Selam. Malumunuz Ramazan’a giriyoruz ve herkesin aklında aynı soru.

BU DİYETLER NE OLACAK?

Hiç merak etmeyin. Panik yok.
‘Diyet yapabilir miyiz?’in aksine, kilo vermek ve vücudu dinlendirmek için muhteşem bir ay.

Peki Ramazan’da beslenme nasıl olmalı? Birazcık bundan bahsedelim.

Öncelikle sahur yapmayı ihmal etmiyoruz. Sahur, hem orucu daha rahat geçirmeyi sağlar hem de iftarda ipin ucunu kaçırmanın önüne geçer. Tabi ki sahurda da ipin ucunu kaçırmamak kaydıyla. Herhangi bir hastalığımız yoksa yumurtalı, peynirli, meyveli, ekmekli, yoğurtlu, kuru yemişli güzel bir sahur yapmamız mümkün.

İftara geçmeden önce ilk altın kural. YAVAŞ YEMEK YİYORUZ. Ramazan’da bunu kendimize felsefe ediniyoruz.

Geldik iftara.

Orucumuzu hurma ve bol suyla açıp, çorbayla devam ediyoruz. Olmazsa olmazlar listemize ekleyelim

Çorbayı içtikten sonra da hemen yemeğe geçmek yok. Bir 10-15 dakika oyalanıyoruz. Boşları toplayabiliriz, ana yemeklerin servis edebiliriz. Ama bence en güzeli sevdiklerinizle sofrada sohbet etmek.

Uzun süre oruç tuttuk. Yemedik ama içmedik de. Malumunuz vücut susuz kaldı.

En önemlisi su içmeyi ihmal etmiyoruz. Sahur dahil beslenebildiğimiz her saatte mümkün olduğunca bol bol su içiyoruz.

Orucumuzu açtık. Sıra yemeklerde. Bu sofrada neler olacak?

Softaya koyulacak yemeklerden önce koyacağımız tabakları minik minik tercih ediyoruz ki dolu dolu bir tabak yedim diyebilelim. Psikolojik doygunluğu da sağlayabilelim.

Yemeğe başlamadan önce tabağımızı mutlaka hazırlayalım ki fazlasını tüketmeyelim. Bu tabağın yarısını da sebzelerle doldursak harika olur.

Her sofraya bir salata! Bol bol salata yapıp, posa alımımızı artırıyoruz ki ana yemeklerle birden mideye yüklenip iftar sonrası uyku moduna geçmeyelim.

Tabi salatayı hazırlarken de içine girenlere dikkat. Salata sosları kullanmak yerine zeytinyağı, limon, sirke veya nar ekşisi kullanmak kalori açısından daha hesaplı olacaktır.

Salatayı koyduk. Geldik diğer diğer demirbaşımıza ‘YOĞURT’. Yoğurt, ayran veya cacık, yemeğin yanında nasıl güzel giderse mutlaka ekliyoruz.

Sofraya gelen yemeklerin içerisine bakacak olursak bu Ramazan yemeklerde kullandığımız yağ ve salça miktarına ekstra dikkat etmek güzel bir hamle olabilir.

Pişirirken de kızartmayı hiç tercih etmemek gerek. Fırın yemekleri ya da haşlamalar hafif bir iftar imkânı sunabilir.

Et grubunu tüketirken tabi ki pişirme şeklini sağlıklı olanlardan tercih ettik. Ama görünen yağları da tabağın kenarına ayırmayı ihmal etmiyoruz.

Diğer bir tavsiye:

Pirinç pilavı yerine çoğunlukla bulgur pilavı yapmayı tercih edelim.

Ekmek tercih ederken hep oyumuzu esmer ekmeklerden yana kullanalım ki posa içeriğini artırmış olalım.

İftarı yaptık. Artık TATLI, ÇAY, KAHVE vakti.

Çay-kahve tüketirken şeker atmıyoruz. ‘İftardan sonra bir kahvem var ama onu da şekersiz tüketemiyorum’ diyorsanız, kahvelere süt ekleyebiliriz.

Çayın içine giren şekere baktık ama ne kadar çay tükettiğimiz de mühim. Yine bunların tüketimini minimuma indirmekte fayda var.

İftar sonrası tatlı ihtiyacınız var. Biliyorum. Ama azıcık sakinleşelim.

İftardan sonra bu tatlı ihtiyacını bastırmak için ara öğün yapmak hayat kurtarır. Hatta 1-2-3 uyuma saatinize göre ara öğün sayısını artırmanız da mümkün. Bu ara öğünlerde kuru meyve de tüketebiliriz.

Hocam tatlısız olmak diyorsanız da bi zahmet sütlü tatlı tercih edelim.

İftarı sahuru ara öğünleri hallettik ama dikkat etmemiz gereken birkaç dikkat etmemiz gereken püf nokta var.

Ayaküstü atıştırmalıklardan uzak duruyoruz.

Abur cuburları evimizde bulundurmuyoruz.

Asitli ve şekerli içecekler yerine sade soda veya maden suyu tercih ediyoruz.

Meyve suyu yerine meyve tercih ediyoruz.

Yediklerinizi bir köşeye yazmak da yediklerimiz konusunda farkındalık kazanmak adına yardımcı olabilir.


Ankara Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!