Doktorsitesi.com

Reflü Hastalığı ve Tedavi Yolları

Op. Dr. Tahir Atun
Op. Dr. Tahir Atun
4 Kasım 2024140 görüntülenme
Randevu Al
REFLÜ NEDİR? Mide içeriğinin yemek borusuna, ağız boşluğuna, zaman zaman akciğerlere doğru kaçması sonucu, buralarda hasarlar oluşturan, ve %20-25 gibi oldukça yüksek oranlarda görülen bir hastalıktır. Kronik bir hastalık olan Reflü hastalığı tedavi edilmediğinde yemek borusu kanserine davetiye çıkarabilen ciddi bir hastalıktır.
Reflü Hastalığı ve Tedavi Yolları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Reflü Nedir? Belirtileri ve Riskleri

Reflü hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna, ağız boşluğuna ve nadiren akciğerlere doğru geri kaçmasıyla karakterize, toplumda %20-25 gibi yüksek oranlarda görülen kronik bir rahatsızlıktır. Bu kaçış, temas ettiği bölgelerde doku hasarına yol açarak ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirir. Tedavi edilmediği takdirde süreç, yemek borusu kanserine kadar ilerleyebilecek riskli bir boyuta ulaşabilir.

Reflü Neden Oluşur? Mekanizma ve Nedenler

Hastalığın temelinde beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarının yanı sıra, yemek borusu ile mide arasındaki geçişi sağlayan hiatal halka (kapakçık) yapısının gevşemesi veya fıtıklaşması yatar. Normal şartlarda gıdaların sindirimi sırasında bu kapakçığın kapalı kalması hayati önem taşır. Kapakçık görevini yapamadığında, mide asidi ve safra tuzları yemek borusuna kaçarak semptomları başlatır.

Reflüde asıl sorun mide asidinin fazlalığı değil, Alt Özofagus Sfinkteri (AÖS) adı verilen kapakçığın fonksiyon kaybıdır. Kapakçığın açık kalması veya zamanla fıtıklaşması (mide fıtığı), hastalığın temel mekanizmasını oluşturur. Bazı vakalarda bu fıtıklaşma o kadar büyür ki, midenin bir kısmı yukarı kayarak (Sliding herni) kalbe baskı yapabilir.

Kardiyolojik şikayetlerle karıştırılan durumlar:

  • Göğüs sıkışması ve ağrısı
  • Çarpıntı ve terleme
  • Kalp tetkiklerinin normal çıkmasına rağmen devam eden şikayetler

Bu tür vakalarda mide ve bağırsakların sıkışarak gangrenleşme riski bulunduğundan, vakit kaybetmeden cerrahi müdahale değerlendirilmelidir.

Reflü Belirtileri Nelerdir?

Reflü sadece mide yanması ile sınırlı kalmayıp, vücudun farklı bölgelerinde atipik şikayetlere yol açabilir. En sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:

  • Ağıza acı ve ekşi su gelmesi
  • Göğüs bölgesinde yanma ve ekşime
  • Kötü ağız kokusu ve diş çürükleri
  • Tekrarlayan boğaz ağrısı ve farenjit
  • Geçmeyen baş ağrısı ve gıcık tarzında öksürük
  • Göğüs ağrısı ve çarpıntı
  • Kanser öncüsü bir lezyon olan Barrett özofagus oluşumu

Reflü Tanısı Nasıl Konur?

Reflü hastalığının kesin tanısı, hastanın sedasyon eşliğinde uyutularak yapıldığı endoskopi işlemi ile konur. Endoskopi sayesinde hastalığın derecesi (hafif, orta, ağır) net bir şekilde belirlenir. Şüpheli görülen alanlardan (Barrett şüphesi gibi) biyopsi alınarak detaylı inceleme yapılır.

Günümüzde 24 saatlik pH monitörizasyonu (pH metre) rutin uygulamadaki geçerliliğini yitirmeye başlamıştır. Ancak gerekli görülen vakalarda özofagus manometrik ölçümleri ek tetkik olarak istenebilir.

Reflü Tedavi Yöntemleri

Tedavi planı, hastanın şikayetlerinin şiddetine ve endoskopik bulgulara göre kişiselleştirilir. Tüm hastalara temel olarak beslenme düzeninin değiştirilmesi, kilo kontrolü ve gece reflü yastığı kullanımı önerilir.

Endoskopik Tedavi Seçenekleri

İlaç tedavisine yanıt vermeyen ancak endoskopide hafif düzeyde hasar saptanan hastalarda uygulanan yöntemlerdir. Geniş mide fıtığı olan hastalarda bu yöntemlerin etkinliği oldukça düşüktür.

  1. STRETTA (Balonlu Reflü Tedavisi): Endoskopik yolla, ağrısız bir şekilde uygulanır. Özel bir kateter yardımıyla AÖS bölgesine müdahale edilerek bariyer fonksiyonu düzeltilmeye çalışılır. Ancak orta ve ağır reflü vakalarında, mide fıtığı olanlarda veya gebelerde önerilmez.
  2. MUSE (Endoskopik Zımbalama): Bir diğer endoskopik alternatif tedavi yöntemidir.

Laparoskopik Reflü Ameliyatı ve Merak Edilenler

Reflü hastalığının kalıcı çözümü cerrahi müdahaledir. Birçok hasta bu seçeneği geç öğrenmekte veya uzman merkez sayısının azlığı nedeniyle radikal çözümden uzak kalmaktadır.

SoruCevap
Ameliyat yöntemi nedir?Multidisipliner bir ekiple yapılan laparoskopik (kapalı) yöntemdir.
Süre ve hastanede kalış?İşlem 40-50 dakika sürer; hasta 1 gece hastanede kalır.
Dren veya sonda takılır mı?Hayır, ameliyat sonrası burun hortumu, dren veya idrar sondası kullanılmaz.
İlaç kullanımı biter mi?Ameliyat sonrası tüm mide koruyucu ilaçlar bıraktırılır.
Başarı oranı nedir?Ehil merkezlerde başarı oranı %98'in üzerindedir.

Ameliyat Sonrası Beslenme ve İyileşme Süreci

Ameliyattan 4 saat sonra sulu ve yumuşak gıdalarla beslenme başlar. İlk birkaç hafta boyunca gıdaların küçük lokmalar halinde çok iyi çiğnenmesi kritiktir. Sert etler yerine sulu köfte veya kıymalı yemekler tercih edilmelidir. Ameliyattan 1 hafta sonra yara kontrolü, 3 ay sonra ise sürecin başarısını değerlendirmek için kontrol endoskopisi yapılır.

Neden Ameliyat Tercih Edilmeli?

Reflü ilaçları (mide koruyucular) asidi azaltsa da mekanik kapakçık sorununu çözmez. Uzun süreli ilaç kullanımı; demir, kalsiyum, B ve C vitaminlerinin emilimini bozabilir. Bilimsel çalışmalar, uzun süreli asit düşürücü kullanımının mide kanseri ve kalp krizi riskini artırabildiğini göstermektedir. Sağlıklı bir hayat için geçici çözümler yerine, kapakçık fonksiyonunu geri kazandıran cerrahi yöntemler kalıcı bir tercihtir.

Etiketler

Reflü nedir

Yazar Hakkında

Op. Dr. Tahir Atun

Op. Dr. Tahir Atun

1973 yılında Siirt’te dünyaya gelen Op Dr Tahir ATUN ilk, orta ve lise eğitimini Siirt'te tamamlamıştır. 1992-1999 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamladıktan sonra 2004 yılına kadar, İstanbul’da değişik özel hastanelerde Klinik yöneticisi ve işyeri hekimi olarak çalışmıştır. 2005 yılında Sağlık Bakanlığına bağlı Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim dalında ihtisas yaparak 2010 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. Asistanlığı boyunca Obezite ve Metabolik Cerrahi konusunda ülkemizin öncülerinden olan Prof Dr Halil COŞKUN ve Prof Dr Mehmet MİHMANLI ile birlikte pek çok ameliyata girerek bu konuda üst düzey eğitim alma şansını yakalamıştır. Op Dr Tahir ATUN, asistanlık ve uzmanlık hayatı boyunca ileri laporoskopik cerrahi, obezite ve metabolik cerrahi ile ilgili yurt içi ve yurtdışı pek çok kongre, seminer ve kurslara katılmıştır.
Uzmanlık sonrası İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İleri Tıp eğitimi araştırma ve uygulama merkezinde (İSTEM) Bariyatrik cerrahi ve ileri laporoskopik cerrahi seminer ve kurslarını başarıyla tamamlamıştır. Metabolik cerrahi alanında Tip 2 diyabet ameliyatının ülkemizdeki ilk uygulayıcılarından olan Prof.Dr. Alper ÇELİK tarafından düzenlenen ilk diyabet cerrahisi çalışma gurubuna katılmış ve uygulayıcılarından olmuştur. 
Ayrıca İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp fakültesinde "Türk Obezite Cerrahisi Derneği" tarafından düzenlenen, Obezite ve Metabolik Cerrahi konusunda dünyada sayılı eğitmenlerin yer aldığı (Prof Dr Robert LUTLADGE, Prof.Dr.Mufazzal LAKDAWALA ve pek çok cerrah) eğitim seminerlerine katılım sağlamıştır. 
2010-2012 yılları arasında mecburi hizmetini Samsun Vezirköprü Devlet Hastanesinde yapmıştır. Devlet hastanesinde laporoskopik cerrahi ameliyatlarına öncülük etmiş, Endoskopi Ünitesinin kurulmasını sağlamış ve her türlü endoskopik girişimi başarıyla uygulamıştır. Burada gerçekleştirdiği ameliyatların çoğu il ve ilçe devlet hastanesi alanında ilk olup yerel ve ulusal basında yer almıştır. Mecburi hizmetten sonra, vefa borcunu ödemek maksadıyla kendi isteğiyle memleketi olan Siirt'e giderek Laporoskopik cerrahinin yanısıra, iz bırakmayan ameliyatlar, Obezite ve Metabolik cerrahinin bölgedeki ilk uygulayıcılarından olmuştur. Memleketinde görev yaptığı 2 yıl boyunca ulusal ve yerel basına yansıyan bölgede ilk kez yapılmış olan pek çok ameliyata imza atmıştır. Bölgedeki başarılarının ardından 2014-2015 yılları arasında Batman Medikalpark hastanesi bünyesinde mesleğini icra etmeye devam etmiştir. 2016-2019 yılları arasında Özel Bolu Çağsu Hastanesinde çalışmaya başlamış ve burada "Obezite ve Metabolik cerrahi" ile "İleri Laporoskopik Cerrahi" merkezlerini kurarak bölge halkına hizmet vermiştir. 
2019 yılı itibariyle Özel Kütahya Park Hayat Hastanesi'nde çalışmaya başlayan Op. Dr. Tahir ATUN halen bu merkezde hekimlik mesleğini icra etmeye devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.