Doktorsitesi.com

postpartum depresyon

Psk. Ela İnci
Psk. Ela İnci
11 Ekim 2021186 görüntülenme
Randevu Al
postpartum depresyon
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Doğum Öncesi ve Sonrası Depresyon Süreçleri

Dünya genelinde yaklaşık 450 milyon kişi ruhsal ve davranışsal bozukluklarla mücadele etmektedir. Bu bozukluklar arasında yer alan depresyon, bireyin günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen tıbbi bir hastalıktır. Araştırmalar, kadınlarda depresyonun yaşam boyu görülme sıklığının (prevalansı) %10-25 arasında olduğunu göstermektedir (Durukan ve ark., 2009). Kadınlar için bu riskin en yüksek olduğu evre ise doğurganlık dönemidir.

Doğum Öncesi Depresyon (Prenatal Depression)

Dünya genelinde hamilelik döneminde depresyon görülme oranı %7 ile %26 arasında değişmektedir. Hamilelik sürecinde yaşanan bu duruma doğum öncesi depresyon (Prenatal Depression) adı verilir. Gebelik döneminde hormonlardaki değişimler nedeniyle duygusal dalgalanmalar yaşanması doğal kabul edilse de, bu durumun süreklilik arz etmesi profesyonel bir değerlendirme gerektirir.

Hüzünlü hissetmek (feeling blue) veya can sıkıntısı normal bir süreç gibi görünse de; mutsuzluk ve kaygı gibi negatif duygular günlük yaşamı engellemeye başladığında doğum öncesi depresyondan şüphelenilmelidir. Gebelik ve doğum sonrası süreç, toplumda sadece mutlu bir dönem olarak algılansa da anne adayı için ruhsal bozukluk gelişimi açısından riskli bir evredir (Bingöl ve Tel, 2007).

Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum Depresyon)

Son yıllarda yaygınlaşan doğum sonrası depresyon, hamile kadınların ve yeni annelerin yaklaşık %13'ünü etkilemektedir. Yapılan araştırmalara göre, postpartum dönemde depresyon sıklığı tanı yöntemine bağlı olarak %3.5 ile %40 arasında farklılık göstermektedir (Durukan ve ark., 2009). Bu süreç, bebek sahibi olmanın getirdiği heyecan ve keyfin yerini zorlayıcı bir ruh haline bırakmasına neden olabilir.

Bebek Hüznü (Baby Blues) ve Klinik Depresyon Farkı

Doğumdan sonraki ilk birkaç haftada annelerin kendilerini yorgun, sinirli veya bunalmış hissetmesi sık rastlanan bir durumdur. "Bebek hüznü" (baby blues) olarak adlandırılan bu duygular genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden iyileşir. Ancak aşağıdaki durumlar postpartum depresyona işaret eder:

  • Belirtilerin 2 haftadan uzun sürmesi,
  • Annenin bebeğine bakmakta zorlanması,
  • Duyguların şiddetinin zamanla azalmaması.

Unutulmamalıdır ki; bir kadının doğum sonrası depresyon yaşaması onun bir hatası veya kişisel zayıflığı değildir.

Doğum Sonrası Depresyonu Hazırlayan Risk Faktörleri

Beck (1992) tarafından yapılan çalışmalarda, doğum sonrası depresyonun ortaya çıkmasına zemin hazırlayan 8 temel faktör şu şekilde tanımlanmıştır (Arslan ve ark., 2006):

  1. Gebelik döneminde gözlenen depresyon,
  2. Önceki doğumlarda yaşanan depresyon hikayesi,
  3. Sosyal destek eksikliği,
  4. Yaşam stresi,
  5. Çocuk bakma stresi,
  6. Annelik hüznü yaşama,
  7. Başarısız evlilik ilişkisi,
  8. Doğum öncesi anksiyete (kaygı).

Tedavi Yöntemleri ve Sosyal Desteğin Önemi

Doğum sonrası depresyon, profesyonel yardım ile tedavi edilebilir bir durumdur. Günümüzde birçok hastane bünyesinde hamile destek grupları ve ruh sağlığı klinikleri hizmet vermektedir. Medikal tedavi ile eş zamanlı olarak sunulan psikolojik destek, postpartum depresyonun etkilerini azaltmada kritik rol oynar.

Özellikle grup terapileri, annelerin sosyal destek ihtiyaçlarını karşılamada oldukça etkilidir. Grup çalışmaları, kadınlara şu avantajları sağlar (Goodman ve Santangelo, 2011):

AvantajlarAçıklama
İzolasyonu AzaltmaKadınların kendilerini daha az yalnız hissetmelerini sağlar.
NormalleştirmeDeneyimlerin ve duyguların paylaşılarak normalleşmesine yardımcı olur.
Sosyal DestekAnnelerin birbirlerinden destek alabileceği bir ortam sunar.

Ebeveynlik Beklentileri ve Gerçekler

Birçok anne adayı, hamilelik sürecinde nasıl bir ebeveyn olacağına dair yüksek beklentiler geliştirir. Kendi ebeveynlerinden daha hoşgörülü olma veya bebek gelişimi için Mozart dinletmek gibi idealize edilmiş davranışlar sergileyebilirler. Ancak doğum gerçekleştikten sonra, bu yüksek beklentiler yerini bazen derin bir yetersizlik duygusuna bırakabilir. Bu noktada profesyonel destek almak, annenin tekrar kendisi gibi hissetmesine ve ebeveynliğin tadını çıkarmasına olanak tanır.

Etiketler

Depresyon nedirDepresyon tedavisiDepresyon belirtileriPostpartum depresyon

Yazar Hakkında

Psk. Ela İnci

Psk. Ela İnci

Psk.Ela İnci, İlköğretim ve lise eğitimini İstanbul’da tamamladıktan sonra, İstanbul Şehir Üniversitesi Psikoloji Bölümü (İngilizce) Lisans Programı’ndan başarı ile mezun olmuştur. Ardından Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programına başlamış olup, şu an yetişkinler üzerine yaptığı tez çalışmasını sürdürmektedir. Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji yüksek lisansı kapsamında Bilişsel Davranışcı Terapi, Aile ve Çift Terapisi, Grup Terapisi, ve Bireysel Psikoterapi alanlarında eğitim almıştır. Prof. Dr. Gökben Hızlı Sayar’dan süpervizyon almıştır. Bunun yanı sıra Üsküdar Üniversitesi Np İstanbul Beyin Hastanesi’nde stajlarını yapmıştır.
Psk.Ela İnci, Uzman Psikolog Nilüfer Devecigil ve ekolün kurucusu olan Dr. Byron Norton’dan Deneyimsel Oyun Terapisi I. Düzey ve Dr. Byron Norton’dan Deneyimsel Oyun Terapisi II. Düzey eğitimlerini tamamlamıştır. Bunun yanı sıra Dr. Byron Norton’dan eğitim almaya devam etmektedir. Çocuk, ergen ve yetişkin danışanlarına online ve yüzyüze olarak hizmet vermektedir.

&n

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.