Doktorsitesi.com

Şekerden Uzak Dur: Kanserden Obeziteye Kadar...

Uzm. Dr. Hatıra Abbasova
Uzm. Dr. Hatıra Abbasova
28 Kasım 2023114 görüntülenme
Randevu Al
Aşırı şeker tüketimi yalnızca diyabetliler için değil her yaş grubu için risk oluşturuyor. Kontrolsüz tüketilen şeker, tip 2 diyabetten kansere, kalp hastalıklarından obeziteye kadar birçok soruna neden oluyor.
Şekerden Uzak Dur: Kanserden Obeziteye Kadar...
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Şeker Tüketimi ve Sağlık Riskleri: Uzmanından Kritik Uyarılar

Aşırı şeker tüketimi, yalnızca diyabet hastaları için değil, her yaş grubundan birey için ciddi sağlık riskleri barındırmaktadır. Kontrolsüz şeker kullanımının tip 2 diyabet, kanser, kalp hastalıkları ve obezite gibi kronik sorunlara yol açtığını belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Hatıra Abbasova, günlük tüketim sınırlarına dikkat çekiyor.

Vücudun tolere edebileceği şeker miktarı cinsiyete göre değişiklik göstermektedir. Önerilen miktarların aşılması durumunda metabolik süreçler bozulmaya başlar.

CinsiyetGünlük Maksimum Şeker MiktarıKalori KarşılığıYaklaşık Ölçü
Erkekler35 Gram150 Kalori1 Yemek Kaşığı
Kadınlar20 Gram100 Kalori1 Yemek Kaşığından Az

Şekeri Hayatınızdan Çıkarın ve Sağlıklı Karbonhidratlara Yönelin

Şeker tüketiminin mümkün olduğunca minimize edilmesi gerektiğini vurgulayan Abbasova, ana enerji kaynağı olan şekerin yerine sağlıklı karbonhidratların konulmasının doğru bir yaklaşım olacağını ifade ediyor. Bununla birlikte, günlük kalori ihtiyacı ve kan şekeri dengesi sağlandığı takdirde, şeker hastalarının da kontrollü şekilde tatlı tüketebileceği belirtiliyor.

Şeker İsteğiyle Baş Etmenin Yolları: Tarçın Kullanımı

Beyaz şekerden uzak durmak için şeker isteğini doğal yöntemlerle baskılamak önemlidir. Şeker isteğini azaltmanın en etkili yollarından biri tarçın kullanmaktır. Suyun içerisine atılacak bir adet çubuk tarçın, tatlı krizlerini yönetmeye yardımcı olur. Ayrıca, şeker hastaları için tablet veya toz formundaki tatlandırıcılar, şeker yerine kullanılabilecek alternatifler arasında yer alır.

Doğal Şekerlerin Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bitki ve meyvelerde bulunan doğal şekerler, rafine şekerlere göre daha sağlıklı kabul edilse de kalori içerdikleri unutulmamalıdır. Özellikle meyvelerde bulunan fruktoz, vücut tarafından çok hızlı emilir ve sindirilir. Aşırı tüketimi durumunda şu sorunlar gözlemlenebilir:

  • Trigliserid yüksekliği ve yüksek insülin seviyeleri,
  • Karaciğer üzerinde ağır yük ve yağlanma,
  • Obezite riski.

Basit Karbonhidrat İçeren Gıdalar ve Zararları

Sofra şekeri, reçel, bal, pekmez, hazır meyve suları ve hamur işi gibi gıdalar basit karbonhidrat sınıfına girer. Bu besinler kan şekerini hızla yükseltir; diş çürüğü, şişmanlık ve bağırsak hastalıklarına zemin hazırlar.

Şeker Tüketiminin Organlar Üzerindeki Olumsuz Etkileri

Dr. Hatıra Abbasova, şekerin vücut sistemleri ve organlar üzerindeki tahribatını şu şekilde sıralamaktadır:

  • Karaciğer Sağlığı: Beyaz şeker sindirildikten sonra karaciğerde toplanır. Fazlası yağ olarak depolanarak karaciğer yağlanmasına neden olur.
  • Metabolik Riskler: İnsülin direnci gelişen bireylerde; metabolik sendrom, obezite ve kalp damar hastalıkları riski artar.
  • Ağız ve Diş Sağlığı: Hiçbir besin değeri olmayan "boş kalori" kaynağı şeker, ağızdaki bakterileri besleyerek diş çürüklerine yol açar.
  • Kalp Damar Sistemi: Karaciğer yağlanmasına bağlı olarak kandaki kötü kolesterol (LDL) ve trigliserid artar, bu da damar tıkanıklığı ve kalp krizi riskini tetikler.
  • Bağımlılık Etkisi: Şeker, mutluluk hormonu olan serotonin salgılanmasını tetiklediği için keyif verici özelliğiyle bağımlılık yapabilir.
  • Bilişsel Fonksiyonlar: Fazla şeker tüketimi; dikkat eksikliği, konsantrasyon bozukluğu, hafıza kapasitesinde düşüş ve öğrenme geriliğine neden olabilir.

Etiketler

Şeker hastalığıŞekerin zaraları

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Hatıra Abbasova

Uzm. Dr. Hatıra Abbasova

Uzm. Dr. Hatıra Abbasova, Koç Üniversitesi Hastanesi'nde hasta kabulüne devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.