Doktorsitesi.com

Meme Kanseri ile İlgili Efsaneler

Prof. Dr. Bülent Çitgez
Prof. Dr. Bülent Çitgez
25 Ocak 2018160 görüntülenme
Randevu Al
Meme Kanseri ile İlgili Efsaneler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Kanseri Sürecinde Bilimsel Gerçeklerin Önemi

Meme kanseri tanısı ve tedavi süreci, hastalar için pek çok soruyu ve beraberinde bazı yanlış inanışları getirmektedir. Toplumda yaygın olarak kabul gören ancak bilimsel dayanağı olmayan efsaneler, hastaların karar verme süreçlerini olumsuz etkileyebilir. Bu içerikte, meme kanseri sonrası beslenmeden cerrahi müdahalelere, yaşam tarzından gebeliğe kadar en çok merak edilen konuları uzman bakış açısıyla ele alıyoruz.

Soya Ürünleri ve Hormon Reseptörü Pozitif Meme Kanseri

Soya tüketimi ile meme kanseri arasındaki ilişki, uzun yıllar boyunca bilim dünyasında tartışılan ve çelişkili sonuçlar sunan bir konu olmuştur. Soya, yapısı gereği vücuttaki östrojeni taklit edebilme kapasitesine sahiptir. Ancak bu durum, tüm soya formlarının riskli olduğu anlamına gelmez.

  • Doğal Soya Formları: Soya sütü, soya fasulyesi filizi ve tofu gibi doğal formdaki ürünlerin tüketimi genel olarak güvenli kabul edilmektedir.
  • Konsantre Soya Formları: Haplar, tozlar ve takviye edici gıdalar gibi konsantre formlar, en güçlü östrojenik aktivite potansiyeline sahiptir. Özellikle hormon reseptörü pozitif meme kanseri tanısı alan bireylerin bu konsantre formlardan kaçınması önerilmektedir.

BRCA1 ve BRCA2 Gen Mutasyonları ve Cerrahi Tercihler

BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu tespit edilen kadınlarda, ikinci bir meme kanseri gelişme riskinin arttığı bilimsel bir gerçektir. Bu risk nedeniyle birçok hasta önleyici bir tedbir olarak bilateral mastektomi (iki memenin de alınması) operasyonunu tercih etmektedir.

Ancak, gen mutasyonuna sahip olmak mutlaka mastektomi yapılmasını zorunlu kılmaz. Bu hastalar da meme koruyucu cerrahi için uygun adaylar olabilirler. Önemli olan, mutasyon taşıyan bireylerin meme dokusunun yakından izlenmesi ve kanser taramalarının titizlikle sürdürülmesidir.

Meme Kanseri ve Yaşam Tarzı Efsaneleri

Toplumda deodorant kullanımı veya diyet seçimleri gibi konularda pek çok asılsız bilgi dolaşmaktadır. Aşağıdaki tabloda, bu yaygın efsaneler ve bilimsel gerçekler özetlenmiştir:

KonuYaygın EfsaneBilimsel Gerçek
DeodorantlarMeme kanseri başlangıcına neden olur.Bu iddiayı destekleyen hiçbir bilimsel kanıt bulunmamaktadır.
Organik DiyetKanser riskini düşürmek için zorunludur.Organik olmayan gıda tüketimi ile kanser riski artışı arasında kanıtlanmış bir bağ yoktur.
MastektomiAmeliyat sonrası risk tamamen sıfırlanır.Risk önemli ölçüde azalır ancak kalıntı dokularda nüksetme ihtimali çok düşük de olsa sürer.

Mastektomi Sonrası Takip ve İzlem Süreci

Bilateral mastektomi operasyonu, meme kanserinin nüksetme olasılığını ciddi oranda düşürür. Ancak göğüs duvarı üzerinde kalabilecek mikro düzeydeki meme dokularında veya kanser hücrelerinde tekrarlama ihtimali, çok düşük bir risk de olsa mevcuttur. Bu nedenle kendi kendine meme muayenesi ve düzenli doktor kontrolleri ihmal edilmemelidir.

Tek taraflı mastektomi yaptıran hastalar için durum daha kritiktir. Diğer memede kanser gelişme riski devam ettiği için, mevcut memenin yıllık mamografi çekimleri ile takip edilmesi, olası değişikliklerin erken tespiti için hayati önem taşır.

Tedavi Sonrası Gebelik ve Doğurganlık

Geçmişte meme kanseri tedavisi görmüş olmak, anne olmaya engel teşkil etmez. Yapılan araştırmalar, erken evre meme kanseri sonrası gebeliğin, kanserin tekrarlaması veya sağkalım oranları üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını göstermiştir.

Dikkat edilmesi gereken temel nokta zamanlamadır. Vücudun toparlanması için hamilelik planlamasından önce endokrin terapiler dahil tüm kanser tedavilerinin tamamlanması ve üzerinden belirli bir süre geçmesi önerilir. Gebelik planlaması sürecinde, kişisel durumunuza en uygun kararı vermek için mutlaka onkoloji uzmanınızla koordineli hareket etmelisiniz.

Etiketler

Meme kanserleriMeme kanseriMeme kanseri hakkındaki gerçeklerMeme kanseri gerçekleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Bülent Çitgez

Prof. Dr. Bülent Çitgez

Doç. Dr. Bülent ÇİTGEZ, Tıp eğitimine 1994 yılında İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesine başladı ve 2000 yılında mezun olarak tıp doktoru unvanını almıştır. İhtisasına ise Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nde 2002 yılında 2.Genel Cerrahi Kliniği’nde (Meme-Endokrin Kliniği) başlamış ve ihtisası süresince meme ve tiroid hastalıkları konusunda çalışmalarda bulunmuştur. 2009 yılında Uzman doktor olarak Büyükçekmece Devlet Hastanesi'nde çalışmıştır, aynı yıl akademik çalışmalarının devamı için tekrar Şişli Hamidiye Etfal EAH dönmüştür. 2016 yılında Doçentlik unvanını almıştır. Doç.Dr. Bülent ÇİTGEZ, Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğtim ve Araştırma Hastanesi'nde özellikle Meme ve Endokrin cerrahisi üzerine mesleki çalışmalarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.