Doktorsitesi.com

SEVGİ BAĞIMLISI MISINIZ ?

Aile Danışmanı Ekrem Çulfa
Aile Danışmanı Ekrem Çulfa
8 Ocak 20142650 görüntülenme
Randevu Al
Romantik komedi filmlerinde, çoğu zaman hayatı yolunda gitmeyen ya da çok sıkıcı olan bir kişinin yaşamına biri girer ve bir beyaz atlı prens edasıyla bir anda bir sihir olmuş gibi tüm sıkıntılarından kurtulur ve artık çok mutlu olur. Kim böyle bir senaryoyu düşlemez ki ! Peki filmleri bırakıp etrafımıza bakalım. Tüm şarkılar aşktan bahsediyor, tüm dizileraşkla ilgili ve dahası tüm arkadaşlarımız aşk muhabbeti yapıyor. Etrafımız bu kadar aşkla dolu ve aşk duygusu bu kadar yüceltiliyor iken bir sevgilisinin olmaması kişi için oldukça sorun yaratabiliyor. Bazı kişiler bu sorunu yaşamlarındaki tüm problemlerinin nedeni olarak merkeze yerleştirince beraberinde olumsuz duygular yaşamaktadırlar.
SEVGİ BAĞIMLISI MISINIZ ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sevgi Bağımlılığı: Bir İhtiyaç mı, Yoksa Duygusal Bir Esaret mi?

Romantik komedi filmlerinde genellikle hayatı yolunda gitmeyen karakterlerin yaşamına birinin girmesiyle tüm sorunların sihirli bir şekilde çözüldüğü teması işlenir. Popüler kültürün bir parçası olan şarkılar, diziler ve sosyal çevre etkileşimleri, aşk duygusunu sürekli yücelterek bireyler üzerinde baskı oluşturabilmektedir. Bu durum, bir partneri olmayan kişilerin kendilerini eksik hissetmelerine ve sevgi bağımlılığı geliştirmelerine zemin hazırlamaktadır.

Sevgi bağımlısı olan bireyler, hayatlarında biri olmadığında kendilerini oldukça huzursuz ve rahatsız hissederler. Onlar için bir ilişki içerisinde olmak bir seçenekten ziyade, hayati bir ihtiyaç olarak algılanır. Bu bakış açısı, kişinin yaşamındaki tüm problemleri bir partnerin yokluğuna bağlamasına ve beraberinde ciddi olumsuz duygular yaşamasına neden olur.

Sevgi Bağımlılığında İşlevsel Olmayan Düşünce Kalıpları

Sevgi bağımlılığı yaşayan kişilerin zihinlerinden sıklıkla gerçekçi olmayan ve mutluluğu dışsal bir faktöre bağlayan düşünceler geçer. Bu işlevsel olmayan düşünceler şunlardır:

  • "Bir sevgilimin olmaması beni acınası biri yapar."
  • "Bir sevgilim yoksa herhangi bir aktiviteye katılmamın anlamı yok."
  • "Keyif alabilmem için mutlaka başkalarına ihtiyacım var."
  • "Ancak bir sevgilim olduğunda gerçekten mutlu olabilirim."

Bu düşünce yapısı; üzüntü, çökünlük, hayal kırıklığı ve kızgınlık gibi duyguları tetikler. Yalnız kalma korkusu nedeniyle bireyler, kendilerine uygun olmayan veya kendilerine kötü davranan kişilerle ilişki sürdürme eğilimi gösterirler.

Bağımlı İlişkilerin Temel Özellikleri

Sevgi bağımlılığına dayalı ilişkilerde bireyler, sosyal destek sistemleri olan aile ve arkadaş çevresinden uzaklaşarak sadece partnerlerine odaklanırlar. Karşı tarafın gitmesini engellemek adına kendi tercihlerinden vazgeçip sürekli uyum sağlarlar. Aşağıdaki tabloda bağımlı ilişki yapısının karakteristik özellikleri yer almaktadır:

Bağımlı İlişki ÖzellikleriDuygusal ve Davranışsal Boyut
Enerji DüzeyiKendilerini sürekli tükenmiş hissederler.
SınırlarBenlik sınırları net değildir, bireysel gelişim kısıtlıdır.
KorkularTerk edilmekten, bilinmeyenden ve değişiklikten korkarlar.
EtkileşimPsikolojik oyunlar ve güç oyunları sergilerler.
BeklentilerKoşulsuz sevilmeyi beklerken, sadece karşılık almak üzere verirler.
YakınlıkYakınlığı hem arzularlar hem de yakınlık kurmaktan korkarlar.

Sevgi Bağımlılığını Yenmek İçin Stratejiler

Bu döngüden kurtulmak ve daha sağlıklı bir ruh haline sahip olmak için belirli adımlar atılması gerekmektedir. Sevgi bağımlılığını yenmek için şu öneriler dikkate alınmalıdır:

  1. Avantaj ve Dezavantaj Analizi: Bu durumun size sağladığı faydaları ve sizden götürdüğü zararları not alın.
  2. Bireysel Aktiviteler: Bir başkasına ihtiyaç duymadan tek başınıza yapabileceğiniz etkinliklere katılın.
  3. Yalnızlık Testi: Yalnızken keyif alabileceğiniz şeylerin listesini yapın ve bunları deneyimleyerek kendinizi test edin.
  4. Yalnızlığın Avantajları: Yalnız olmanın getirdiği pozitif durumlar üzerine odaklanın.
  5. İhtiyaç Sorgulaması: Neden bir sevgiliye ihtiyaç duyduğunuzu ve o kişinin size sağladığı desteği kendi kendinize verip veremeyeceğinizi analiz edin.
  6. Başarı Listesi: Kendi başınıza elde ettiğiniz başarıları listeleyerek öz yeterliliğinizi fark edin.
  7. Dil Kalıplarını Değiştirme: "İhtiyacım var" şeklindeki zorunluluk ifadelerini, daha sağlıklı olan "tercih ediyorum" ifadesine dönüştürmeye çalışın.

Etiketler

Bağımlılık belirtileriBağımlılık tedavisiBağımlılık sebepleriÇift terapisi nedirAldatılan erkekAldatan erkeklerEvlilik terapistiÇocuk psikiatrisiEvlilik danışmanıSevgi bağımlılığı neden olurSevgiye bağımlılık belirtileriSevgiye bağımlı olmanın zararlarıSevgi bağımlılığı nasıl değişiraldatan kadınekrem çulfadr ekrem çulfaprof dr ekrem çulfa

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Ekrem Çulfa

Aile Danışmanı Ekrem Çulfa

1981 Yılında Afyon Şuhut İsali köyü ilkokulundan dereceyle mezun oldum. Daha sonra Kocaeli Gölcük Ortaokulunu 1. ci olarak tamamladıktan sonra 1987 yılında İzmit Lisesini bitirdim. 1993 yılında ODTÜ Eğitim Fakültesinden başarıyla mezun olduktan sonra 1993-1998 yılllarında Özbekistanda Pedagoji & Matematik Fakültelerinde Doktora yaptım. 1998-2001 yıllarında Kırgızistanda Uluslararası ve Ulusal Üniversitelerde Dekan, Rektör Vekili, Bölüm başkanı, Doçent ve Prof olarak çalıştım. Daha sonra 2001-2005 yıllarında Uluslararası Türkmen Türk Üniversitesinde Rektör danışmanı, Bölüm başkanı,Araştırma Merkezi Müdürü olarak çalıştım. Daha sonra 724 Psikolojik Pedagojik Danışmanlık Merkezini bir çok akademisyen, eğitimci, yaşam koçu, psikolog, pedagog ve psikiyatrist arkadaşımla beraber kurdum. 2005-2011 yılları arasında İstanbuldaki Üniversitelerde ders anlaşmalı öğretim üyeliği yaptım. 2008 yılında devam etmekte olan  Pedagoji-Psikoloji doktoramı bitirdim. Uzun yıllardır özel olarak öğrenci koçluğu, yaşam koçluğu, eğitim koçluğu, kariyer koçluğu, aile koçluğu ve psikolojik-pedagojik danışmanlık yapmaktayım. Mylife My Life Psikoloji ve Danışmanlık Merkezi'nde Pazar günleri dahil danışan kabul etmekteyim.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.