Doktorsitesi.com

Sevdiklerini Kaybeden Kişilerle Nasıl Konuşmalıyız?

Klinik Psikolog Yaşar Emre Ertürk
Klinik Psikolog Yaşar Emre Ertürk
17 Aralık 2020155 görüntülenme
Randevu Al
Sevdiklerini Kaybeden Kişilerle Nasıl Konuşmalıyız?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ölüm Kaygısı ve Toplumsal Travmalarla Yüzleşmek

Son dönemde dünya genelinde yaşanan Covid-19 salgını, ülkemizi derinden sarsan deprem felaketleri ve aldığımız şehit haberleri, ölüm kaygısı ile sevdiklerimizi kaybetme korkusunu kontrol edilemez bir seviyeye taşımıştır. Ölüm, her insanın eninde sonunda yüzleşmek zorunda kalacağı evrensel bir gerçekliktir. İnsanlığın en derin kaygısı olan bu durumu çoğu zaman görmezden gelsek de, toplumsal olaylar bu gerçeği tekrar gündemimize taşımaktadır.

Normal şartlarda psikolojik savunma mekanizmaları bizi bu ağır gerçeklikten korumaktadır. Ancak üst üste gelen kayıplar, bu mekanizmaların zayıflamasına ve ölüm gerçeğiyle çıplak bir şekilde yüzleşmemize neden olmuştur. Bu zorlu süreçte toplumsal dayanışma ve acıyı paylaşmak her zamankinden daha kritik bir hale gelmiştir. Ancak, sevdiğini kaybeden birine destek olmak sanıldığı kadar kolay bir süreç değildir.

Yas Sürecinde Kaçınılması Gereken Hatalı Söylemler

Bir yakını vefat eden kişiyi teselli etmek isterken, bazen iyi niyetle söylenen sözler karşı tarafta daha derin yaralar açabilmektedir. Kişinin acısını yaşamasına engel olan ve üzerinde baskı kuran klişe cümlelerden mutlaka kaçınılmalıdır. Bu tür ifadeler, yas tutan kişinin duygularını bastırmasına ve süreci daha zor atlatmasına neden olur.

Uzak durulması gereken bazı hatalı yaklaşımlar şunlardır:

  • "Sen güçlü bir insansın, dik durmalısın."
  • "Erkekler ağlamaz, metanetli ol."
  • "Çok acı çekiyordu, belki de böylesi onun için daha iyi oldu."
  • "Acının ilacı zamandır, zamanla geçecek."
  • "Artık evin reisi sensin, sorumlulukların var."
  • "Hadi biraz başka şeylerden bahsedelim, kafan dağılsın."
  • "Allah daha beterinden saklasın, en azından diğer yakınların hayatta."

Bu ve benzeri ifadeler, kişinin yaşadığı yas sürecini anlamlandırmak yerine ona yeni sorumluluklar yükler ve duygusal bir yük oluşturur.

Yas Tutan Birine Nasıl Yaklaşılmalı?

Sevdiğini kaybeden birine destek olurken en önemli kural, o kişinin yaşadığı duruma ve duygularına saygı göstermektir. Her bireyin yas tutma biçimi ve süresi kendine özeldir. Bu nedenle, kişiyi başkalarıyla kıyaslamaktan veya kendi deneyimlerinizden örnekler vermekten kaçınmalısınız.

Duyguların Normalleşmesini Sağlayın

Yas tutan kişinin hissettiği acı, öfke, üzüntü veya çaresizlik gibi duyguların son derece normal olduğunu ona hissettirin. Yasın uzun bir yolculuk olduğunu unutmayın; üzerinden aylar geçse bile kişinin hala üzgün olması bir sorun değildir. Eğer kişi "Neden hala böyleyim?" diye sorguluyorsa, ona özlem duymasının ve yokluğun getirdiği acıyı yaşamasının doğal bir süreç olduğunu hatırlatın.

Yasın Aşamalarına İzin Verin

Sağlıklı bir yas süreci; inkar, acı, öfke ve depresyon gibi çeşitli aşamaları içinde barındırır. Kişinin bu duyguları yaşamasına ve dışa vurmasına izin verilmelidir. Onu sürekli kontrol altında tutmak yerine, ihtiyaç duyduğu her an yanında olacağınızı hissettirmek en büyük destektir. Güven veren bir duruş sergilediğinizde, kişi hazır olduğunda zaten size yönelecek ve desteğinizi talep edecektir.

Dikkat Edilmesi GerekenlerKaçınılması Gerekenler
Duygularını ifade etmesine alan tanıyınDuygularını bastırması için baskı yapmayın
Yanında olduğunuzu hissettirinSürekli tavsiye vererek yormayın
Sürecin kişiye özel olduğunu kabul edinBaşkalarının yas süreciyle kıyaslamayın
Sabırlı ve anlayışlı olunKısa sürede iyileşmesini beklemeyin

Etiketler

Yas evreleriYas tutmaKaybetme korkusuÖlüm anksiyetesiÖlüme karşı verilen tepkiÖlüme alışma sürecicovid-19

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Yaşar Emre Ertürk

Klinik Psikolog Yaşar Emre Ertürk

İstanbul Medeniyet Üniversitesi ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ortak Klinik Psikoloji Doktora Programına (%100 burslu) devam etmekte olan Uzman Psikolog Yaşar Emre Ertürk, 2015 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi Psikoloji bölümünü (%100 burslu) Bölüm ve Fakülteler Birincisi olarak  bitirmiştir. Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde (%100 Burslu) tamamlamıştır. Yüksek Lisans ve doktora eğitiminde Bilişsel Davranışçı Terapi süpervizyon sürecini Prof. Dr. Haşim Ercan Özmen ile tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.