Doktorsitesi.com

Pre-school children with hydatid lung disease.

Doç. Dr. Hikmet Zeytun
Doç. Dr. Hikmet Zeytun
1 Haziran 2022220 görüntülenme
Randevu Al
Background: Hydatid cyst disease is a major health problem in developing countries and it usually settles in the lungs in children. This study aimed to present pre-school children with lung hydatid cysts cases that underwent surgical treatment.
Pre-school children with hydatid lung disease.
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Okul Öncesi Çocuklarda Akciğer Kist Hidatiği: Genel Bakış

Akciğer kist hidatiği, gelişmekte olan ülkelerde ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Çocukluk çağında bu hastalık, biyolojik yapısı gereği en sık akciğerlerde yerleşim göstermektedir. Bu profesyonel inceleme, cerrahi tedavi uygulanan okul öncesi çocuklardaki akciğer kist hidatiği vakalarının klinik sonuçlarını ve tedavi süreçlerini ele almaktadır.

Çalışma Metodolojisi ve Hasta Profili

Bu çalışma kapsamında, Ocak 1998 ile Aralık 2011 tarihleri arasında klinikte akciğer kist hidatiği tanısı alan ve cerrahi olarak tedavi edilen 42 ardışık okul öncesi hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Araştırma, bu yaş grubundaki cerrahi müdahalelerin etkinliğini ve sonuçlarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır.

Demografik Veriler ve Hasta Dağılımı

Çalışmaya dahil edilen hastaların demografik yapısı ve temel verileri şu şekildedir:

ParametreVeri
Toplam Hasta Sayısı42
Cinsiyet Dağılımı17 Kız (%40.5), 25 Erkek (%59.5)
Ortalama Yaş5.2 +/- 1.3 (2-7 yaş aralığı)
Ortalama Kist Çapı6.2 +/- 2.4 cm (2-12 cm aralığı)
Ortalama Hastanede Kalış Süresi7.2 +/- 2.1 gün

Klinik Belirtiler ve Semptomlar

Okul öncesi dönemdeki çocuklarda akciğer kist hidatiği vakalarında en sık karşılaşılan klinik bulgular şunlardır:

  • Öksürük: Hastaların %74'ünde görülen en yaygın semptomdur.
  • Göğüs Ağrısı: Vakaların %26.2'sinde gözlemlenmiştir.
  • Ateş: Hastaların %26.2'sinde saptanmıştır.

Kistlerin Anatomik Dağılımı

Vakaların anatomik yerleşimleri incelendiğinde, kistlerin sadece akciğerle sınırlı kalmadığı, bazı durumlarda karaciğer tutulumunun da eşlik ettiği görülmüştür:

  1. Tek Akciğer Tutulumu: 28 vaka
  2. Tek Akciğer ve Karaciğer Tutulumu: 5 vaka
  3. Bilateral (Çift Taraflı) Akciğer ve Karaciğer Tutulumu: 6 vaka
  4. Bilateral Akciğer Tutulumu: 3 vaka

Cerrahi Tedavi Yöntemleri ve Operasyon Süreci

Tedavi sürecinde cerrahi müdahale, hastalığın ortadan kaldırılmasında kesin çözüm olarak uygulanmıştır. Beş vakada, sağ akciğer ve karaciğerdeki kistlere transdiyafragmatik yaklaşım ile kombine müdahale yapılmıştır. Bilateral kist hidatiği olan dokuz hasta operasyona alınırken, sekiz vakada kas koruyucu torakotomi tercih edilmiştir.

Tüm akciğer kistlerine yönelik standart prosedür olarak kistotomi ve kapitonaj yöntemleri uygulanmıştır. Cerrahi sonrası süreçte bir hastada postoperatif atelektazi nedeniyle bronkoskopi gerekmiş, bir başka vakada ise postoperatif ateş gözlemlenmiştir.

Sonuç ve Değerlendirme

Araştırma sonuçları, akciğer kist hidatiği tedavisinde cerrahinin kesin ve nihai çözüm olduğunu kanıtlamaktadır. Çalışma süresince postoperatif herhangi bir mortalite (ölüm) vakasına rastlanmamıştır. Torakotominin olumsuz etkilerinden korunmanın ve hastalığı kontrol altına almanın en kritik yolu, bulaşma yollarının ortadan kaldırılması ve koruyucu önlemlerin artırılmasıdır.

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Hikmet Zeytun

Doç. Dr. Hikmet Zeytun

Doç. Dr.  Hikmet Zeytun 1971 yılında Mersin’de doğdu. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1998 yılında mezun oldu. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan 2011 yılında uzmanlığını aldı. Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı’nda 2019 yılında göreve başlayan Doç. Dr. Hikmet Zeytun ‘un kliniksel uzmanlık alanı çocuk cerrahisidir. Doç. Dr.  Hikmet Zeytun halen Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde görev yapmaya devam etmektedir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.