Doktorsitesi.com

Sakroiliak eklem füzyon ameliyatı

Prof. Dr. Semih Keskil
Prof. Dr. Semih Keskil
26 Eylül 2018727 görüntülenme
Randevu Al
Sakroiliak eklem füzyon ameliyatı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bel Ağrısı ve Sakroiliak Eklem İlişkisi

Bel ağrısı, modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve yanlış duruş alışkanlıklarıyla birlikte giderek yaygınlaşan bir sağlık problemidir. İstatistiksel verilere göre, her insan hayatı boyunca en az bir kez bu sorunla karşılaşmaktadır. Her üç kişiden birinde ise ağrılar, profesyonel tedavi gerektirecek kadar şiddetli bir boyuta ulaşmaktadır. Yapılan araştırmalar, bel ağrısı şikayeti olan her dört hastadan birinde temel sorunun sakroiliak eklem kaynaklı olduğunu göstermektedir.

Sakroiliak Eklemin Vücut Mekaniğindeki Rolü

İnsan vücudundaki en kritik eklemlerden biri olan sakroiliak eklem, bireyin dik durmasını sağlayan temel yapıdır. İnsan anatomisini diğer canlılardan ayıran bu özel eklemin rahatsızlıkları, tıp tarihinin başlangıcı sayılan Hipokrat döneminden beri bilinmektedir. Günümüzde her beş kişiden birinde bu eklemle ilgili sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Özellikle bacaklar arasındaki çok küçük uzunluk farkları bile bu bölgede ciddi mekanik problemlere yol açabilmektedir.

Başarısız Bel Cerrahisi Sendromu ve Platin Kullanımı

Son yıllarda omurga cerrahisinde platin kullanımının artması, sakroiliak eklem sorunlarını tetikleyen önemli bir faktör haline gelmiştir. Omurgasına platin yerleştirilen hastaların en az yarısında, operasyondan yaklaşık beş yıl sonra bu eklemde sorunlar gözlemlenmektedir. Başarısız bel cerrahisi sendromu olarak da adlandırılan bu durumda; birden fazla bel ameliyatı geçirmesine rağmen ağrıları dinmeyen hastaların çoğunda asıl odak noktası sakroiliak eklemdir.

Tanı Sürecindeki Zorluklar ve Deneyim Faktörü

Sakroiliak eklem yetmezliğinin teşhis edilmesi, genellikle zorlu bir süreçtir. Bu zorluğun temel nedeni, kısıtlı muayene süreleri içerisinde detaylı bir fiziksel değerlendirmenin yapılamamasıdır. Tanının kesinleştirilmesi için radyolojik incelemeler tek başına yeterli olmamakta, eklem aralığına yapılan özel bir iğne (enjeksiyon) uygulaması gerekmektedir. Bu işlemin başarısı ise doğrudan uygulayıcının klinik deneyimine bağlıdır.

Kapalı Sakroiliak Füzyon Ameliyatı ve Avantajları

Geçmişte bu bölgeye yönelik cerrahi müdahaleler oldukça karmaşık kabul edildiğinden, sakroiliak sorunlar genellikle bel fıtığı ameliyatlarının gölgesinde kalmıştır. Ancak güncel tıp teknolojisi sayesinde sakroiliak füzyon ameliyatı artık kapalı yöntemle gerçekleştirilebilmektedir.

Kapalı ameliyat yönteminin sunduğu temel avantajlar şunlardır:

  • Büyük cilt kesileri yapılmadan operasyon tamamlanır.
  • Kansız bir cerrahi süreç imkanı sunar.
  • Ameliyat riskleri minimuma indirilir.
  • Hasta operasyonun hemen ardından ayağa kalkabilir.
  • Her yedi hastadan birinde işlem iki yanlı (sağlı ve sollu) olarak uygulanabilmektedir.

Türkiye'de Tedavi Süreci ve Ekipman Tedariği

Kapalı sakroiliak ameliyatlarında kullanılan ileri teknoloji aletlerin temini, ülkemizde zaman zaman güçlüklerle karşılaşılabilen bir konudur. Bu özel ekipmanların eksikliği veya ulaşım olanaksızlığı, tedavinin önündeki en büyük engellerden biridir. Ancak bu sorunlar, profesyonel tıbbi cihaz firmaları aracılığıyla aşılabilmekte ve hastaların modern cerrahi yöntemlere erişimi sağlanabilmektedir.

Sakroiliak Eklem Sorunlarına Dair İstatistiklerOran
Bel ağrısı olanlarda sakroiliak sorun görülme sıklığı1/4
Toplum genelinde eklem sorunu görülme sıklığı1/5
Platin ameliyatı sonrası 5. yılda sorun gelişme riski%50
İki yanlı (bilateral) işlem gereksinimi1/7

Etiketler

Sakroiliak eklemSakroilliakSakroiliak eklem mesafesiSakroiliak tomografiSakroiliak tanı ve tedavisi nedir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Semih Keskil

Prof. Dr. Semih Keskil

Prof. Dr. Semih KESKİL, 1960 yılında Ankara’da doğmuştur. Ankara Atatürk Anadolu Lisesi ve Ankara Fen Lisesi’nde lisans öncesi eğitimlerini bitirdikten sonra Türkiye altıncısı olarak Hacettepe Üniveristesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1984 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 1991 yılında Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.