Doktorsitesi.com

Psikolojik dayanıklılık

Klinik Psikolog Özlem Öztürk
Klinik Psikolog Özlem Öztürk
27 Ocak 2022184 görüntülenme
Randevu Al
Psikolojik Dayanıklılık Nedir?
Psikolojik dayanıklılık
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psikolojik Dayanıklılık ve Yaşam Zorlukları Karşısındaki Tutumumuz

Hayatın akışında bireysel veya toplumsal ölçekte çeşitli zorluklarla karşılaşabiliyoruz. Doğal afetler, kazalar veya savaşlar gibi travmatik olayların yanı sıra, günlük yaşamın getirdiği stres faktörleri de sinir sistemimizi, düşünce yapımızı ve ruh halimizi olumsuz etkileyebiliyor. Bu gibi durumlarda bazen psikolojik olarak bu yüklerin altından kalkamadığımızı hissederek yüzleşmekten kaçınabiliyoruz.

Bazı durumlarda ise olumsuz bir gelişme yaşandığında pes etmek yerine hızla çözüm yollarına odaklanıyoruz. Tıkandığımız noktalarda alternatifler üreterek süreci yönetme eğilimi gösteriyoruz. İnsanlar arasındaki bu tepki farkı, psikolojik dayanıklılık kavramının önemini ve bu becerinin zorluklarla mücadeledeki kritik rolünü açıkça ortaya koymaktadır.

Bilimsel Perspektif: Kauai Araştırması ve Bulguları

Psikoloji alanında geniş yankı uyandıran psikolojik dayanıklılık, hem çocuklar hem de yetişkinler üzerinde yapılan pek çok araştırmaya konu olmuştur. Bu alandaki en kapsamlı çalışmalardan biri olan Kauai Araştırması kapsamında, 689 çocuk doğumlarından yetişkinlik dönemlerine kadar titizlikle gözlemlenmiştir.

Araştırma sürecinde elde edilen temel veriler şu şekildedir:

  • Risk Faktörleri: Yoksulluk ve şiddet gibi ağır olumsuz faktörlere maruz kalan çocukların bir kısmında psikolojik bozukluklar geliştiği saptanmıştır.
  • Dayanıklılık Oranı: Katılımcı çocukların üçte birinin, tüm zorluklara rağmen meslek sahibi olduğu ve psikolojik sorun yaşamadan hayatlarını sürdürdüğü görülmüştür.
  • Uyum Başarısı: Bu çocukların ev, iş ve okul hayatlarında ciddi zorluklar yaşamadan sürece uyum sağladıkları kaydedilmiştir.

Psikolojik Dayanıklılık Doğuştan mı Gelir?

Toplumda yaygın olanın aksine, psikolojik dayanıklılık sabit bir karakter özelliği değildir. Araştırmalar, bu kavramın geliştirilebilir kişisel bir beceri olduğunu kanıtlamaktadır. Bir bireyin psikolojik olarak dayanıklı hale gelebilmesi için belirli bir zorlanmaya maruz kalması ve bu sürece uyumlanması gerekmektedir.

Kişisel kaynakları kullanma ve güçlü yönleri tanıma, dayanıklılık sürecinin temel taşlarını oluşturur. Günlük hayattan basit bir örnekle; yemek pişirirken yaşanan bir aksilikte çözüm aramak veya bir hobide yapılan hatayı düzeltmeye çalışmak, aslında bu becerinin birer yansımasıdır. Başımıza gelen zorluk o an için aşılabilir görünür çünkü nasıl çözeceğimize dair önceden edindiğimiz fikirlerimiz mevcuttur.

Becerilerin Farklı Alanlara Uyarlanması

İş yaşamında üst yöneticilerle yaşanan gerginlikler, aslında mutfaktaki veya hobilerdeki aksiliklerle benzer bir yapı taşır. Çözüm her zaman kolay olmasa da, geçmişteki güçlükleri çözme yöntemlerimizi analiz ederek yeni olaylara uyarlayabiliriz.

DurumYaklaşım Biçimi
Günlük AksiliklerÇözüm odaklılık ve alternatif üretme
İş Yeri ZorluklarıGeçmiş deneyimleri yeni duruma uyarlama
Travmatik OlaylarKişisel kaynakları ve güçlü yönleri kullanma

Sonuç olarak, psikolojik dayanıklılık becerisi ancak bu tür zorlayıcı durumlar içerisinde denenerek ve pratik edilerek güçlenmektedir.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Özlem Öztürk

Klinik Psikolog Özlem Öztürk

Uzm. Kl. Psk. Özlem Öztürk lise öğreniminin ardından Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden 2016 yılında başarı ile mezun olarak "psikolog unvanını almıştır. Lisans eğitimine devam ederken staj kapsamında Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Psikiyatri Polikliniği'nde farklı hasta grupları ile bireysel görüşmeler yapmış ve yatılı servis grup psiko-eğitim toplantılarına katılmıştır.  Klinik Psikoloji yükseklisansını İstanbul Gedik Üniversitesi'nde ''Umutsuzluk ve Psikolojik Dayanıklılık Arasındaki İlişkide Stresle Baş Etme Stratejilerinin Aracı Rolünün İncelenmesi'' adlı tezi ile tamamlamıştır.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.