Doktorsitesi.com

MİDE REFLÜSÜ VE OBEZİTE CERRAHİSİ

Op. Dr. Cem Arslan
Op. Dr. Cem Arslan
1 Mart 2019120 görüntülenme
Randevu Al
MİDE REFLÜSÜ VE OBEZİTE CERRAHİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite ve Reflü Hastalığı Arasındaki İlişki

Güncel tıbbi veriler doğrultusunda, obezite sorunu yaşayan bireylerde reflü görülme sıklığının %40 ile %50 arasında olduğu saptanmıştır. Obez hastalarda reflüye bağlı olarak en sık karşılaşılan şikayet, %87 oranla göğüste yanma hissidir. Bu belirtiyi sırasıyla hışıltı (%40), ağıza aniden yüksek miktarda tükürük salgısı dolması (water brush) (%18), larinjit (%17) ve aspirasyon (%14) takip etmektedir.

Reflü Hastalığının Temel Nedenleri ve Mekanizması

Reflü hastalığının gelişimindeki en kritik faktör, geçici alt özefagus sfinkter (AÖS) gevşemesidir (TLESR). Bu durumun ana nedeni, özellikle midenin fundus (kubbe) kısmındaki hücrelerin yemek sonrası gerilerek uyarılmasıdır. Ayrıca gıda yutulurken bu kapağın gevşemesi de süreci tetikler. Obez hastalarda, yemek sonrası mide içi basıncın aşırı artması nedeniyle bu kapak gevşeme epizodları normalden çok daha sık yaşanmaktadır.

Yemek Borusu Hareket Bozuklukları ve Basınç Etkisi

Reflü oluşumunda yemek borusundaki hareket bozuklukları önemli bir rol oynar. Obez bireylerin yaklaşık %40'ında bu bozukluklara rastlanmaktadır.

  • Nonspesifik hareket bozukluğu: %57 oranla en sık görülen türdür.
  • Nutcracker özefagus: %26 oranla ikinci sırada yer alır.

Normal şartlarda alt yemek borusu kapağı (AÖS) basıncı 10-35 mmHg arasındadır. Ancak Vücut Kitle İndeksi (BMI) arttıkça bu basıncın 10 mmHg altına düştüğü ve mide reflüsüne zemin hazırladığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Mide Fıtığı ve Cerrahi Uygulamaların Etkisi

Obez hastalarda mide fıtığı (hiatal herni) görülme sıklığı, normal popülasyona göre oldukça yüksektir. Bu durum, reflü ile birlikte yemek borusu iltihabı olan özefajit riskini de artırır. Cerrahi müdahalelerde ise şu detaylar kritiktir:

UygulamaReflü Üzerindeki Etkisi
Mide BandıÇok sıkı veya yanlış konumlandırılırsa reflüyü artırır.
Sleeve GastrektomiDoğru teknikle uygulandığında reflüyü düzeltebilir.
Gastrik BypassCiddi reflü vakalarında en etkili cerrahi çözümdür.

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomi) Sonrası Reflü Durumu

Tüp mide ameliyatı sonrası reflü hastalığı şu dört mekanizma sayesinde iyileşme gösterebilir:

  1. Kilo kaybı ile karın içi basıncın azalması.
  2. Mide fundusu çıkarıldığı için mide asit üretiminin düşmesi.
  3. Gıdaların mideyi daha hızlı terk etmesi.
  4. Mide volümü küçültülerek mide içi basıncın düşürülmesi.

Ancak operasyon sırasında midenin gereğinden fazla dar yapılması, His açısının bozulması, midenin kendi etrafında dönmesi veya mide fıtığının fark edilmemesi gibi teknik hatalar reflüyü artırabilir veya yeni (de novo) reflü oluşumuna neden olabilir.

Ciddi Reflü Vakalarında Gastrik Bypass Avantajı

Ciddi reflü ve özefajiti olan morbid obez hastalar için en uygun prosedür Laparoskopik Roux-en-Y Gastrik Bypass (LRYGB) yöntemidir. Bu yöntem, fundoplikasyon operasyonuna kıyasla hem obeziteyi tedavi etmede hem de reflüyü önlemede daha avantajlıdır.

Gastrik bypass, mide hacmini küçültüp besinlerin ince bağırsağa hızlı geçişini sağlayarak reflüyü azaltır. Küçük hacimli mide sayesinde salgılanan asit miktarı azalır, bu da hastanın yaşam kalitesini doğrudan olumlu etkiler. Eğer tüp mide sonrası reflü devam ederse ve mide fıtığı saptanırsa, hastanın gastrik bypass operasyonuna revize edilmesi en doğru yaklaşım olacaktır.

Etiketler

Sleeve gastrektomiTüp mideObeziteObezite cerrahisiReflümide reflüsü

Yazar Hakkında

Op. Dr. Cem Arslan

Op. Dr. Cem Arslan

Op. Dr. Cem ARSLAN, Bursa'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 2000 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2006 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlayarak Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. 

Mecburi hizmetini Ağrı Devlet Hastanesi'nde tamamlayan Op. Dr. Cem ARSLAN, İstanbul Üsküdar'da bulunan Özel Yunus Emre Hastanesi'nde Obezite ve Metabolizma Cerrahisi kliniğini açarak Bariatrik Cerrahi birimini kurmuştur.

Bugüne kadar Obezite Cerrahisi alanında sayısız başarılı operasyona imza atmıştır. İstanbul Emsey Hospital'de görev yapmış olup mesleki çalışmalarına Özel Medivia Hospital Hastanesi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.