Doktorsitesi.com

SAHUR YAPMAZSAN

Dyt. Fatih Bıçaklar
Dyt. Fatih Bıçaklar
8 Mayıs 2020201 görüntülenme
Randevu Al
  • Sahur, Ramazan boyunca metabolizmayı dengeleyen ve gün boyu ihtiyaç duyulan enerjiyi sağlayan en kritik öğün olarak kahvaltının yerini tutar.
  • Sahurda yumurta, tam tahıllı ürünler ve lifli gıdaların tüketilmesi tokluk süresini uzatırken; aşırı yağlı, tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
  • Su tüketimi sahurda zamana yayılarak yapılmalı ve sindirim sorunlarını önlemek için yemekten hemen sonra uyunmamalıdır.
SAHUR YAPMAZSAN
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ramazan’da Sahur Öğününün Önemi ve Sağlıklı Beslenme

Sağlıklı beslenme süreklilik arz eden bir süreçtir ve bu süreçte kahvaltı, güne enerjik başlamak ve metabolizmayı aktifleştirmek adına kritik bir rol oynar. Ramazan ayı boyunca sahur, orucun kahvaltısı yerine geçerek günün nasıl geçirileceğini belirleyen en temel öğündür. Kutsal Ramazan ayı içerisinde büyük bir öneme sahip olan sahur yemeği, bir aylık kahvaltı düzenimizi temsil etmesine rağmen maalesef en çok ihmal edilen öğünlerin başında gelmektedir.

Sahur Yapmanın Sağlık Üzerindeki Etkileri

Yeterli ve dengeli bir şekilde yapılan sahur, oruç süresince oluşabilecek besin ögeleri eksikliklerini ve olası sağlık problemi risklerini minimize eder. Metabolizmanın sağlıklı ve dengeli çalışmasına doğrudan katkı sağlayarak, Ramazan ayında istenmeyen aşırı kilo alımı veya kilo kaybına karşı güçlü bir set görevi görür. Sahur, insanoğlunu oruca hazırlayan en stratejik öğündür; çünkü gün boyu ihtiyaç duyulan enerji bu öğünde tüketilen besinlerden karşılanır.

Sahur Atlandığında Karşılaşılabilecek Riskler

Sahur öğününün atlanması, vücut üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol açabilmektedir. Bu durumda karşılaşılabilecek başlıca sağlık sorunları şunlardır:

  • Kan şekeri düşüklüğü ve ani tansiyon yükselmesi,
  • Sindirim zorlukları ve mide-bağırsak sisteminde aşırı gaz birikimi,
  • Vücudun susuz kalması (dehidrasyon),
  • Gün içinde yorgunluk, konsantrasyon azalması ve sürekli uyku hali.

Sahurda Ne Yenmeli? Tok Tutan Besin Tercihleri

Sahurda tercih edilen besinler, günün konforunu doğrudan belirler. Hafif bir kahvaltının yanı sıra çorba, salata ve sebze yemeği gibi alternatifler de değerlendirilebilir. Özellikle uzun süre tokluk hissi sağlayan protein kaynakları ve lifli gıdalar sofrada mutlaka yer almalıdır.

Besin GrubuÖnerilen Yiyecekler
Protein KaynaklarıYumurta, yoğurt, kefir, süt, az yağlı peynir
Sağlıklı YağlarÇiğ ve tuzsuz fındık, ceviz, badem
Lifli GıdalarTaze sebze ve meyveler
KarbonhidratlarTam buğday veya çavdar ekmeği

Tam buğday ve çavdar ekmeği gibi sağlıklı karbonhidratlar, kan şekerini dengede tutarak tokluk süresini uzatır. Ayrıca yağlı tohumlar zengin içerikleriyle tokluk hissini desteklerken, lifli gıdalar bağırsak hareketlerini düzenlemeye yardımcı olur.

Uzak Durulması Gereken Besinler ve Yanlış Alışkanlıklar

Bazı besin tercihleri günün çok daha zor geçmesine neden olabilir. Özellikle susama hissini artıran ve sindirimi zorlaştıran şu gıdalardan uzak durulmalıdır:

  • Kızartma ve kavurma türü aşırı yağlı yiyecekler,
  • Salam, sosis, sucuk gibi şarküteri ürünleri,
  • Çok baharatlı ve aşırı tuzlu besinler.

Doğru Su Tüketimi ve Sahur Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Su tüketimi, sahurun en kritik bileşenlerinden biridir. Bir seferde 3-4 bardak su içmek yerine, bu miktarı 15-30 dakika aralıklarla azar azar tüketmek emilimi artırır. Birden içilen su, vücut tarafından kullanılmadan böbrekler aracılığıyla hızla dışarı atılır. Oruç tutulmayan süre zarfında günlük toplam 10-12 bardak su tüketimine özen gösterilmelidir.

Son olarak, sahurdan hemen sonra uyumak; hazımsızlık ve reflü gibi mide sorunlarını tetikleyebilir. Bu nedenle sahurun sabaha en yakın saatte yapılması ve mümkünse yemekten en az bir saat sonra yatılması veya doğrudan güne başlanması sağlık açısından daha uygundur.

Etiketler

Metabolizma hızıSağlıklı beslenmeMetabolizmaTansiyonuzun süren açlıksahur yapmaksahur yapmamak

Yazar Hakkında

Dyt. Fatih Bıçaklar

Dyt. Fatih Bıçaklar

Diyetisyen Fatih BIÇAKLAR 1996 yılında Bursa’nın Karacabey ilçesinde doğmuştur. İlk,orta ve lise eğitimini Karacabey’de tamamlamıştır. Stajlarını 2014 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde, 2017 yılında Özel Medicabil Hastanesi’nde, ve son olarak Özel Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nde tamamlamıştır. Dönem içinde Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Muğla Toplum Sağlığı Merkezi ve çeşitli Aile Sağlık Merkezleri’nde bire bir hastalarla ilgilenerek tıbbi beslenme tedavileri uygulamıştır. 2018 yılında Sporcu Beslenmesi eğitimi almış olup 2018 yılında mezun olmuştur. 2019 yılı içerisinde hastalarını daha iyi anlayabilmek ve daha sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturmak için İstanbul NLP Akademi’de uzun bir süre eğitim görüp Yaşam Koçluğu mesleğini de Diyetisyenlik mesleğinin yanına eklemiştir. Şu anda Bursa, Diyetisyen Fatih Bıçaklar Kliniği'nde Hastalıklarda Beslenme, Gebelik-Emzirme Döneminde Beslenme, Çocukluk-Ergenlik Döneminde Beslenme, İşçi Beslenmesi, Menopozda Beslenme, Sporcu Beslenmesi alanlarında çalışmalarına devam etmektedir. Ek olarak sağlıklı beslenmenin her alanda yayılmasına ve bunu anlatmayı da hedef olarak kendisine adayan Fatih Bıçaklar, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve BESAŞ A.Ş kapsamında düzenlenen ''Diyetisyen Annem'' projesinde 2019 Aralık ayından beri eğitmen diyetisyen olarak görev yapmaktadır. Ayrıca çeşitli site ve medya kanallarında yazarlık yapmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.