Doktorsitesi.com

Protective Effect of Caffeic Acid Phenethyl Ester on Cyclosporine A-Induced Nephrotoxicity in Rats (SCI-SCI EXPANDIE)

Prof. Dr. Fatih Rüştü Yalçınkaya
Prof. Dr. Fatih Rüştü Yalçınkaya
24 Şubat 2025171 görüntülenme
Randevu Al
This study investigates the protective effects of Caffeic Acid Phenethyl Ester (CAPE) against Cyclosporine A (CsA)-induced nephrotoxicity. CsA is a potent immunosuppressive agent commonly used after organ transplantation but has significant nephrotoxic effects, which limit its widespread use. CAPE, a natural compound with strong antioxidant and anti-inflammatory properties, has been shown to reduce oxidative damage in various tissues. Materials and Methods: Wistar-albino female rats were divided into four groups: Control (saline only), CAPE (10 μmol/kg/day for 11 days), CsA (15 mg/kg/day for 10 days), and CsA + CAPE. Biochemical analyses included measurements of blood urea nitrogen (BUN), creatinine (Cr), lipid peroxidation (MDA), myeloperoxidase (MPO), superoxide dismutase (SOD), and catalase (CAT) activities. Results: CsA administration significantly increased BUN and creatinine levels, indicating renal impairment. The CsA + CAPE group showed reduced creatinine levels compared to the CsA-only group, suggesting CAPE's protective effects. CAPE treatment prevented lipid peroxidation and increased CAT activity, but had no significant effect on MPO and SOD levels. Conclusion: CsA causes oxidative stress-mediated nephrotoxicity, while CAPE exhibits a protective effect by reducing lipid peroxidation and enhancing antioxidant enzyme activity. These findings suggest that CAPE could be a potential therapeutic agent for reducing CsA-induced kidney damage.
Protective Effect of Caffeic Acid Phenethyl Ester on Cyclosporine A-Induced Nephrotoxicity in Rats (SCI-SCI EXPANDIE)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Siklosporin A ve Böbrek Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Siklosporin A (CsA), karaciğer ve böbrek nakli gibi organ transplantasyonlarından sonra ve çeşitli otoimmün hastalıkların tedavisinde yaygın olarak kullanılan güçlü bir immünosüpresif (bağışıklık baskılayıcı) ajandır. Ancak, ilacın böbrekler üzerindeki ciddi toksik etkileri, kullanım alanını önemli ölçüde kısıtlamaktadır. Nefrotoksisite, başlangıçta hemodinamik değişikliklerle kendini gösterirken; ilerleyen aşamalarda tübüler nekroz, interstisyel fibrozis ve hücresel deskuamasyon gibi geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilmektedir.

CsA tedavisi gören hastaların yaklaşık %30'unda, ilacın doz kısıtlayıcı ana yan etkisi olan orta ila şiddetli böbrek hasarı gelişmektedir. Bu hasarın temel mekanizması tam olarak aydınlatılamamış olsa da, reaktif oksijen türlerinin (ROS) ve buna bağlı oluşan oksidatif stresin toksisitede kritik bir rol oynadığı bilinmektedir.

Kafeik Asit Fenetil Ester (CAPE) Nedir?

Kafeik asit fenetil ester (CAPE), bal arısı kovanlarından elde edilen propolisin aktif bir bileşenidir. Geleneksel tıpta uzun yıllardır kullanılan bu doğal ürün; güçlü anti-inflamatuar, antitumor ve antioksidan özelliklere sahiptir. CAPE'nin özellikle lipid peroksidasyonunu inhibe ettiği ve oksidatif hasarı azalttığı bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.

Deney Metodolojisi ve Uygulama Protokolü

Bu çalışma, Sütçü İmam Üniversitesi Hayvan Etik Kurulu onayıyla, 250-300 gr ağırlığındaki Wistar-albino dişi sıçanlar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Denekler dört ana gruba ayrılmıştır:

  1. Kontrol Grubu: 10 gün boyunca günlük 0.5 ml serum fizyolojik (s.c.) uygulandı.
  2. CAPE Grubu: 11 gün boyunca günlük 10 μmol/kg CAPE (i.p.) uygulandı.
  3. CsA Grubu: 10 gün boyunca günlük 15 mg/kg Siklosporin A (s.c.) uygulandı.
  4. CsA + CAPE Grubu: 11 gün CAPE uygulamasına ek olarak, ikinci günden itibaren 10 gün boyunca CsA uygulandı.

Böbrek fonksiyonları; Kan Üre Azotu (BUN) ve serum kreatinin (Cr) seviyeleri ile analiz edilmiştir. Ayrıca dokularda Malondialdehit (MDA), Miyeloperoksidaz (MPO), Süperoksit Dismutaz (SOD) ve Katalaz (CAT) aktiviteleri ölçülmüştür.

Araştırma Bulguları ve Analiz Sonuçları

Yapılan biyokimyasal analizler sonucunda elde edilen veriler, CsA'nın böbrek dokusunda belirgin bir oksidatif stres yarattığını ortaya koymuştur. Gruplar arasındaki temel farklar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

ParametreCsA GrubuCsA + CAPE GrubuCAPE'nin Etkisi
Serum KreatininBelirgin ArtışDüşüşKoruyucu
BUN SeviyesiBelirgin ArtışDeğişim YokEtkisiz
MDA (Lipid Peroksidasyonu)YüksekDüşükİnhibe Edici
CAT AktivitesiArtışBelirgin ArtışDestekleyici
MPO ve SOD AktivitesiYüksekYüksekEtkisiz

Tartışma ve Sonuç

Araştırma sonuçları, Siklosporin A'nın böbrek hasarına yol açtığını ve bu hasarın lipid peroksidasyonu ile doğrudan ilişkili olduğunu doğrulamaktadır. CsA kullanımı; serbest radikal üretimini tetiklemekte, nötrofil birikimine yol açmakta ve antioksidan enzim aktivitelerini (SOD ve CAT) değiştirmektedir.

CAPE uygulamasının sonuçları şu şekildedir:

  • Lipid Peroksidasyonu: CAPE, MDA seviyelerindeki artışı önleyerek hücre zarlarındaki oksidatif hasarı baskılamıştır.
  • Antioksidan Kapasite: CAT aktivitesini daha da artırarak böbreği serbest radikal saldırılarına karşı korumuştur.
  • Enzim Etkileşimi: MPO ve SOD aktiviteleri üzerinde doğrudan bir değişim yaratmamıştır; bu durum renal fonksiyonların tam olarak iyileşmemesinin nedeni olarak görülmektedir.

Sonuç olarak, Kafeik asit fenetil ester (CAPE), Siklosporin A kaynaklı nefrotoksisitede oksidatif süreçleri ve lipid peroksidasyonunu engelleyerek böbrek dokusunu korumada potansiyel bir yardımcı ajan olarak değerlendirilebilir.

Etiketler

caffeic acid phenethyl estercyclosporine Amalondialdehydecatalasenephrotoxicity

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Fatih Rüştü Yalçınkaya

Prof. Dr. Fatih Rüştü Yalçınkaya

1969 yılında Adana’da doğdum. Mehmet Akif Ersoy İlkokulu , Karsantı Ortaokulu ve Borsa Lisesi’nde eğitimini tamamladım .Daha sonra Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yükseköğrenimime başladım. Tıp eğitimini tamamladıktan sonra Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nda başladığım üroloji ihtisasını tamamlayarak Üroloji Uzmanı oldum. Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Doçentlik Ünvanı aldım. Ardından Adana Özel Ortadoğu Hastanesi’nde Üroloji Uzmanı olarak görev yaptım. 2020 yılında Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kliniğinde Profesör Doktor Ünvanıyla başladığım görevimden 2023 yılında ayrıldım. Sonrasında Kartal Kızılay Hastanesi'nde Üroloji Uzmanı olarak görevime devam etmekteyim.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.