Doktorsitesi.com

Reflü nedir? Nasıl başedilir?

Doç. Dr. Bilge Baş
Doç. Dr. Bilge Baş
30 Aralık 202286 görüntülenme
Randevu Al
Reflü en basit haliyle mide içinde kalması gereken içeriğin yemek borusuna ve hatta ağza kadar geri gelmesidir. Aslında fizyolojik bir durumdur. Ama sıklığı ve sayısı artınca artık hastalık haline dönüşür.
Reflü nedir?  Nasıl başedilir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Reflü, mide asidinin yemek borusuna kaçmasıyla oluşan ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir sağlık sorunudur. Mide, asit derecesi yüksek bir ortam olmasına rağmen doğal bir savunma bariyeri ile korunurken, yemek borusu bu asidik yapıya karşı savunmasızdır. Gün içerisinde birkaç kez yaşanabilen asit kaçakları tükürük yoluyla temizlenebilir; ancak bu miktar arttığında yemek borusunda ciddi hasarlar meydana gelir.

Reflü ve Barrett Özofagus Riski

Yemek borusunun aside karşı koruyucu bir tabakası bulunmadığı için, asit kaçağı sıklaştığında bölgede yaralar oluşur. Vücut, bu hasara karşı bir savunma mekanizması geliştirerek mide iç yapısını yemek borusuna doğru kaydırmaya başlar. Barrett özofagus olarak adlandırılan bu tablo, mide mukozasının yemek borusuna ilerlemesidir. Bu durum aslında bir savunma mekanizması olsa da maalesef kanser riskine yol açabildiği için düzenli takip gerektiren bir tablodur.

Reflü Sıklığını Artıran Temel Nedenler

Reflünün miktar ve sıklık olarak artmasının en yaygın nedeni, mide içeriğinin aşırı doldurulmasıdır. Özellikle hızlı ve aşırı yemek yemek, hava yutulmasına neden olarak mide içi basıncı artırır. Yemekle birlikte fazla sıvı tüketimi de bu sürece eklendiğinde, mide içeriği geğirme ile birlikte yukarı kaçar.

Reflüyü tetikleyen diğer faktörler şunlardır:

  • Kapakçık Yapısının Bozulması: Yemek borusu ile mideyi ayıran, torba ağzı gibi çalışan mekanizmanın işlevini yitirmesi.
  • Gıdalar ve İlaçlar: Bazı ilaçların ve besinlerin bu kapakçık yapısını yapısal veya fonksiyonel olarak bozması.
  • Kasılma Hareketleri: Normalde gıda mideye inince kapanması gereken kapakçık kapanmadığında, midenin sindirim için yaptığı kasılmalar içeriği yemek borusuna iter.

Mide Fıtığı ve Diyaframın Rolü

Mide ile yemek borusunun birleştiği noktada bulunan diyafram, midenin yukarı hareketini engelleyen bir bariyer görevi görür. Ancak mide fıtığı varlığında, mide olması gereken yerden daha yukarıya, diyaframın üzerine çıkar. Bu yapısal bozukluk sonucunda bölgede gıda birikmesi ve reflü şikayetleri çok daha sık görülür.

Reflü ile Mücadele ve Beslenme Önerileri

Reflü şikayetlerini kontrol altına almak için beslenme alışkanlıklarında stratejik değişiklikler yapılmalıdır. Bu kapsamda dikkat edilmesi gereken temel unsurlar şunlardır:

UygulamaDikkat Edilmesi Gerekenler
Porsiyon KontrolüYemek miktarı makul seviyede tutulmalıdır.
Çiğneme AlışkanlığıGıdalar yavaş ve iyice çiğnenerek tüketilmelidir.
Sıvı TüketimiYemekle beraber değil; yemekten 2 saat önce veya sonra sıvı alınmalıdır.
Uyku DüzeniEn az 3 saatlik açlıktan sonra yatağa gidilmelidir.

Bunlara ek olarak; asitli ve kafeinli gıdalar, alkol ve sigara kullanımı hemen herkeste reflüyü artırır. Kişiler kendilerini takip ederek, şikayetlerini tetikleyen özel gıdalardan da uzak durmalıdır.

Reflüde Tıbbi Tedavi Seçenekleri

Yaşam tarzı ve beslenme değişikliklerine rağmen devam eden reflü vakalarında uzman kontrolünde tedavi planlanmalıdır. Süreçte öncelikle ilaç tedavisi uygulanır. İlaçların yetersiz kaldığı veya uygun görüldüğü durumlarda ise endoskopik tedavi yöntemleri kullanılarak çözüm sağlanmaktadır.

Etiketler

Reflü nedir

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Bilge Baş

Doç. Dr. Bilge Baş

1977 Yılında Samsun-Bafra’da doğdu. 1993 yılında, 16 yaşında İstanbul Tıp Fakültesini il birincisi olarak kazandı. 1999 yılında fakülteden mezun olup, aynı yıl İstanbul Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma
Hastanesi'nde İç Hastalıkları ihtisasına başladı. 2003 yılında Dahiliye Uzmanı oldu. 2008-2011 yılları arasında İzmir Katip Çelebi Tıp Fakültesinde Gastroenteroloji ihtisasımı yaptı. 2013 yılından
beri Antalya’ da önce Atatürk Devlet Hastanesinde sonra Eğitim Araştırma Hastanesinde görev yaptı. 2021 yılında Doçent unvanını kazandı. Şu an hem Antalya’ da muayenehaneside özel hekimliğe hem de Yakın Doğu Üniversitesinde öğretim üyeliğine devam etmektedir. İleri endoskopik işlemler diye tanımlanan Endoskopik Submukozal Diseksiyon (ESD), Per oral Endoskopik Mukozektomi (POEM), Endoskopik Ultrason (EUS) , EUS eşliğinde biyopsi, Endoskopik Retrograd Kolanjiografi (ERCP) işlemlerini; Bunun yanında gastroskopi, kolonoskopi, karaciğer biyopsisi, beslenme tüpü (PEG) takmak gibi diğer bütün endoskopik işlemleri yapmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.