Doktorsitesi.com

Selülit neden oluşur?

Uzm. Dr. Ömür Tekeli
Uzm. Dr. Ömür Tekeli
3 Ağustos 2018193 görüntülenme
Randevu Al
  • Selülit, bağ dokusundaki kollajen liflerin rafine karbonhidrat tüketimi ve hormonal faktörler gibi nedenlerle elastikiyetini kaybetmesi sonucu oluşan yapısal bir doku bozulmasıdır.
  • Kadınlarda genetik yatkınlık ve deri altı yağ yapısının farklılığı nedeniyle daha sık görülen bu durum, sadece kilo ile ilgili olmayıp beslenme alışkanlıklarıyla doğrudan ilişkilidir.
  • Tedavide radyofrekans, lazer ve mezoterapi gibi teknolojik yöntemlerin yanı sıra insülin direncini kıran düzenli egzersiz ve dolaşımı hızlandıran masaj uygulamaları kritik rol oynar.
Selülit neden oluşur?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Selülit Nedir ve Neden Oluşur?

Selülit, bağ dokusundaki kollajen liflerin yıllar içerisinde rafine karbonhidratlara maruz kalması ve bunun sonucunda elastikiyetlerini kaybetmeleriyle ortaya çıkan bir durumdur. Cilt altındaki bu yapısal değişim, deri yüzeyinde istenmeyen bir görünüme neden olur. Temelinde yatan doku bozulması, beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzıyla doğrudan ilişkilidir.

Selülit Oluşumunu Tetikleyen Temel Faktörler

Selülit oluşumu tek bir nedene bağlı olmayıp, birçok biyolojik ve çevresel faktörün birleşimiyle meydana gelir. Bu süreci hızlandıran ve belirleyen unsurlar şunlardır:

  • Hormonal Faktörler: Kadınlarda östrojen ve progesteron dengesi selülit oluşumunu kolaylaştırıcı bir rol oynar.
  • Genetik Yatkınlık: Ailesel olarak kalıtılan bağ dokusu yapısı, selülite meyil oluşturmada kritik bir belirleyicidir.
  • Beslenme Hataları: Şeker alımı, düzensiz beslenme ve rafine karbonhidrat tüketimi doku kalitesini bozar.
  • Sıvı Tüketimi: Az su içmek ve yüksek oranda şeker içeren gazlı içeceklerin sık tüketilmesi süreci hızlandırır.
  • Yaşam Tarzı: Kafeinli içeceklerin aşırı tüketimi selülit oluşumuna zemin hazırlayan diğer faktörler arasındadır.

Kadınlarda Selülit Neden Daha Yaygındır?

Kadınların deri altındaki yağ kompartmanları ve bu bölgedeki kollajen lifler, erkeklerden farklı bir mimari yapıya sahiptir. Bu liflerin deriye tutunma noktaları, yağ dokusundaki değişimlerin deri üzerinde çekintilere sebep olabileceği bir kurgudadır. Özellikle kollajen lifler esnekliğini kaybettiğinde, bu çekintiler çok daha belirgin hale gelir.

Kadınların geçirdiği gebelik dönemleri, hızlı kilo alıp verme süreçleri ve dönemsel olarak unlu/şekerli gıdalara duyulan düşkünlük, portakal kabuğu görünümünün en önemli sebepleri arasındadır. Ayrıca bağ dokusunun konfigürasyonu genetik olarak belirlendiği için annesinde selülit olan bireylerde bu durumun görülme ihtimali oldukça yüksektir.

Yaşın ve Kilonun Selülit Üzerindeki Etkisi

Selülit görünümü yaş ilerledikçe artma eğilimi gösterir. Bunun temel sebebi, yaşlanan kollajen liflerin artık kendini yenileme çabası içinde olmamasıdır. Yıllar geçtikçe eskiyen lifler, doku bütünlüğünü koruyamaz ve görünümün kötüleşmesine yol açar.

Sanılanın aksine selülit sadece fazla kilolu bireylerde görülmez. Çok zayıf olmasına rağmen karbonhidrat ağırlıklı beslenen ve kilo almayan kadınlarda da selülit problemiyle sıklıkla karşılaşılmaktadır.

Selülit Tedavisinde Kullanılan Modern Yöntemler

Günümüzde selülit görünümünü azaltmak ve doku kalitesini artırmak için çeşitli non-invaziv (cerrahi olmayan) işlemler uygulanmaktadır. Bu yöntemler teknolojinin sunduğu imkanlarla doku altında iyileşme sağlar.

Yöntem GrubuUygulanan Teknolojiler ve İşlemler
Teknolojik CihazlarMezoterapi, LPG (Vakumlu lenf drenaj), AWT (Ses dalgaları), Focus Ultrason
RadyofrekansVelashape ve Maximus sistemleri
Lazer TedavileriDoku altında ısı etkisiyle yeni kollajen yapımını tetikleyen lazerler
EnjeksiyonlarÇekintili bölgeler için dolgu uygulamaları

Radyofrekans ve Lazer Uygulamaları

Radyofrekans yöntemleri arasında özellikle Velashape ve Maximus, selülit derecesine göre kişiye özel planlanan seanslarla etkili sonuçlar vermektedir. Lazer tedavileri ise doku altında ısı oluşturarak eski kollajenin yıkılmasını ve taze kollajen üretiminin tetiklenmesini sağlar. Bu işlemler dermatologlar veya plastik cerrahlar tarafından farklı kombinasyonlarla uygulanabilir.

Egzersiz ve Kişisel Bakımın Önemi

Egzersiz, selülit ile mücadelede insülin direncini kırarak hayati bir rol oynar. Düzenli fiziksel aktivite, karbonhidrat maruziyetine bağlı hasarları geriye döndüren bir savunma mekanizmasını aktif tutar. Özellikle tüm vücut kaslarını çalıştıran şu sporlar etkilidir:

  1. Kardiyo tipi egzersizler
  2. Yüzme
  3. Dans

Masaj ve Destekleyici İçerikler

Günlük disiplin olarak banyodan sonra kalbe doğru (aşağıdan yukarı) yapılan masajlar dolaşımı hızlandırır. Masaj sırasında kullanılan kremlerin şu etken maddeleri içermesi etkinliği artırır:

  • Fosfatidil kolin
  • Kafein
  • Viniferol
  • Sodyum deoksikolat

Selülit Tedavisinde Liposuction ve Cerrahi

Klasik anlamdaki liposuction uygulamaları artık selülit tedavisinde uygun bir yaklaşım olarak kabul edilmemektedir. İleri düzeydeki selülit vakalarında, deri üzerindeki çekintileri ve bozuklukları gidermek adına uzman eller tarafından gerçekleştirilen özel cerrahi düzeltmelere ihtiyaç duyulabilmektedir.

Etiketler

Selülit tedavisi nasıl yapılırSelülit nasıl geçerSelülit tedavisiSelülitSelülit tedavisi kime uygulanırSelülitlerden kurtulma yoluSelülit geçer miLazer ile selülitSelülit için liposuction

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Ömür Tekeli

Uzm. Dr. Ömür Tekeli

Uzm. Dr. Ömür TEKELİ, 1977 yılında Adana'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2001 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlayarak 2009 yılında Dermatoloji Deri ve Zührevi Hastalıkları uzmanı olmuştur. Uzmanlık süresi boyunca bir çok minimal invaziv girişim yapılan klinikte gönüllü olarak görev almıştır.

Uzm. Dr. Ömür TEKELİ, en saygın dermoskopi kaynak kitaplarından biri olan Temel Dermoskopi kitabının İngilizce'den Türkçe'ye çevirisini yapmış uzmanlık eğitimi sonrası 2 yıl Turhal Devlet Hastanesi'nde mecburi hizmetini tamamlamıştır. Daha sonra Prof. Dr. Onur Erol yönetimindeki Özel M-ONEP Etiler Polikliniği'nde hasta kabulü yapmıştır. Bu klinikte yaklaşık 4 yıl Mesul müdürü olarak, Saltanat Polikliniği'nde Medical Direktör olarak 3 yıla yakın çalışmalarını sürdürmüştür. 2012 Yılında Allergan Medical Academi Berlik programında dünyada alanında uzman doktorlar ile yoğun bir dolgu ve botox eğitim programını başarıyla tamamlamış şu an ise, mesleki çalışmalarına İstanbul'da bulunan özel muayenehanesi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.