Doktorsitesi.com

PSİKİYATRİ'DE İLAÇ KULLANIMI

Uzm. Dr. Sıtkı KARACA
Uzm. Dr. Sıtkı KARACA
12 Mart 2018289 görüntülenme
Randevu Al
PSİKİYATRİ'DE İLAÇ KULLANIMI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psikiyatrik İlaçların Çalışma Mekanizması ve Biyolojik Temelleri

İnsan beynindeki sinir hücreleri (nöron) arasındaki iletişim, sinaptik aralıkta yer alan nörotransmitter adı verilen kimyasal ileticiler aracılığıyla sağlanır. Biyolojik varsayımlara göre; dopamin, serotonin ve noradrenalin gibi monoaminlerin azalması, çeşitli psikiyatrik rahatsızlıkların temelini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda geliştirilen ilaçlar, vücuttaki biyokimyasal dengesizlikleri düzenlemeyi hedefler. Ancak, bu maddelerdeki değişimlerin ruhsal rahatsızlıklarla olan neden-sonuç ilişkisi bilim dünyasında halen tartışılan bir konudur.

Psikiyatrik İlaçlar Hakkında Toplumdaki Yanlış Algılar

Psikiyatrik tedavilerde kullanılan ilaçlara yönelik toplum genelinde kökleşmiş bazı yanlış bilgilendirmeler mevcuttur. Özellikle halk arasında, tüm sinir ilaçlarının bağımlılık yaptığı ve bu ilaçların aslında birer uyuşturucu olduğu yönündeki kanı oldukça yaygındır. Bu hatalı yaklaşım, bireylerin tedaviye olan güvenini sarsmakta ve iyileşme süreçlerini olumsuz etkilemektedir.

Bağımlılık mı, Yoksa Hastalığın Devamı mı?

İlaçların bağımlılık yaptığına dair yanlış algı, genellikle hastalıkların doğal seyrinin bilinmemesinden kaynaklanır. İlaç kullanımı sırasında görülebilen uykuya eğilim, uyuşukluk ve denge bozukluğu gibi yan etkiler, çoğu zaman yanlış bir şekilde bağımlılık belirtisi olarak yorumlanmaktadır. Özellikle şizofreni, anksiyete ve depresyon tedavisinde ilaç kesildikten sonra belirtilerin tekrarlaması, ilaca olan bağımlılıktan değil, hastalığın halen devam ediyor olmasından kaynaklanmaktadır.

Tedavi Süreci ve İlaç Kullanımında Kritik Süreler

Psikiyatrik tedavilerde yapılan en büyük hatalardan biri, şikayetler azalır azalmaz ilacın doktor kontrolü dışında kesilmesidir. Hastanın kendini iyi hissetmesi, biyolojik iyileşmenin tamamlandığı anlamına gelmez. Hastalığın tekrarlamasını önlemek amacıyla, semptomlar tamamen düzeldikten sonra bile belirli bir süre daha ilaç kullanımına devam edilmesi zorunludur.

Hastalık türlerine göre iyileşme sonrası önerilen minimum ilaç kullanım süreleri şu şekildedir:

Hastalık Türüİyileşme Sonrası Ek Kullanım Süresi
Anksiyete Bozuklukları3 Ay
Depresyon6 Ay
Şizofrenik RahatsızlıklarDaha Uzun Süreli

Hangi Psikiyatrik İlaçlar Bağımlılık Riski Taşır?

Genel kanının aksine, psikiyatrik ilaçların büyük bir kısmının bağımlılık yapma ihtimali yoktur. Ancak, belirli ilaç gruplarının suistimal edilme riski nedeniyle sıkı denetim altında tutulması gerekir. Benzodiazepin veya amfetamin türevi olan bazı özel ilaçlar bağımlılık yapma potansiyeline sahiptir.

Bağımlılık riski nedeniyle özel reçete ile satılan bazı ilaçlar:

  • Diazem
  • Rivotril
  • Akineton
  • Ritalin

Bu ilaçlar yeşil ve kırmızı reçete ile satılmakta olup, uzman bir hekim kontrolünde kullanıldıklarında tedavi süreci için son derece faydalıdır. Kötüye kullanımın önlenmesi amacıyla bu ilaçların eczanelerden hekim reçetesi olmaksızın temin edilmesi yasalarla engellenmiştir.

Sonuç: Hekim Kontrolünde Güvenli Tedavi

Özetle, psikiyatrik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar, uzman bir hekimin önerdiği uygun dozda ve uygun sürede kullanıldığında bağımlılık yapma ihtimali oldukça düşüktür. Bilimsel anlamda, iyileşme sonrası koruyucu amaçla ilaç kullanımına devam edilmesi bir bağımlılık değil, tıbbi bir gerekliliktir.

Etiketler

PsikiyatriPsikiyatride ilaçPsikiyatride ilaç kullanımıPsikiyatride ilaç tedavis

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Sıtkı KARACA

Uzm. Dr. Sıtkı KARACA

Uzm. Dr. Sıtkı KARACA, Balıkesir'de doğmuştur. Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladıktan sonra Psikiyatri Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.