Doktorsitesi.com

Sertleşme Sorunu Nedir? Nedenleri Nelerdir? Teşhisi Nasıl Konulur?

Prof. Dr. Abdullah Armağan
Prof. Dr. Abdullah Armağan
21 Şubat 2019246 görüntülenme
Randevu Al
Sertleşme Sorunu Nedir? Nedenleri Nelerdir? Teşhisi Nasıl Konulur?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sertleşme Sorunu (Erektil Disfonksiyon) Nedir?

Sertleşme sorunu, tıbbi literatürde ereksiyon sorunu, iktidarsızlık veya impotans olarak da adlandırılmaktadır. Bu durum, bir erkeğin cinsel performans için gerekli olan penil ereksiyonu (sertleşmeyi) sürekli ya da tekrarlayan şekilde sağlayamaması veya koruyamaması olarak tanımlanır. Klinik verilere göre, tüm yaş grupları değerlendirildiğinde hafif, orta ve şiddetli olmak üzere erkeklerin yaklaşık %31 oranında bu sorunla karşılaştığı görülmektedir. Bu istatistik, kabaca her üç erkekten birinin sertleşme bozukluğu yaşadığını ortaya koymaktadır.

Sertleşme Bozukluğunun Temel Nedenleri

Sertleşme sorunu birçok farklı fiziksel ve sistemik etkene bağlı olarak gelişebilir. Hastalığın teşhisinde bu nedenlerin doğru belirlenmesi kritik öneme sahiptir. Başlıca sertleşme bozukluğu nedenleri şunlardır:

  • İlerleyen yaş faktörü,
  • Şeker hastalığı (Diyabet) ve hipertansiyon,
  • Hipertroidi gibi hormonal düzensizlikler,
  • Düzenli kullanılan bazı ilaçlar,
  • Geçirilmiş cerrahi operasyonlar,
  • Beyin ve omurilik hastalıkları.

Teşhis ve Tanı Süreçleri

Doğru bir tedavi planı oluşturulabilmesi için kapsamlı bir tanı süreci gereklidir. Uzman bir hekim tarafından yapılacak fizik muayene ve laboratuvar araştırmaları sürecin ilk adımını oluşturur. Gerekli görüldüğü takdirde, damarsal yapıları incelemek amacıyla penil Doppler ultrasonografi uygulanır. Daha ileri vakalarda ise penil kavernozometri ve anjiografi gibi ileri tetkiklere başvurulabilir.

Sertleşme Sorununda Tedavi Alternatifleri

Tedavide temel yaklaşım, öncelikle altta yatan ve tedavi edilebilir bir hastalık varsa onun iyileştirilmesidir. Eğer bu müdahalelere rağmen yeterli sertleşme elde edilemiyorsa, aşağıdaki tıbbi tedavi yöntemleri uygulanır:

1. Ağız Yoluyla Alınan İlaçlar

Tıbbi tedavide ilk tercih; sildenafil, vardenafil, avanafil ve tadalafil gibi ağız yoluyla alınan ilaçlardır. Hafif ve orta şiddetteki vakalarda oldukça etkili olan bu ilaçlarda hasta memnuniyeti %80 seviyelerine ulaşmaktadır. Ancak bu ilaçların kullanımıyla birlikte şu yan etkiler görülebilir:

Yan Etki TürüBelirtiler
Yaygın Yan EtkilerBaş ağrısı, yüzde kızarma, burun tıkanıklığı
Diğer Yan EtkilerKas ağrıları, mide ve bağırsak sorunları

2. Penis İçi Enjeksiyon Tedavisi

Ağızdan alınan ilaçların yetersiz kaldığı durumlarda penis içi enjeksiyon tedavisine geçilir. Bu yöntemde önce bir test dozu uygulanır; olumlu yanıt alınması durumunda hastaya ikili veya üçlü karışımlar (bimix, trimix) ile kendi kendine uygulama yapması öğretilir. İlişkiden 15 dakika önce yapılan bu iğne, uyarı sonucu sertleşme sağlar. En önemli yan etkisi, penisin 4 saatten fazla sert kalması durumu olan priapizmdir; bu durum acil tıbbi müdahale gerektirir.

3. ESWT, PRP ve Alternatif Yöntemler

Enjeksiyon tedavilerini tercih etmeyen veya tolere edemeyen hastalar için ESWT (Şok Dalga Tedavisi) ve PRP gibi alternatif tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.

4. Cerrahi Tedavi: Penil Protez (Mutluluk Çubuğu)

Diğer tüm tedavi yöntemlerinden sonuç alınamadığı durumlarda uygulanan son nokta cerrahi müdahaledir. Penil protez (mutluluk çubuğu) uygulaması, geri dönüşü olmayan ancak sonuçları bakımından hem hasta hem de partner için oldukça yüz güldürücü bir yöntemdir. Bu cerrahi işlemin ardından sağlanan memnuniyet oranı %90'ın üzerindedir.

Etiketler

Sertleşme bozukluğuSertleşmeSertleşme yetersizliğiSertleşme sorunu

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Abdullah Armağan

Prof. Dr. Abdullah Armağan

Prof.Dr Abdullah Armağan, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başlamış olduğu lisans eğitimini başarı ile tamamlayarak 1992 yılında Tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayıp 2002 yılında Üroloji Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.