Sinüzit Nedir?!
- Sinüzit, süresine göre akut, subakut ve kronik olarak sınıflandırılan, sıklıkla viral enfeksiyonlar veya alerjik rinit tetiklemesiyle oluşan bir sinüs inflamasyonudur.
- Tanı genellikle 10-14 günü aşan belirtiler veya yüksek ateş gibi klinik kriterlere dayanırken, görüntüleme yöntemleri sadece komplikasyon şüphesi olan veya kronik vakalarda tercih edilir.
- Tedavide temel yaklaşım uygun dozda antibiyotik kullanımıdır; bunun yanında burun yıkamaları iyileşmeyi desteklerken, rutin antihistaminik kullanımı önerilmemektedir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Sinüzit (Rinosinüzit) Nedir? Tanımı ve Sınıflandırılması
Sinüzit, paranazal sinüslerin viral, alerjik veya bakteriyel nedenlerle ortaya çıkan inflamasyonu olarak tanımlanmaktadır. Sinüzite eşlik eden inflamasyon süreci burun mukozasını da doğrudan etkilediği için, tıbbi literatürde rinosinüzit terimi, özellikle akut bakteriyel sinüzit (ABS) durumunu tanımlamak için daha doğru bir ifade kabul edilir.
Hastalığın süresine ve tekrarlama sıklığına göre sinüzit şu şekilde sınıflandırılmaktadır:
- Akut Bakteriyel Sinüzit (ABS): Belirtilerin 10 günden uzun sürmesi ve 30. günden önce iyileşmesi durumudur.
- Subakut Bakteriyel Sinüzit: Belirtilerin 4 ile 12 hafta arasında devam etmesi halidir.
- Kronik Sinüzit: Şikayetlerin 90 gün veya daha uzun sürmesi durumudur.
- Rekürran Akut Bakteriyel Sinüzit: En az 10 günlük belirtisiz dönemlerle tekrarlayan ABS ataklarını ifade eder.
Sinüzit Nedenleri ve Risk Faktörleri
Pediatri polikliniklerinde en sık karşılaşılan vakalar arasında yer alan viral üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) ve alerjik rinit, sinüzit gelişimini kolaylaştıran en temel faktörlerdir. Bakteriyel sinüzit vakalarının %80’inde viral rinosinüzit, %20’sinde ise alerjik rinit tetikleyici rol oynamaktadır. Çocuklar yılda ortalama 6-8 kez viral ÜSYE geçirmekte ve bu vakaların %5-10’unda ABS komplikasyonu gelişmektedir.
Komplike olmayan bir viral ÜSYE tablosunda ateş, halsizlik ve boğaz ağrısı gibi belirtiler genellikle 3-8 gün içinde kaybolur. Ancak burun akıntısı, öksürük ve burun tıkanıklığı gibi semptomlar hastaların %10’unda 14 günü aşabilmektedir. Burun akıntısının rengi veya kıvamı, enfeksiyonun viral mi yoksa bakteriyel mi olduğunu ayırt etmek için tek başına yeterli bir kriter değildir.
Sinüslerin Anatomik Yapısı ve Oluşma Mekanizması
Paranazal sinüslerin gelişimi anne karnında başlar; maksiller ve etmoid sinüsler doğumda mevcuttur. Maksiller sinüslerin drenajı, çıkış yollarının konumu nedeniyle yerçekimine bağlıdır. Sfenoid sinüsler genellikle 5 yaşında havalanırken, frontal sinüsler 5-8 yaşları arasında gelişimini tamamlar. Sinüslerin sağlıklı işleyişi için ostiumların açık kalması, siliyer aparatın normal fonksiyonu ve salgı kalitesi kritik öneme sahiptir.
Sinüslerde enfeksiyona zemin hazırlayan temel durumlar şunlardır:
- Sinüs ostiumunun tıkanması (mukozal ödem veya mekanik nedenlerle),
- Siliya (titrek tüyler) sayısının veya fonksiyonunun azalması,
- Mukus salgısının viskozitesindeki (kıvamındaki) artış.
Kronik Sinüzit Patogenezi ve İnflamasyon Süreci
Kronik sinüzit gelişiminde alerjik inflamasyon ve mukoza epitel fonksiyonunun bozulması merkezi bir rol oynar. Epitel hücreleri; IL-8, IL-6 ve RANTES gibi çeşitli sitokinlerin yapımından sorumludur. İnflamasyonun uzun sürmesi, epitelde kalınlaşmaya ve Goblet hücresi hiperplazisine neden olur. Ayrıca, sinüslerde antibakteriyel koruma sağlayan nitrik oksit yapımının azalması bakteri kolonizasyonunu kolaylaştırır.
Büyük çocuklarda ve erişkinlerde, eozinofillerin ve T-lenfositlerin baskın olduğu enfeksiyon dışı inflamasyonlar, kronik hiperplastik sinüzit-nazal polip sendromu (KHS-NS) olarak görülebilir. Bu hastaların yarısında astım veya alerjik rinit eşlik etmekte, yüksek serum IgE seviyeleri saptanmaktadır.
Sinüzit Etkenleri: Bakteriyel ve Viral Mikroorganizmalar
Akut ve subakut sinüzitte en sık rastlanan bakteriyel etkenler şunlardır:
| Mikroorganizma | Görülme Sıklığı |
|---|---|
| Streptococcus pneumoniae | %30 - %40 |
| Haemophilus influenzae | %20 |
| Moraxella catarrhalis | %20 |
Bu bakterilerin yanı sıra adenovirüs, influenza ve rinovirüs gibi viral etkenler de vakaların %10’unda görülmektedir. Kronik sinüzit vakalarında ise bu etkenlere ek olarak Staphylococcus aureus ve anaerobik bakteriler tabloya dahil olabilmektedir. Özellikle daha önce antibiyotik kullanmış hastalarda penisiline dirençli pnömokok görülme riski artmaktadır.
Sinüzit Tanısı: Klinik Kriterler ve Görüntüleme Yöntemleri
ABS tanısında altın standart sinüs aspirasyonunda bakteri üretilmesi olsa da, bu yöntem çocuklar için rutin önerilmez. Tanı genellikle şu klinik kriterlere dayanır:
- Sebat Eden Belirtiler: 10-14 günden uzun süren burun akıntısı ve gündüz öksürüğü.
- Şiddetli Belirtiler: 39°C üzeri yüksek ateş ve 3-4 gün süren pürülan (iltihaplı) burun akıntısı.
Fizik muayene ve radyolojik yöntemler her zaman yardımcı olmayabilir. Özellikle 6 yaş altı çocuklarda sinüs röntgeni yanıltıcı olabilir. Bilgisayarlı Tomografi (BT); sadece komplikasyon şüphesi, cerrahi planlama veya tedaviye yanıt vermeyen kronik vakalarda tercih edilmelidir.
Antibiyotik Tedavisi ve Uygulama Esasları
ABS tedavisinde gereksiz antibiyotik kullanımını önlemek için belirtilerin şiddeti ve süresi baz alınmalıdır. Düşük riskli hastalarda amoksisilin (45 mg/kg/gün) ilk seçenek olarak tercih edilir. Ancak aşağıdaki risk faktörleri varsa yüksek doz amoksisilin-klavulanik asit (80-90 mg/kg/gün) önerilir:
- Kreş veya anaokuluna devam etmek,
- Son 3 ay içinde antibiyotik kullanmış olmak,
- 2 yaşından küçük olmak.
Penisilin alerjisi durumunda sefuroksim, sefpodoksim veya makrolid grubu (klaritromisin, azitromisin) ilaçlar kullanılabilir. Tedavi süresi genellikle 10-14 gün olarak uygulanır veya belirtiler kaybolduktan sonra 7 gün daha devam edilir.
Yardımcı (Adjuvan) Tedavi Yöntemleri
Sinüzit tedavisinde antibiyotiklere ek olarak uygulanan yardımcı yöntemlerin etkinliği şu şekildedir:
- Serum Fizyolojik (SF): Burun yıkamaları salgıları sulandırır ve iyileşme oranını artırır.
- İntranazal Steroidler: Özellikle alerjik zemini olan çocuklarda belirtilerde orta derecede iyileşme sağlayabilir.
- Dekonjestanlar ve Antihistaminikler: Sinüzit tedavisinde rutin kullanımları önerilmez; antihistaminikler salgı kıvamını artırarak drenajı bozabilir.
- Mukolitikler: Kronik vakalarda yararlı olabilir ancak akut sinüzitte etkinlikleri kanıtlanmamıştır.

