Doktorsitesi.com

Skolyoz (omurganın yana eğriliği)

Prof. Dr. Turan Uslu
Prof. Dr. Turan Uslu
24 Kasım 2014463 görüntülenme
Randevu Al
  • Skolyoz, omurganın yanlara doğru eğilmesi ve kendi ekseni etrafında dönmesiyle karakterize, çoğu vakada nedeni tam belirlenemeyen bir sağlık durumudur.
  • Hastalık özellikle büyümenin hızlı olduğu buluğ çağında ilerleme gösterirken, tanıda öne eğilme testi ve radyolojik tetkikler kritik rol oynar.
  • Tedavi süreci eğriliğin derecesine göre gözlem, korse kullanımı veya 50 derece üzerindeki vakalarda cerrahi müdahale şeklinde planlanır.
Skolyoz (omurganın yana eğriliği)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Skolyoz Nedir? Omurga Eğriliğinin Tanımı ve Nedenleri

Skolyoz, omurganın yanlara doğru “S” veya “C” biçiminde kıvrılmasıyla karakterize bir sağlık durumudur. Bu eğrilik sonucunda omurga kendi ekseni etrafında döner; bu durum fiziksel olarak bir omuzun veya kalçanın diğerinden daha yüksek görünmesine yol açar. Bazı vakalar genetik faktörlere dayansa da, vakaların büyük bir çoğunluğunda neden tam olarak belirlenemez ve bu durum idiopatik skolyoz olarak adlandırılır.

Skolyoz Türleri ve Görülme Yaşları

Skolyoz her yaş grubunda ortaya çıkabilen bir rahatsızlıktır. Hastalığın başlangıç yaşına ve nedenlerine göre sınıflandırılması şu şekildedir:

Skolyoz TipiGörülme YaşıTemel Özellikleri
İnfantil Skolyoz3 yaş altıDoğumsal yapı bozuklukları, sinir/adale hastalıkları (spastik felç vb.), kazalar veya tümörlere bağlı gelişebilir.
Juvenil Skolyoz3 - 10 yaş arasıBu yaş grubunda skolyoz görülme sıklığı oldukça nadirdir.
Adolesan Skolyoz10 yaş sonrasıBuluğ çağı skolyozu olarak da bilinir ve en sık görülen tiptir.

Skolyozun İlerleme Süreci ve Risk Faktörleri

Skolyoz, özellikle büyümenin en hızlı olduğu buluğ çağı boyunca hızlı bir ilerleme gösterme eğilimindedir. İskelet gelişiminin tamamlanması ve büyümenin durmasıyla birlikte, çok ileri seviyedeki eğrilikler hariç, ilerleme genellikle durur. Ancak 50 derece ve özellikle 70 derece üzerindeki eğrilikler, erişkin yaşlarda nadir de olsa ilerlemeye devam edebilir.

Skolyoz Belirtileri ve Tanı Yöntemleri

Skolyoz genellikle ağrıya neden olmaz, bu nedenle erken teşhis için fiziksel gözlem kritik önem taşır. Doktorlar ve aileler için en etkili tanıma yöntemi, çocuğun kollarını aşağı sarkıtarak öne eğildiği pozisyonda sırt ve kürek kemiği seviyesindeki asimetrinin fark edilmesidir. Tanı sürecinde şu adımlar izlenir:

  1. Fiziksel Muayene: Sırttaki asimetrinin travma veya kas tutulması gibi diğer sebeplerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı incelenir.
  2. Radyolojik Tetkik: Tanı, tüm omurgayı gösteren ortoröntgenogram adı verilen filmlerle teyit edilir.
  3. Derecelendirme: Filmler üzerinden eğriliğin bölgesi ve derecesi net bir şekilde değerlendirilir.
  4. Takip: İlerleme riski bulunan vakalarda, iskelet gelişimi tamamlanana kadar 3-6 ay aralıklarla röntgen kontrolleri yinelenmelidir.

Skolyoz Tedavi Yöntemleri

Skolyoz tedavisinde temel amaç; eğriliğin ilerlemesini durdurmak, görünüm bozukluğunu gidermek ve ileride oluşabilecek solunum, dolaşım ve kireçlenme problemlerini engellemektir. Tedavi süreci üç ana başlıkta incelenir:

1. Gözlem ve Düzenli Takip

Eğriliğin 20 derecenin altında olduğu ve iskelet gelişiminin tamamlanmasına az kalmış hastalarda, belirli aralıklarla yapılan doktor kontrolleri ve gözlem yeterli kabul edilir.

2. Korse Tedavisi

Korsenin temel amacı eğriliğin artışını engellemeye çalışmaktır. Korse kullanımı, özellikle eğimin 30 derece civarında olduğu ve büyüme sürecinin devam ettiği çocuklarda yüksek etkinlik gösterir. Eğriliğin 40 derecenin üzerine çıktığı veya iskelet gelişiminin tamamlanmasına uzun yıllar olan vakalarda korsenin etkisi azalabilir.

3. Cerrahi Müdahale

Eğimin 50 derecenin üzerinde olduğu ve büyümenin devam ettiği durumlarda cerrahi seçenek kaçınılmaz hale gelir. 50 derece üzerindeki eğrilikler büyüme dursa dahi artmaya devam edebileceği için, gelecekteki komplikasyonları önlemek ve estetik düzelme sağlamak amacıyla cerrahi tedavi seçeneği titizlikle değerlendirilmelidir.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Turan Uslu

Prof. Dr. Turan Uslu

Prof. Dr. Turan USLU, 1962 yılında Ordu - Korgan’da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini 1980 yılında Ordu Lisesi'nde bitirmesinin ardından Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndebaşladığı tıp eğitimini 1987 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1988-1991 yılları arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesinde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı’nda yapmış ve  Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.