Doktorsitesi.com

Ruminasyon (Rumination) Kavramı Nedir?

Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu
Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu
6 Eylül 2016269 görüntülenme
Randevu Al
Ruminasyon (Rumination) Kavramı Nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ruminasyon Nedir? Zihinsel Geviş Getirmenin Tanımı

Zihninizde sürekli dönüp duran, bir türlü kurtulamadığınız düşüncelerle baş etmekte zorlandığınız oldu mu? Literatürde ruminasyon olarak adlandırılan bu durum, çoğu birey için tanıdık bir zihinsel süreçtir. Kökeni Latince "Rumen" kelimesinden gelen bu kavram, biyolojik olarak geviş getiren hayvanların mide yapısını ifade etse de psikolojide zihinsel geviş getirme olarak tanımlanmaktadır.

  1. yüzyıldan itibaren Batı dillerinde hem fiziksel geviş getirme hem de düşüncelerin tekrarlayıcı bir şekilde zihinde dönmesi anlamında kullanılan bu terim, modern psikiyatri pratiğinde önemli bir yer tutar. İlk kez 1960 yılında Ingram tarafından obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) çalışmalarında, kompülsiyon olmaksızın sadece düşünce düzeyindeki patolojiyi tanımlamak için kullanılmıştır.

Ruminasyonun Tarihsel ve Bilimsel Gelişimi

1970’li yıllarda post-travmatik stres bozukluğu (PTSB) üzerine yapılan araştırmalar, kavramın kapsamını genişletmiştir. Araştırmacılar, kişinin eylemlerini engelleyen ve kontrol edilmesi zor olan bu süreci zorlayıcı/girici ruminasyon (intrusive rumination) olarak adlandırmışlardır. Bu süreç, genellikle bastırılması zorlu bir çaba gerektiren istemsiz düşünceler bütünüdür.

Farklı bilim insanları ruminasyonu şu şekilde kategorize etmiştir:

  • Klinger: Olumsuz içerikli zihinsel uğraş ve aşırı genelleştirilmiş endişe formu.
  • Depresyon Araştırmacıları: Kişinin depresyon belirtilerine, bu belirtilerin sebep ve sonuçlarına odaklandığı edilgen bir düşünme biçimi.
  • Genel Tanım: Sorun çözmeye katkı sağlamayan, tekrarlayıcı ve yıpratıcı bir zihinsel döngü.

Ruminasyon ve Depresyon Arasındaki Kritik İlişki

Yapılan araştırmalar, ruminatif düşüncelerin problem çözme becerisine katkı sağlamadığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Özellikle depresyon dönemlerinde görülen ruminasyon, oldukça acı verici ve kronikleşme eğilimindedir. Depresif semptomlara odaklanmak, bu belirtilerin şiddetini ve süresini artırarak tablonun ağırlaşmasına neden olur.

Ruminasyonun Depresyon Üzerindeki EtkileriSonuçlar
Semptom OdaklılıkBelirtilerin kronikleşmesi ve şiddetlenmesi
Duygudurum DöngüsüDepresif dönemlerin uzaması
Başa Çıkma YetersizliğiSağlıklı bireylerde bile depresif dönem riskinin artması

Ruminatif Bireylerin Düşünce Yapısı ve Karamsarlık

Ruminatif düşünce biçimi, bireyin geçmişi ve geleceği değerlendirme aşamasında ciddi bilişsel çarpıtmalara yol açar. Bu bireyler geçmişlerini değerlendirirken olumsuz anıları daha sık hatırlar ve başarılarını küçümseme eğilimi gösterirler. Hataların genelleştirilmesi ve gelecek hakkındaki umutsuzluk, depresyonun anahtar kavramları arasında yer alır.

Bu bireylerde temel motivasyon aslında bir çözüm bulmaktır; ancak yöntem hatalıdır. Ruminasyonu bir başa çıkma stratejisi olarak görseler de kendilerine karşı eleştirel ve suçlayıcı tutumları nedeniyle çözüme yönelik harekete geçme isteğini kaybederler. Keyif verici aktivitelerin hüzünlü ruh halini dağıtacağını bilseler dahi, katılım motivasyonları oldukça düşüktür.

Sosyal İlişkiler ve Risk Faktörleri

Kronik ruminasyon sadece bireysel değil, kişilerarası ilişkilerde de bozulmalara yol açar. Bu süreç, sosyal ilişkilerde bağışlama ve affetme tutumunu azaltırken, öç alma eğilimini artırabilir. Ruminasyon yapan bireylerin en hassas olduğu konular şunlardır:

  1. Endişe: Geleceğe dair durdurulamayan kaygılar.
  2. Belirsizlik: Net olmayan durumlar karşısında duyulan huzursuzluk.
  3. Kontrol: Önemli durumlar üzerindeki kontrol kaybı hissi.

Ruminasyona Eğilimi Artıran Durumlar

Araştırmalar, ruminasyonun belirli demografik ve çevresel faktörlerle ilişkili olduğunu göstermektedir. Kadınlarda ruminatif düşünce eğilimi erkeklere oranla daha belirgindir. Ayrıca, düşük gelir düzeyi, sorunlu evlilikler, iş yaşamındaki memnuniyetsizlik ve yas süreci gibi kronik stresörler bu eğilimi tetikler.

Gelişimsel açıdan bakıldığında ise; çocukların sorunlarla baş etmesine izin vermeyen, müdahaleci ve yargılayıcı anne tutumlarının ruminasyonun zeminini hazırladığı iddia edilmektedir. Ayrıca, bu düşünce döngüsüne sahip bireylerde alkol ve madde kötüye kullanımı daha sık gözlenmektedir.

Etiketler

ObsesyonSabri burhanoğluRuminasyon nedirRuminasyon ne anlama gelirRuminasyon tedavisi

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu

Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu

Yard. Doç. Dr. Sabri Burhanoğlu, tıp eğitimini 1996 yılında başladığı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde 2002 yılında tamamlamış ve ardından aynı yıl Londra King's College Hospital, Luminal Gastroenterology Unitesinde gözlemci olarak görev yapmıştır. Uzmanlık eğitimine ise 2003 yılında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Genel Cerrahi bölümünde başlamış ancak bu alandaki eğitimini kendi isteği ile yarıda bırakmış ve 2004 yılında azi Üniversitesi Tıp Fakültesinde Psikiyatri uzmanlığı eğitimine başlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.