Doktorsitesi.com

Servikal Spondiloz

Prof. Dr. Mehmet Aydoğan
Prof. Dr. Mehmet Aydoğan
11 Nisan 2016258 görüntülenme
Randevu Al
  • Servikal spondiloz, yaşlanmaya bağlı olarak boyun omurlarındaki disk ve eklemlerin bozulmasıyla ortaya çıkan, sinir sıkışması ve omurilik hasarına yol açabilen dejeneratif bir hastalıktır.
  • Hastalık boyun ağrısı, kollarda uyuşukluk, güç kaybı ve yürüme güçlüğü gibi belirtilerle kendini gösterirken; tanısı nörolojik muayene, MR ve BT gibi görüntüleme yöntemleriyle konur.
  • Tedavi sürecinde öncelikle ilaç, fizik tedavi ve boyunluk gibi cerrahi dışı yöntemler tercih edilirken, nörolojik kayıpların arttığı şiddetli vakalarda cerrahi müdahale uygulanır.
Servikal Spondiloz
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Servikal Spondiloz Nedir? Tanımı ve Genel Özellikleri

Servikal spondiloz, yaşlanmaya bağlı olarak boyun bölgesindeki eklemlerin ve disklerin yapısal bozulmaya uğramasıyla karakterize, halk arasında boyun kireçlenmesi olarak da bilinen kronik bir hastalıktır. Genellikle 40 yaş üzerindeki bireylerde görülen bu durum, yaşın ilerlemesiyle birlikte progresyon (ilerleme) gösteren dejeneratif bir süreçtir. Hastalık temel olarak boyun omurlarının en hareketli olduğu C4-C5, C5-C6 ve C6-C7 seviyelerinde yoğunlaşır.

Her iki cinsiyette de eşit oranda görülen bu rahatsızlık, erkeklerde kadınlara kıyasla daha erken yaşlarda ortaya çıkma eğilimindedir. Yaşlanma süreciyle birlikte omurgayı oluşturan kemik ve kıkırdak dokularda meydana gelen dejenerasyon, bazen osteofit adı verilen düzensiz kemik çıkıntılarının oluşmasına yol açar. Birçok kişide radyolojik bulgu olarak saptansa da her zaman klinik bir şikayete neden olmayabilir.

Servikal Spondilozun Nörolojik Etkileri

Bu hastalıkta omurilikten çıkan sinirlerin bası altında kalması, radikülopati olarak adlandırılan klinik tabloyu oluşturur. Ayrıca, oluşan kemik çıkıntılarının omurga kanalını daraltarak omuriliği doğrudan sıkıştırması sonucunda myelopati (omurilik zedelenmesi) gelişebilir. Özellikle trafik kazaları veya yüksekten düşme gibi travmalar, daha önce belirti vermeyen vakalarda omurilik hasarını aniden tetikleyebilir.

Servikal Spondiloz Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın klinik tablosu, basının şiddetine ve etkilenen sinir köklerine göre değişiklik gösterir. En sık karşılaşılan bulgular şunlardır:

  • Gergin ve ağrılı bir boyun yapısı
  • Omuz ve kollara yayılan şiddetli ağrılar
  • El, kol, ayak ve bacaklarda uyuşukluk ve karıncalanma hissi
  • Ekstremitelerde (kollarda ve bacaklarda) belirgin güçsüzlük
  • Koordinasyon kaybı ve yürüme güçlüğü
  • Derin tendon reflekslerinde anormallikler
  • İleri seviyelerde idrar ve gaita inkontinansı (kaçırma) veya retansiyonu (yapamama)

Risk Faktörleri ve Doktora Başvurma Zamanı

Servikal spondiloz gelişiminde rol oynayan temel risk faktörleri; yaşlanma, tekrarlayan minör travmalar ve geçirilmiş majör travmalardır (trafik kazası, düşme vb.). Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır:

  1. Mevcut ağrı kesici tedavilere rağmen ağrıda azalma olmaması
  2. Ağrının şiddetinin giderek artması
  3. Kollarda veya bacaklarda güç kaybı ve uyuşukluk başlaması

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Tanı süreci, hastanın şikayetlerinin dinlenmesi ve detaylı bir nörolojik muayene ile başlar. Muayene sırasında refleksler, kas gücü, duyu kaybı ve boyun hareketlerindeki kısıtlılıklar titizlikle değerlendirilir. Kesin teşhis için aşağıdaki radyolojik görüntüleme yöntemlerinden faydalanılır:

  • Servikal Direkt Grafi (Röntgen): Kemik yapının genel durumu incelenir.
  • Servikal Bilgisayarlı Tomografi (BT): Kemik çıkıntılar ve kanal darlığı detaylandırılır.
  • Servikal Manyetik Rezonans (MR): Omurilik, sinir kökleri ve disk fıtıklaşmaları en net şekilde görüntülenir.

Servikal Spondiloz Tedavi Seçenekleri

Tedavi planı, hastanın klinik durumunun ciddiyetine göre konservatif (cerrahi dışı) veya cerrahi olarak iki ana başlıkta değerlendirilir.

1. Cerrahi Olmayan (Konservatif) Tedaviler

  • Boyunluk Kullanımı: Boyun hareketlerini kısıtlayarak sinir irritasyonunu azaltır.
  • İlaç Tedavisi: Non-steroid antiinflamatuar ilaçlar, ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler.
  • Fizik Tedavi: Boyun kaslarını güçlendirici özel egzersiz programları.
  • Enjeksiyonlar: Faset eklemlerine uygulanan kortikosteroid ve lokal anestezik işlemler.

2. Cerrahi Tedavi Yöntemleri

Medikal tedavilerin yetersiz kaldığı, ağrının geçmediği veya nörolojik kayıpların arttığı durumlarda cerrahi müdahale planlanır. Uygulanan yöntemler şunlardır:

YöntemUygulama ŞekliAmaç
Anterior YaklaşımBoynun ön kısmından yapılan kesi ile uygulanır.Fıtıklaşmış diskin veya kemik çıkıntıların (korpektomi) temizlenmesi.
Posterior YaklaşımBoynun arka kısmından yapılan müdahaledir.Omurga kanalının laminektomi ile rahatlatılması ve gerekirse vida ile stabilizasyon.

Cerrahi Girişimin Olası Riskleri

Her cerrahi operasyonda olduğu gibi, bu girişimlerin de belirli riskleri bulunmaktadır. Bunlar arasında enfeksiyon, kanama, beyin-omurilik sıvısı (BOS) kaçağına yol açabilecek zar (dura) yırtılması ve uzun süreli hareketsizliğe bağlı gelişebilecek derin ven trombozu yer almaktadır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mehmet Aydoğan

Prof. Dr. Mehmet Aydoğan

Doç. Dr. Mehmet AYDOĞAN, 1 Eylül 1972 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini bitirdikten sonra 1990 yılında Ege Üniversitesi Tıp fakültesinde tıp eğitimine başlamıştır. 1996 yılında eğitimini tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. 2000 yılında Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Asistan Doktor olarak görev yapmaya başlamıştır. 2004 yılında ise ihtisasını tamamlayarak Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.