Doktorsitesi.com

SİNİR SIKIŞMASI VE TEDAVİSİ KARPAL TÜNEL SENDROMU

Uzm. Dr. Nurten Küçükçakır
Uzm. Dr. Nurten Küçükçakır
15 Aralık 2020572 görüntülenme
Randevu Al
SİNİR SIKIŞMASI VE TEDAVİSİ KARPAL TÜNEL SENDROMU
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sinir Sıkışması Nedir?

Normal koşullarda vücudumuzdaki duyu ve hareket özelliklerinin uyum içinde çalışması, kolların, bacakların, el ve ayakların tüm hareketlerini kusursuz bir biçimde gerçekleştirmesini sağlar. Ancak bazı durumlarda, el ve ayak kaslarına giden sinirler geçtikleri ince kanallarda basıya uğrayabilir. Bu durum tıp literatüründe sinir sıkışması olarak tanımlanır ve çeşitli fonksiyonel kayıplara yol açabilir.

Sinir sıkışmaları arasında klinik olarak en sık karşılaşılan tür Karpal Tünel Sendromu'dur. El bileği ile birlikte el parmaklarını doğrudan etkileyen bu rahatsızlık, yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir. Özellikle meslek gereği ellerini yoğun kullanan bireylerde ve ev hanımlarında görülme sıklığı oldukça yüksektir.

Karpal Tünel ve Tarsal Tünel Sendromu

Karpal Tünel Sendromu, elin ilk dört parmağına giden median sinirin el bileği hizasında sıkışmasıyla karakterize bir rahatsızlıktır. Benzer bir mekanizma ayak bölgesinde de görülebilmektedir. Özellikle sivri burunlu, yüksek topuklu ayakkabı tercih edenlerde veya ağır işlerde çalışanlarda ayak bileği ve parmaklarında gelişen bu duruma ise Tarsal Tünel Sendromu adı verilir.

Sinir Sıkışması Belirtileri Nelerdir?

Sinir sıkışmasının en ayırt edici belirtisi, hastayı gece uykusundan uyandıracak kadar şiddetli olan el uyuşmalarıdır. Hastalığın seyri sırasında görülen temel semptomlar şunlardır:

  • Gece uykudan uyandıran şiddetli uyuşma hissi.
  • Elleri silkeleyerek rahatlama ihtiyacı.
  • Zamanla el parmaklarında meydana gelen kuvvet kaybı.
  • Elde tutulan eşyaların istemsizce düşürülmeye başlanması.
  • Ayak bileği ve parmaklarında benzer uyuşma ve ağrı şikayetleri.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Sinir sıkışması şikayetiyle başvuran hastalarda öncelikle detaylı bir fizik muayene gerçekleştirilir. Kesin tanının konulabilmesi için EMG (Elektromiyografi) adı verilen hassas bir sistemle sinir iletilerinin ölçülmesi zorunludur. Bu inceleme, sinirdeki hasarın boyutunu ve sıkışmanın seviyesini net bir şekilde ortaya koyar.

Sinir Sıkışması Tedavi Seçenekleri

Tedavi planı, sinirdeki hasarın derecesine ve hastanın kuvvet kaybı yaşayıp yaşamadığına göre belirlenir. Henüz ilerlememiş vakalarda öncelikle konservatif (cerrahi dışı) yöntemler tercih edilir.

Fizik Tedavi ve İlaç Tedavisi

Kuvvet kaybı gelişmemiş olgularda tıbbi tedavilerle birlikte fizik tedavi yöntemlerine başvurulur. Elin istirahatini sağlamak amacıyla uygun bir atel kullanımı önerilir ve gerekli durumlarda enjeksiyon tedavileri uygulanır. İyileşme sürecini hızlandırmak için kullanılan başlıca fizik tedavi yöntemleri şunlardır:

Uygulanan YöntemTedavi Amacı
Su TedavisiBölgesel rahatlama ve dolaşımı artırma
Ultrason ve LazerDoku iyileşmesini hızlandırma
Parafin BanyosuYüzeyel sıcaklık ile esneklik sağlama
Manyetik AlanSinir rejenerasyonunu destekleme

Cerrahi Müdahale ve Rehabilitasyon

İlerlemiş vakalarda, sinir üzerindeki baskıyı kaldırmak amacıyla cerrahi yöntemlere başvurulur. Ameliyat ile el veya ayak bileğindeki kanal rahatlatılarak sinirin serbest kalması sağlanır. Operasyon sonrası süreç şu şekilde ilerler:

  1. Fizik Tedavi Programı: Ameliyat sonrası 15-20 seanslık bir rehabilitasyon programı uygulanır.
  2. Kas Güçlendirme: Eklem sertliklerinin giderilmesi ve zayıflayan kasların güçlendirilmesi hedeflenir.
  3. Eğitim ve Önlem: Rahatsızlığın tekrarlamaması için mesleki faktörler düzenlenir.
  4. Egzersiz: El ve ayağın doğru kullanımı üzerine eğitimler verilerek özel egzersiz programları planlanır.

Etiketler

Karpal tünelSinir sıkışmasısinir sikişmasi karpal tünel sendromu uyuşma

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Nurten Küçükçakır

Uzm. Dr. Nurten Küçükçakır

Uzm.Dr. Nurten Küçükçakır, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak 2006 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, yine aynı fakültede yapmış ve 2012 yılında Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.