Doktorsitesi.com

Rektum kanseri

Prof. Dr. Hakan Yanar
Prof. Dr. Hakan Yanar
20 Temmuz 20151106 görüntülenme
Randevu Al
Rektum kanseri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Rektal Kanser Nedir?

Sindirim sistemi; özofagus (yemek borusu), mide, ince ve kalın bağırsaktan oluşan karmaşık bir yapıdır. Rektal kanser, kalın bağırsağın son bölümü olan ve rektum olarak adlandırılan bölgede meydana gelen kötü huylu tümörlerin oluşturduğu bir kanser türüdür. Bu bölge, sindirim sürecinin sonunda dışkının atılmadan önce depolandığı kritik bir noktadır.

Rektum Kanseri İçin Risk Faktörleri

Bireyin yaşı ve genel sağlık geçmişi, bu hastalığa yakalanma riskini doğrudan etkileyebilir. Rektum kanseri gelişimi için tıbbi olarak kabul edilen olası risk faktörleri şunlardır:

  • 40 yaş ve üzeri birey olmak,
  • Ailesel adenomatöz polipozis ve kalıtsal nonpoliposis kolon kanseri gibi kalıtımsal koşullar,
  • Bağırsak içinde oluşan küçük yumrular olarak bilinen polipler,
  • Daha önce yumurtalık, meme veya endometrium kanseri öyküsü olan kadınlar,
  • Birinci derece yakınlarında (ebeveyn, kardeş veya çocuk) kolorektal kanser veya polip öyküsü bulunması.

Rektal Kanserin Belirtileri Nelerdir?

Rektal kanserin olası belirtileri genellikle bağırsak alışkanlıklarında meydana gelen belirgin değişiklikler ve dışkıda kan görülmesi şeklinde ortaya çıkar. Aşağıdaki sorunlardan bir veya birkaçı yaşandığı takdirde vakit kaybetmeden bir uzmana danışılmalıdır:

  • Süreklilik arz eden ishal veya kabızlık sorunları,
  • Bağırsağın tam boşalmadığı hissi,
  • Dışkıda parlak kırmızı ya da siyah renkli kan görülmesi,
  • Sık gaz ağrıları, şişkinlik, dolgunluk veya kramplar gibi genel abdominal rahatsızlıklar,
  • İştah düzeyinde belirgin değişimler,
  • Nedeni açıklanamayan hızlı kilo kayıpları,
  • Kronik ve aşırı yorgunluk hissi.

Rektum Kanseri Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Hastalığın doğru teşhis edilmesi ve evresinin belirlenmesi için bir dizi klinik testin yapılması zorunludur. Rektum kanseri teşhisi sürecinde kullanılan temel yöntemler aşağıda tabloda ve maddeler halinde açıklanmıştır:

Tanı YöntemiUygulama Amacı
Dijital Rektal MuayeneMakatta yumru veya anormallik kontrolü
ProtoskopiRektumun endoskopik olarak görüntülenmesi
KolonoskopiKalın bağırsağın tamamının detaylı incelenmesi
BiyopsiKesin tanı için doku örneği alınması
CEA TestiKandaki kanser belirtisi olabilecek proteinin ölçümü

Dijital Rektal Muayene (Tuşe Rektal)

Bu muayene esnasında doktor, eldiven giyilmiş ve kayganlaştırılmış parmağı ile makat bölgesinde herhangi bir yumru veya anormallik olup olmadığını fiziksel olarak araştırır.

Protoskopi ve Kolonoskopi

Protoskopi, bir protoskop aracılığıyla rektumun iç kısmının görüntülenmesini sağlayan endoskopik bir yöntemdir. Kolonoskopi ise kalın bağırsağın (kolon), ucunda video kamera bulunan bükülebilir ve esnek bir cihazla incelenmesidir. Bu yöntemle bağırsak içindeki tümör, polip, divertikül ve kolit gibi yapılar hakkında detaylı bilgi sahibi olunur.

Biyopsi ve CEA Testi

Biyopsi işlemi, rektumdan alınan doku örneğinin patolog tarafından mikroskop altında detaylıca incelenmesidir. Karsinoembriyonik Antijen (CEA) Testi ise kandaki CEA düzeyini ölçer. Eğer kanda CEA düzeyi normalden yüksekse, bu durum kanser belirtisi olarak değerlendirilebilir.

Etiketler

Rektum kanseri ameliyatıRektal kanserRektal kanser nedir ?Rektal kanser neden olurRektal kanser belirtileri nelerdirRektal kanser tanısıRektal kanser tedavisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hakan Yanar

Prof. Dr. Hakan Yanar

Prof. Dr. Hakan Yanar, 1971’ Denizli’ de doğmuştur. İlk, orta ve lise öğrenimini Denizli’de tamamlamıştır. 1988’de üniversite sınavına girmiş ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’ni kazanmıştır. Cerrahi stajyerliğini University of Colorado Health Science Center, Denver Colorado’ da tamamlamıştır. 1995 -1996 yılları arasında Isparta’da mecburi hizmetini yapmıştır. Askerlik hizmetini ise 2000 yılında Tunceli’ de yerine getirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.