Doktorsitesi.com

Şeker hastalığı ameliyatları şekeri nasıl düzeltir?

Op. Dr. Erol Vural
Op. Dr. Erol Vural
11 Haziran 20151310 görüntülenme
Randevu Al
Şeker hastalığı ameliyatları şekeri nasıl düzeltir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Şeker Hastalığı Ameliyatı: Bir Endokrin Cerrahisi Yaklaşımı

Şeker hastalığı ameliyatları, temelinde bir endokrin cerrahisi işlevi görerek vücuttaki hormonal dengeyi yeniden düzenler. Gerçekleştirilen her cerrahi müdahalenin stratejik bir hormonal hedefi bulunur. Bu müdahaleler sonucunda elde edilen hormonal değişiklikler, vücuttaki insülin etkinliğini artırarak diyabetin kontrol altına alınmasını sağlar.

İnsülin Etkisini Baskılayan Hormonlar ve Cerrahi Müdahale

Vücutta insülinin etkisini sınırlayan sistemin en önemli bileşenleri arasında Resistin, Ghrelin, Kortizol, Glukagon, Adrenalin ve Nor-Adrenalin yer almaktadır. Bu hormonlar, genel işleyiş itibarıyla insüline karşıt etkiler gösterirler. Şeker hastalığı ameliyatı planlanırken, operasyon öncesinde bu hormonların düzeyleri titizlikle kontrol edilir.

Glukagon Hormonu ve İnsülin Direnci

Pankreastaki alfa hücrelerinden salgılanan Glukagon, insülinin tam tersi bir işlev üstlenerek kan şekeri düzeyini yükseltmeye çalışır. Karaciğerde glukoz yapımını artırırken, kas ve yağ dokusunda glukoz kullanımını azaltır. Bu durum, hem karaciğer hem de kas dokusunda oluşan insülin direncinden birinci derecede sorumludur.

İleal İnterpozisyon (şeker hastalığı ameliyatı) sayesinde:

  • Glukagonun karaciğer üzerindeki glukoz artırıcı uyarısı ortadan kaldırılır.
  • Glukagon tarafından tetiklenen insülin direnci yok edilir.
  • Bu olumlu etkiler hem kas hem de yağ dokusunda eş zamanlı olarak görülür.

Resistin: İç Organ Yağlanması ve Metabolik Risk

Resistin, özellikle karın içi organ yağlanmasıyla (viseral yağlanma) birlikte artan ve insülin direncine yol açan kritik bir hormondur. Karaciğer yağlanması arttıkça, karın duvarının arka tarafında (retroperitoneal alan) anormal yağ depoları oluşur. Bu depolardan salgılanan Resistin, yağ dokusundaki insülin direncinden sorumludur.

Şeker hastalığı ameliyatı sonrasında hastalar, bu anormal karın içi yağlanmalardan kurtulur ve Resistin düzeyleri normal seviyelere geriler. Zayıf diyabet hastalarında bile yüksek seyredebilen Resistin düzeyleri, metabolik sendrom ile doğrudan ilişkilidir. Ameliyat sonrası bu düzeylerdeki iyileşme; kolesterol ve tansiyon sorunlarını da ortadan kaldırarak hastaların %95'inin ilaç kullanımını bırakmasını sağlar.

Ghrelin: Açlık Hormonunun Kontrolü

Ghrelin, mide fundus bölgesinden salgılanan ve ana açlık hissini oluşturan hormondur. Şeker hastalığı ameliyatı sırasında midenin fundus kısmının alınmasıyla bu hormonun salgılanması baskılanır. Ameliyat sonrası hastaların yaşadığı uzun süreli tokluk hissinin temel nedeni, Ghrelin seviyelerindeki bu hızlı azalmadır.

İnsülin Etkisini Artıran Hormonlar: İnkretinler

İnce bağırsaklardan salgılanan ve inkretin (veya sekretin) olarak adlandırılan maddeler, insülin üretimini ve aktivitesini artırırken doku direncini azaltır. Metabolik cerrahi açısından en önemli inkretinler GLP-1 ve GIP hormonlarıdır.

GLP-1 Hormonunun Fonksiyonları

İleumdaki "L" hücrelerinden salgılanan GLP-1, sindirilmemiş gıdaların bu bölgeye ulaşmasıyla tetiklenir. Glukagon reseptörlerini bloke ederek bu hormonun negatif etkilerini engeller. GLP-1 hormonunun temel görevleri şunlardır:

  • Pankreastaki beta hücre sayısını ve aktivitesini artırır.
  • İnsülin üretimini teşvik eder ve erken insülin cevabını güçlendirir.
  • Karaciğer, kas ve yağ dokusundaki insülin direncini yok eder.

Not: GLP-1 etkisinin tam olarak görülebilmesi için hastanın pankreasında canlı beta hücresi rezervi bulunmalıdır. Bu nedenle operasyon her Tip 1 Diyabet hastasına uygulanmamaktadır.

GIP ve Anti-İnkretin Mekanizması

Oniki parmak bağırsağından (duodenum) salgılanan GIP, insülin salgısını artırarak direncin kırılmasında rol oynar. Şeker hastalığında GIP etkinliğinin azalması, duodenumdan salgılanan anti-inkretinler ile ilişkilidir. Şeker hastalığı ameliyatı ile gıdanın oniki parmak bağırsağından geçişi engellenerek bu negatif etkili anti-inkretinlerin salgısı azaltılır.

Sonuç ve Klinik Değerlendirme

Hormon TürüAmeliyat Sonrası DeğişimTemel Etki
GlukagonAzalır / Etkisi KırılırKan şekeri dengelenir
ResistinNormal Seviyeye İnerİnsülin direnci ve yağlanma azalır
GhrelinHızla AzalırUzun süreli tokluk hissi oluşur
GLP-1 / GIPEtkinliği Artarİnsülin üretimi ve duyarlılığı artar

Şeker hastalığı ameliyatları, bugün mevcut olan mekanizmalarla Tip 2 Diyabet oluşum süreçlerini doğrudan kontrol altına alan en güçlü tedavi seçeneğidir. Bu yöntemle tedavi olan hastalar, emilim kısıtlaması yaşamadıkları için ömür boyu vitamin ve mineral eksikliği riskiyle karşılaşmadan sağlıklarına kavuşmaktadırlar.

Opr. Dr. Erol VURAL

Etiketler

Şeker hastalığıGastrik bypassGastrik bypass ameliyatıGastrik bypass ameliyatı sonrasıGastrik bypass ameliyatı başarısıŞeker hastalığı oluşumuŞeker hastalığı tedavisiŞeker hastalığı ameliyatıŞeker hastalığı cerrahisiŞeker hastalığı nedenleriTip 2 diyabet nedenleriŞeker hastasıŞeker hastalığında beslenmeTip 2 diabetTip ii diyabette beslenme önerileriTip 2 diyabette beslenmeTip 2 şeker diyetiTip2 hastasıTip2 şeker hastalığıGastric bypassTip2 diyabette nelere dikkat edilmeliTip2 diyabet hastalığı risk grubunda kimler varTip2 diyabetin ameliyat ile tedavisi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Erol Vural

Op. Dr. Erol Vural

Op. Dr. Erol Vural, 1974 yılında Kırşehir'de dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokul eğitimini Kırşehir Cacabey İlköğretim Okulu'nda tamamlayan Dr. Vural lise eğitimini ise Ankara Aydınlıkevler İnönü Anadolu Lisesi' nde aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.