu internet kullanımı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof.Dr Seher AKBAŞ, 18 Şubat 1969 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini tamamladıktan sonra, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Artvin Merkez Anaçocuk Sağlığı ve Aile Planlaması’nda 1993-1995 yılları arasında çalışmıştır. Bu dönemde poliklinik hizmeti, aile planlaması ve halk sağlığı alanında çalışmıştır.

Uzmanlığını 1997-2002 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan almış ve Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı olmuştur. Uzmanlık eğitimi sırasında analitik yönelimli psikodrama, aile terapisi, bilişsel davranışçı terapiler alanlarında eğitim almıştır. Çocuk istismarına yönelik bölgesel toplantılara katılmıştır. Araştırma görevlisi iken meydana gelen 1999 Ağustos depreminde İzmit’te gönüllü çocuk psikiyatristi olarak hizmet vermiştir.
Uzmanlık eğitimi sonrasında, 2002 yılında Behçet Uz Çocuk Hastanesi'nde, 2002-2003 yılları arası Kocaeli Devlet Hastanesi'nde çalışmıştır. Bu dönemde travma ve çocuk istismarı ile ilgili sempozyum-eğitim toplantılarının düzenlenmesinde görev almıştır.

2003 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını kurmuş ve öğretim üyesi olarak çalışmaya başlamıştır. 2011 yılında aynı anabilim dalında doçent ünvanı almıştır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını’da araştırma görevlilerine yönelik eğitim programlarının düzenlenmesi, hastaların yatarak tedavi edildiği servis yönetimi, adli raporların düzenlenmesinden sorumlu olmuştur. Anne babalara yönelik eğitim ve destek programlarının düzenlenmesi ve eğitimi ile yakından ilgilenmiştir. Karadeniz Bölgesinin her ilinden yönlendirilen geniş bir bölgedeki çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları ile ilgili tedavi, eğitim ve destek programlarında yer almıştır. Üniversitedeki Çocuk İstismarı ve İhmali İzleme ve Önleme Komisyonu’nun kurucu üyeliğini ve başkanlığını yapmıştır. Sosyal hizmetlere ait kurumlarda ve okullarda eğitim ve destek programlarında görev almıştır.

2015 yılında Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nde görev yapmaya başlamış, aynı hastanenin Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları eğitim kliniğini kurmuştur. Aynı süre içinde Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nin Çocuk ve Ergenlerde Madde Bağımlılığı Kliniğini (ÇEMATEM) yönetmiştir.2017-2002 yılları arasında Livhospital’da çalışmıştır.

 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.