Doktorsitesi.com

Selülitlere karşı savaş açın

Uzm. Dyt. Osetya Batıbay
Uzm. Dyt. Osetya Batıbay
17 Ekim 2017191 görüntülenme
Randevu Al
Selülitlere karşı savaş açın
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Selülit Nedir ve Nasıl Oluşur?

Kadınların en sık karşılaştığı estetik sorunların başında gelen selülit, vücuttaki dolaşım bozukluğu ile başlayan biyolojik bir süreçtir. Dolaşım sistemindeki aksamalar sonucunda damar duvarlarından sızan serum, doku aralıklarında birikerek doku ödemine yol açar. Bu ödem, kan ve yağ hücreleri arasındaki iletişimi bozarak yağ hücrelerinin metabolizmasını olumsuz etkilerken, aynı zamanda bağ dokusunun sertleşmesine neden olur.

Sürecin ilerlemesiyle birlikte, elastikliğini kaybeden fibröz bantlarla çevrili, aşırı büyümüş yağ dokusu hücrelerinden oluşan nodüller meydana gelir. Bu nodüller, deri yüzeyinde halk arasında portakal kabuğu görüntüsü olarak bilinen yapının temel sorumlusudur. Zamanla nodüllerin birbirine yapışmasıyla daha büyük yapılar oluşur ve cilt kapitone bir görünüm alarak belirgin bir selülit problemi haline gelir.

Selülit Dereceleri ve Türleri

Araştırmalar, kadınların %95’inde farklı seviyelerde selülit bulunduğunu göstermektedir. Selülit, gelişim sürecine göre dört farklı dereceye ayrılır:

  • 1. Derece: Hiçbir pozisyonda veya cilt sıkıştırıldığında dahi gözle görülmeyen başlangıç aşaması.
  • 2. Derece: Sadece cilt elle sıkıştırıldığında ortaya çıkan selülit.
  • 3. Derece: Ayaktayken belirgin olan ancak yatay pozisyonda kaybolan selülit.
  • 4. Derece: Her pozisyonda ve her durumda gözle net bir şekilde görülebilen selülit.

Selülit Oluşumuna Neden Olan Temel Faktörler

Selülit oluşum mekanizması her kadında benzer olsa da, ortaya çıkış nedenleri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bu süreci tetikleyen başlıca unsurlar şunlardır:

1. Yanlış Beslenme Alışkanlıkları

Sık sık kilo alıp vermek, cildin elastikiyetini kaybetmesine ve gevşemesine neden olarak selülit oluşumuna zemin hazırlar. Beslenme hataları, selülitin en temel nedenleri arasında yer alır.

2. Yaşam Biçimi ve Alışkanlıklar

Yoğun kahve ve sigara tüketimi ile stresli bir yaşam tarzı selüliti tetikler. Sağlıklı gıdalar tüketmek, düzenli egzersiz yapmak ve kötü alışkanlıklardan uzak durmak, korunma sürecinde kritik rol oynar.

3. Hormonal Etkiler

Östrojen, insülin, tiroit ve prolaktin gibi hormonlar selülit sürecini doğrudan etkiler. Özellikle östrojenin yağ depolama üzerindeki etkisi, kadın vücudunu gebelik ve emzirmeye hazırlayan doğal bir süreç olsa da selülit açısından dezavantaj oluşturur.

4. Genetik Yatkınlık

Ailede, özellikle anne tarafında selülit öyküsü olması riski artırır. Metabolizma hızı, deri altı yağ dağılımı ve kan dolaşımı kapasitesi gibi faktörler genetik mirasla ilişkilidir.

5. Yaşlanma Süreci

Yaş ilerledikçe cildin dış tabakası incelir ve esnekliğini kaybeder. Yer çekiminin etkisiyle sarkan cilt, alt tabakadaki yağ dokusunun yüzeye daha yakın görünmesine ve selülitin belirginleşmesine neden olur.

6. Vücuttaki Fazla Yağ Oranı

Vücuttaki yağ oranı arttıkça, bu yağın dokularda birikme ihtimali de artar. Kişi zayıf görünse bile vücut yağ oranının yüksek olması selülit oluşumu için yeterli bir sebeptir.

Selülitten Korunmada Egzersizin Önemi

Selülit tedavisinde ve korunma yollarında düzenli egzersiz vazgeçilmezdir. Fiziksel aktivite, dolaşımı hızlandırarak protein atıklarının bölgeden uzaklaşmasını sağlar ve kas yapısını güçlendirir.

  • En Etkili Egzersizler: Yürüyüş ve yüzme.
  • Sıklık: Haftada en az 3 gün, minimum 45 dakika.
  • Dikkat Edilmesi Gerekenler: Egzersizler açık havada, sabah veya akşam serinliğinde yapılmalıdır; aşırı sıcaklar kas kramplarına yol açabilir.

Selülit Önleyici Beslenme Stratejileri

Diyet programları selüliti tamamen yok etmese de, oluşumunu engellemek ve ilerlemesini durdurmak için en güçlü destekçidir. Bu süreçte bol su tüketimi (günde en az 2 litre), toksinlerin atılması ve kan basıncının düzenlenmesi için hayati önem taşır.

Selülit Tedavisinde Kullanılan Başlıca Gıdalar

BesinFaydası
SuKan dolaşımını düzenler ve ödem oluşumunu engeller.
AnanasBozuk kollajen dokuyu parçalar, yağ depolanmasını önler.
Keten TohumuOmega-3 içeriğiyle kollajen yıkımını önler, dolaşımı rahatlatır.
Yeşil ÇayYağ yakımını hızlandırır ve ödem atıcı özellik gösterir.
BalıkOmega-3 ile kan damarlarını genişleterek akışı iyileştirir.
ZencefilKan dolaşımını ve akımını doğrudan rahatlatır.
C Vitamini Kaynakları(Kivi, Portakal, Biber) Bağ dokusunu ve kollajen yapımını güçlendirir.

Selülit Diyeti İçin Altın Öneriler

  • Şekerli içecekleri ve rafine karbonhidratları hayatınızdan çıkarın.
  • Tuz tüketimini minimum seviyeye indirin.
  • Kafein, sigara ve alkolden uzak durun.
  • Az az ve sık beslenme düzenine geçin.
  • Her gün mutlaka C vitamini içeren taze besinler tüketin.

Örnek Selülit Diyeti Menüsü

Kahvaltı:

  • 1 bardak yağsız süt
  • 6 yemek kaşığı müsli
  • 1 orta boy portakal veya 7-8 adet çilek

Kuşluk:

  • 2 tam ceviz içi veya 10 adet fındık/badem

Öğle:

  • 120 gr (4 köfte kadar) ızgara, haşlama veya fırın et (tavuk veya balık)
  • Yağsız, bol limonlu mevsim salatası
  • 1 dilim tam buğday veya çavdar ekmeği

İkindi:

  • 1 kase meyveli yoğurt
  • 1 tatlı kaşığı keten tohumu

Akşam:

  • 8 yemek kaşığı zeytinyağlı kereviz
  • 1 kase light yoğurt
  • Yağsız, bol limonlu salata
  • 1 dilim tam buğday veya çavdar ekmeği

Gece:

  • 2 dilim taze ananas

Etiketler

Selülitlerden kurtulmakDoğru beslenmeSelülit için beslenme önerileriSelülit nasıl oluşur

Yazar Hakkında

Uzm. Dyt. Osetya Batıbay

Uzm. Dyt. Osetya Batıbay

Dyt. Osetya BATIBAY, 1990 yılında Ankara'da doğmuştur. 2008 Yılında Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nü kazanmıştır. Üniversite eğitimi boyunca İstanbul’da çeşitli kamu ve özel hastanelerde staj yapmış, 2013 yılında ise,  “Dünya’da Doğurganlık Çağındaki Kadınlarda Demir Eksikliği Anemisi” konulu tezini tamamlayarak Beslenme ve Diyet Uzmanı ünvanını almıştır. Lisans hayatının sona ermesinin ardından 2013 Eylül ayında hem Yeditepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’de Beslenme ve Diyetetik yüksek lisansına hem de  Anadolu Sağlık Merkezi’nde (John Hopkins Medicine) diyetisyen olarak görev almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.