Doktorsitesi.com

Sjögren Hastaları Neden Bitkin?

Doç. Dr. İsmail Şimşek
Doç. Dr. İsmail Şimşek
28 Aralık 20115223 görüntülenme
Randevu Al
Sjögren Hastaları Neden Bitkin?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sjögren Sendromunda Bitkinlik: Görünmeyen Belirtinin Analizi

Amerikalı yazar Dale Carnegie, yaklaşık yarım asır önce yorgunluğun temel kaynağının fiziksel çalışmadan ziyade endişe, hayal kırıklığı ve dargınlık olduğunu ifade etmiştir. Güncel tıbbi araştırmalar, bu derin gözlemin Sjögren sendromu (SS) hastaları için de bilimsel bir karşılığı olabileceğini göstermektedir. Rheumatology dergisinin Haziran sayısında yayımlanan bir çalışma, SS hastalarında yaşam kalitesini en çok etkileyen unsurlardan biri olan bitkinlik hissinin altında yatan mekanizmaları mercek altına almaktadır.

Sjögren sendromu denildiğinde akla ilk gelen belirtiler genellikle ağız ve göz kuruluğu gibi dış salgı (ekzokrin) bezlerinin fonksiyon bozukluklarıdır. Ancak hastalar üzerinde en az bu belirtiler kadar, hatta bazen daha fazla olumsuz etki yaratan durum yorgunluk ve bitkinlik hissidir. Tıp literatüründe bitkinlik; uyku süresinin artırılmasıyla dahi iyileştirilemeyen, genel bir enerji yokluğu durumu olarak tanımlanmaktadır.

Mevcut Tedavi Yöntemleri ve Karşılaşılan Zorluklar

Sjögren sendromlu hastalarda bitkinlik hissi ve buna eşlik eden gündüz uyuklamaları (daytime sleepiness) oldukça yaygın görülmesine rağmen, bu semptomlara yönelik tedavi seçenekleri günümüzde oldukça sınırlıdır. Geçmişte yapılan ilaç çalışmalarının büyük bir bölümünde bitkinlik ana hedef olarak belirlenmemiştir. Yapılan sınırlı sayıdaki araştırmada ise şu sonuçlar elde edilmiştir:

  • TNF-alfa inhibitörleri gibi iltihap baskılayıcıların bitkinlik üzerinde etkisi saptanmamıştır.
  • Alfa linolenik asit ve DHEA gibi yaklaşımların etkinliği kanıtlanamamıştır.
  • Bu konuda kısmen etkili olduğu gösterilen tek yaklaşım rituksimab tedavisidir.

Bilimsel Araştırma: Bitkinliğin Altında Yatan Faktörler

Theander ve çalışma arkadaşları tarafından yürütülen araştırma, SS hastalarında uyku kalitesini bozan faktörler ile bitkinlik arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Çalışma kapsamında 81 Sjögren sendromu hastası ile yaş ve cinsiyet açısından benzer özelliklere sahip 59 sağlıklı birey karşılaştırılmıştır. Araştırmada; bitkinlik, uyku kalitesi, depresyon ve anksiyete (endişe, kaygı hali) gibi durumları ölçmek için güvenirliği test edilmiş özel anketler kullanılmıştır.

ParametreSjögren Sendromu HastalarıSağlıklı Kontrol Grubu
Bitkinlik Görülme Oranı%40Daha Düşük
Gündüz Uyuklaması Oranı%15Daha Düşük

Bitkinliğin Temel Kaynağı: Gece Ağrısı ve Anksiyete

Yapılan regresyon analizleri sonucunda, Sjögren sendromlu hastalarda bitkinlik hissinden sorumlu olan temel faktörler gece ağrısı ve anksiyete olarak belirlenmiştir. İlginç bir bulgu olarak, hastaların %53'ünde görülen gece tuvalete kalkma durumunun bitkinlik üzerinde belirleyici bir etkisi olmadığı saptanmıştır. Buna karşın, hastaların sadece %19'unda görülen gece ağrısının, anksiyete ile birleştiğinde bitkinliğin en önemli tetikleyicisi olduğu ortaya konmuştur.

Bu veriler ışığında, Sjögren sendromu yönetiminde sadece kuruluğa odaklanmak yerine, gece ağrısı ve anksiyete tedavisine ağırlık verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu faktörlerin iyileştirilmesi, hastaların yaşam kalitesini bozan kronik bitkinlik problemine daha kalıcı çözümler sunabilir. Gelecekte yapılacak klinik çalışmaların, bu faktörlerin düzeltilmesinin bitkinlik üzerindeki doğrudan etkisini doğrulaması beklenmektedir.

Etiketler

Sjögren romatizma

Yazar Hakkında

Doç. Dr. İsmail Şimşek

Doç. Dr. İsmail Şimşek

Doç. Dr. İsmail ŞİMŞEK, 1970 yılında İzmir'in Bornova ilçesinde doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini İzmir'de, liseyi ise Kayseri Fen Lisesi'nde tamamlamıştır. 1987 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır. 1996 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi İç Hastalıkları Anabilim Dalı'nda ihtisasına başlamıştır. 2000 yılında İç Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.