Doktorsitesi.com

Skolyoz nedir?

Prof. Dr. Semih Keskil
Prof. Dr. Semih Keskil
30 Ocak 20152047 görüntülenme
Randevu Al
  • Skolyoz, omurganın yana doğru ve rotasyonel olarak üç boyutlu bir şekilde eğilmesiyle karakterize edilen bir yapısal deformitedir.
  • Bu durum kız çocuklarında erkeklere oranla çok daha sık görülmekte ve tedavi edilmediğinde solunum, kalp ve psikolojik sorunlara yol açabilmektedir.
  • Erken tanının kritik olduğu bu süreçte tedavi planı, hastanın yaşına, iskelet olgunluğuna ve eğriliğin derecesine göre bireysel olarak belirlenir.
Skolyoz nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Skolyoz Nedir? Omurga Yapısındaki Deformitenin Tanımı

Skolyoz, tıbbi bir hastalık olmaktan ziyade sağlıklı bir omurga yapısında meydana gelen biçimsel bir şekil bozukluğu ve deformitedir. Normal bir omurga yapısına arkadan bakıldığında düz bir hat görülürken, yandan bakıldığında sırt bölgesinde hafif bir kamburluk (kifoz) ve bel bölgesinde bir çukurluk (lordoz) izlenir. Ancak skolyoz varlığında, omurganın göğüs (torasik) veya bel (lomber) bölgelerinde yana doğru ve rotasyonel üç boyutlu bir eğrilik oluşur.

Bu eğilmeler omurganın sadece tek bir bölgesinde kısıtlı kalabileceği gibi, birden fazla bölgede ve farklı yönlerde de gelişim gösterebilir. Skolyozun ilerlemesini belirleyen en kritik faktör, çocuğun fiziksel gelişim hızıdır. Ayrıca bu durum tek başına görülebileceği gibi, arkadan öne doğru anormal bir eğrilik olan kifoz ile birleşerek kifoskolyoz şeklinde de tezahür edebilir.

Skolyozun Görülme Sıklığı ve Risk Grupları

İstatistiksel verilere göre bu deformite, kız çocuklarında erkeklere oranla çok daha sık görülmektedir. Özellikle 30 dereceyi aşan ileri seviye skolyoz vakaları, adolesan dönemdeki kızlarda erkeklere göre on kat daha fazla saptanmaktadır. Türkiye genelinde 12-14 yaş aralığındaki çocuklarda yapılan taramalar, omurga eğriliklerinin toplumda %2 oranında görüldüğünü ortaya koymaktadır.

Tedavi Edilmeyen Skolyozun Yol Açabileceği Komplikasyonlar

Küçük yaşlarda fark edilmeyen veya tedavi edilmeyen skolyoz, ilerleyen dönemlerde bireyin yaşam kalitesini ciddi şekilde tehdit edebilir. Müdahale edilmeyen vakalarda karşılaşılabilecek olası sorunlar şunlardır:

  • Akciğer ve solunum problemleri
  • Kalp problemleri ve fonksiyonel yeti kayıpları
  • Nadiren, çok ileri deformitelerde omurilik basısı ve felç
  • Ciddi kozmetik ve psikolojik sorunlar

Skolyoz Tedavisi ve Erken Tanının Önemi

Skolyoz tedavisinde temel amaç; kozmetik açıdan düzgün, dengeli ve ağrısız bir omurga yapısı inşa ederek oluşabilecek ek sağlık sorunlarını önlemektir. Erken tanı, eğriliğin henüz küçük derecelerdeyken saptanmasını ve gerekli önlemlerle ilerlemenin durdurulmasını sağlar. Tedavi sürecinde her hasta bireysel olarak değerlendirilmelidir.

Takip ve Gözlem Kriterleri

Hastalığın ilerleme riskini belirleyen ve uzman hekimler tarafından yakından izlenen kritik parametreler şunlardır:

Risk FaktörüAçıklama
YaşSkolyozun küçük yaşta ortaya çıkması risk artışına işaret eder.
İskelet Olgunluğuİskelet gelişiminin hangi aşamada olduğu tedavi planını belirler.
Eğrilik TipiÇift eğriliklerin bulunması ilerleme riski açısından uyarıcıdır.
Eğrilik AçısıAçının fazlalığı müdahale gerekliliğini artırır.

Eğrilik açısı 20 derecenin altında olan ve iskelet gelişimi tamamlanmaya yaklaşan hastalarda genellikle sadece belirli aralıklarla gözlem ve kontrol yeterli olmaktadır. Bu gözlem süreci, hastanın iskelet sistemi gelişimi tamamen durana kadar titizlikle sürdürülür.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Semih Keskil

Prof. Dr. Semih Keskil

Prof. Dr. Semih KESKİL, 1960 yılında Ankara’da doğmuştur. Ankara Atatürk Anadolu Lisesi ve Ankara Fen Lisesi’nde lisans öncesi eğitimlerini bitirdikten sonra Türkiye altıncısı olarak Hacettepe Üniveristesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1984 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 1991 yılında Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.