Sınırlar ve disiplin
Sınırlar ve disiplin

Sınırlar, çocuğun kendisini emniyette hissederek hareket edebileceği alanı belirlemesine yardımcı olur. Her çocuk, kendisini ve çevresini tanıma, keşfetme çabası içindedir. Bu süreçte çocuk, ailesinin davranışlarını gözlemler, neden-sonuç ilişkisi kurabilmek için denemeler yapar. Yaptiğı davranışların sonuçlarını görmek ister. Ailesi ve çevresinin davranışlarını gözlemleyerek öğrenmeye çalışır. Anne babaların koyacağı sınırlar çocuğu güvende hissettirir.

Disiplin, istenilen davranışların öğrenilmesi ve alışkanlıkların edinilmesini sağlamak için kullanılır. Çocuğun doğru ile yanlışı ayırt edebilmesini, kendi kendini kontrol edebilmesini, okulda ve dış dünyada başarılı bir yaşam sürdürebilmesini sağlayacak bilgi ve kuralları öğrenmesine yardımcı olur. Disiplin, davranışı yönlendirmeyi amaçlamaktadır. Sınır koyma ve disiplin ailenin tutumlarıyla çok ilişkilidir. Çizilen sınırlar anlaşılır, net ve tutarlı olduğu sürece, çocuğun kuralları anlaması ve uygulaması kolay olacaktır. Çocuğun uygun yaşam becerileri geliştirebilmesi ve sorumluluk sahibi olabilmesi için dengeli sınırlara ihtiyacı vardır. Sınırlar sayesinde çocuğun sorumluluk duygusu gelişir. Çizdiğimiz sınırların geniş ve belirsiz olması, bir anlamda sınır olmaması anlamına gelir. Sınır konmayan çocuk; kendi sınırının nerede başladığını ve nerede biteceğini öğrenemez, başkalarının hakkına saygı gösteremez, sorumluluk almakta zorlanır.

Sınırlar çok katı ve değiştirilemez olduğu zaman, çocuğun kişiliği bastırılmış olur. Bu tarz ailelerde çocuklara yeni yollar deneme ve araştırma için gereken özgürlük verilmemekte ve öğrenme için gereken zemin engellenmektedir. Aşırı disiplin çocuğun korku ve öfke duymasına neden olur. Kuralların bazen esnetilebilir olması gerekir. Esneklik ve hoşgörü, çocukta kabul ve sevgi kavramlarını geliştirir. Sevgi ve saygı kavramları aileden taklit yoluyla model alınarak öğrenilir.

Çocukların kabul gördükleri, sevildikleri ortamda kuralları kabul etmeleri kolaylaşır. Fiziksel veya sözel şiddet kullanarak çocuklar kuralları öğrenemezler. Bu yöntemler kısa dönemde hızlı sonuç veriyor gibi gözükse de uzun dönemde kalıcı zararlar doğurabilir. Fiziksel cezalar, utanç ve umutsuzluk duyguları yükleyerek çocuğun kendisine olan saygısını yitirmesine, saldırgan davranmasına, güç kullanarak istediklerini elde edebilmesine neden olur. Çocuğun yaptığı yanlış davranış karşısında anne-babanın bağırması, azarlaması, aşağılaması çocuğun özgüveninin azalmasına neden olur. Ailenin kullandığı “Tembel”,“sorumsuz”, “asi”, “inatçi” gibi olumsuz sifatlar, onun negatif özelliklerini geliştirir. Sevilen ve kişiliğine saygı duyulan çocuk başkalarını sever ve onlara saygı duyar. Çocuğun kuralları, sınırları ve disiplini öğrenmesi için deneyimlemeye ve davranışlarının sonucunu yaşamaya ihtiyacı vardır. Çocuğun olumlu ile olumsuz davranış arasındaki farkı öğrenebilmesinde ödül ve ceza sistemi yardımcı olur. Ödül ve ceza yöntemi, rüşvet ve tehdit ile aileler tarafından çok karıştırılır. Tehdit ve rüşvet daha çok şartlı cümleleri içerir. Örneğin; rüşvet: ödevini yaparsan TV izleyebilirsin, tehdit: ödevini yapmazsan TV izleyemezsin ‘gibi çocuğu koşullandıran kelimeler içerir.

Ödül, çocuğun pozitif davranışını fark etmek, övücü sözler kullanmak, olumlu yüz ifadesinde bulunmak ve ona pozitif geri bildirim vermektir. Örneğin; “Aferin, ellerini yikadin”, “dersini çok güzel bitirdiğini farkettim, odanı düzenli topladığını görüyorum,” gibi sözler, yaptığı iyi davranışların pekişmesini sağlar. Ceza ise çocuğun sevdiği şeylerden mahrum edililip, ilgi kaybı yaşamasıdır. Çocuk bu sayede davranışının sonucunu yaşanmış olur ve öğrenme gerçekleşmeye başlar. Odanı vaktinden önce topladığından daha fazla oyun oynama zamanın oldu veya negatif davranışta bulunduğunda’ ödevini geç bitirdiğinden oyun oynamaya vaktin kalmadı vb. örneklerinde olduğu gibi çocuk davranışlarının doğal sonuçlarını yaşarak olumlu ve olumsuz davranışların arasındaki farkları öğrenmeye başlar. Ödül ve ceza öğrenmenin bir sonucu olarak kullanıldığında ve yapılan bir işin hemen arkasından uygulandığında etkili olur.

Ödül ve ceza uygulanırken ailede tutarlılık olmalıdır. Annenin cezalandırdığı davranışı baba ödüllendirmemelidir. Örneğin çocuk kötü söz söylediğinde anne çocuğa kızıyor ve bu şekilde konuşmasından hoşlanmadığını belirtiyor olmasına rağmen baba gülüyor ve ‘benim oğlum erkek oldu da küfür etmeye başladı gibi ifadeler kullanıyorsa çocuk hangi davranışın doğru olduğunu ayırt edemez ve duruma göre hareket eder, annesinin ve babasının yanında farklı davranış sergiler. Ama ebeveynlerde tutarlılık olursa ve aynı duruma farklı tutumlar sergilenmezlerse çocuk hangi davranışın yanlış olduğunu bilir ve çelişki yaşamaz. Sınırları öğretirken çocuğun pazarlık yapmasına izin vermemek gerekir. Ağlamak, bağırmak ve vurmak gibi negatif davranışlar ile çocuk kazanç elde etmemelidir. Ağlayan çocuğun istediğini yapmak veya istediğini almak, hatalı davranışı görmezden gelmek olumsuz davranışların pekişmesine neden olur. Olumsuz davranışların nedeni araştırılmalıdır çünkü her davranışın arkasında bir ihtiyaç, amaç veya sorun yatar.

Sınır Nasıl Konmalıdır?

 Sınırlar bebeklikten itibaren konmalı ve yaş ilerledikçe yeniden düzenlenmelidir.

 Sınırlara uymanın önemi çocuklara net ifade edilmelidir.

 Sınırlar gerektiğinde değişebilir ve esnek olmalıdır.

 Amaca yönelik sınırlar konmalıdır. Sınır koyacağım diye her şeye “hayır” denmemeli ve hayır’ dedikten sonra geri dönüş yapılmamalıdır.

 Çizilen sınırlar tutarlı olarak uygulanmalıdır. Sınırların çiğnenebilir olduğunu öğrenen çocuğun her ortamda sınırları zorlaması kaçınılmazdır.

 Ceza vermek yerine seçenek sunun. Markette sürekli koşan ve sizi dinlemeyen bir çocuğa, ‘ marketin içinde yürüme veya alışveriş arabasının içinde oturma seçeneklerini sunabilirsiniz.

 Cezalandırmak yerine ‘ bu davranışından hoşlanmadığınızı ve kızdığınızı belirtin.

 Çocuğa hatalarını nasıl telafi edebileceğini gösterin.

 Çocuğa neyi yapamayacağı açıklanırken buna karşılık neleri yapabileceğini de belirtilin.

 Çocuk, olumlu davranışta bulunduktan sonra pozitif geribildirim veya ekstra oyun vakti, ilgi kazansın. Negatif davranışta bulunduktan sonra ise ilgi kaybı veya ceza alsın örneğin; eşyasını kaybettiyse kendi harçlığından para biriktirsin ve zaman içinde kaybettiğini kazansın böylece davranışının sonucunu yaşamış olur.

 Çocuklara öğüt vermektense davranışlarınızla örnek bir model olun. Anne babanın ortak tutumu, genel duruşu ve davranışları en iyi sınır belirleyicisidir.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!