Doktorsitesi.com

Patolojik Kumar

Uzm. Psk. Mustafa Varol Yorulmaz
Uzm. Psk. Mustafa Varol Yorulmaz
11 Aralık 2015296 görüntülenme
Randevu Al
Patolojik Kumar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Patolojik Kumar Oynamanın Tanımı ve Tarihsel Gelişimi

Patolojik kumar, ilk kez 1980 yılında Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayımlanan DSM sisteminde resmi bir tanı kategorisi olarak kabul edilmiştir. 1994 yılında yayımlanan DSM-IV rehberinde ise bu durum, “sürekli ve yineleyen uygunsuz kumar oynama davranışı” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanıma göre kumar, bireyin hayatını işlevsiz hale getiren kronik bir sorun olarak ele alınmaktadır.

DSM-IV’e Göre Patolojik Kumarbazların Özellikleri

Patolojik kumar oynama tanısı konulan bireylerde gözlemlenen temel özellikler şunlardır:

  • Zihinsel Meşguliyet: Birey, sürekli olarak kumar üzerine aşırı kafa yorar.
  • Tolerans Geliştirme: İstediği heyecanı yakalayabilmek için giderek artan miktarlarda parayla oynamaya ihtiyaç duyar.
  • Kontrol Kaybı: Kumarı azaltma veya bırakma yönündeki birçok girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
  • Yoksunluk Belirtileri: Kumarı bırakma girişimlerinde huzursuzluk ve sinirlilik hali yaşar.
  • Kaçış Mekanizması: Sorunlarından uzaklaşmak veya disforik bir duygu durumdan kurtulmak amacıyla kumarı bir araç olarak kullanır.
  • Kayıpların Peşinden Koşma: Kaybettiği parayı geri kazanmak için tekrar kumar oynar.
  • Gizleme ve Yalan: Ne kadar kumar oynadığını saklamak için ailesine ve çevresine yalan söyler.
  • Yasa Dışı Eylemler: Kumar için gereken parayı temin etmek amacıyla yasa dışı yollara başvurur.
  • İlişki ve Kariyer Kayıpları: Kumar nedeniyle önemli ilişkilerini, işini, eğitimini veya kariyer fırsatlarını tehlikeye atar.
  • Finansal Bağımlılık: İçine düştüğü ağır borç yükünden kurtulmak için başkalarının desteğine güvenir.

Patolojik Kumara Yaklaşım: Ruhsal Bozukluk ve Sosyal Faktörler

Patolojik kumarın sınıflandırma sistemlerine girmesi, bu alandaki bilimsel çalışmaları hızlandırmıştır. Günümüzde bu konu üzerinde iki temel görüş hakimdir. Bir grup uzman, patolojik kumarı bir ruhsal hastalık olarak değerlendirerek; kişilik özellikleri, diğer ruhsal bozukluklar ve alkol/madde bağımlılıkları ile ilişkisini incelemektedir. Bu görüşü savunan klinisyenler, tedavi için psikoterapi ve farmakoterapi yöntemlerine odaklanmaktadır.

Diğer yandan, bazı araştırmacılar patolojik kumarın gelişiminde sosyal faktörlerin etkisine dikkat çekerek bunun bir ruhsal bozukluk olduğu fikrine karşı çıkmaktadır. Ancak her iki görüşün de birleştiği nokta, kumarın birey üzerinde ciddi ruhsal ve sosyal yıkımlara yol açtığıdır.

Tanı Sürecinde Karşılaşılan Zorluklar

Klinik ortamda patolojik kumar tanısı bazen gözden kaçabilmektedir. Birçok hasta, kumarın tetiklediği diğer ruhsal sorunlar nedeniyle psikiyatriste başvurmakta, ancak asıl sorun olan kumar bağımlılığını gizleme eğilimi göstermektedir. Bu durum, doğru teşhisin konulmasını zorlaştıran en önemli engellerden biridir.

Kumarın Yaygınlaşması ve Kültürel Boyutu

Özellikle son on yılda, hem dünyada hem de Türkiye’de kumar türlerinde ve ulaşılabilirliğinde hızlı bir artış yaşanmıştır. Devlet desteği ve özel sektör aracılığıyla kumarın yasallaşması, bu eylemi bir eğlence aracı haline getirmiştir. Ancak bu yaygınlaşma, kumarla ilgili sorun yaşayan birey sayısını da artırarak ruh sağlığı uzmanlarının bu alana daha fazla eğilmesini zorunlu kılmıştır.

DurumAraştırma ve Uygulama Durumu
Küresel AraştırmalarDiğer ruhsal bozukluklara kıyasla henüz başlangıç aşamasındadır.
Türkiye'deki ÇalışmalarMevcut çalışmalar yok denecek kadar azdır.
Kültürel EtkiKumar kültüre göre değiştiği için Batı kaynaklı tanı araçlarının yerel kültürde yeniden irdelenmesi zorunludur.

Etiketler

Patolojik kumar oynamaKumar tutkusuKumar oynama alışkanlığıKumar oynama ve alışkanlıklarKumar bağımlılığıKumar bağımlılığı tedavi

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Mustafa Varol Yorulmaz

Uzm. Psk. Mustafa Varol Yorulmaz

Uzman Psikolog Mustafa Varol Yorulmaz, 2013 yılında Yeditepe Üniversitesi'nin psikoloji bölümünü bitirmiş ve aynı yıl Okan Üniversitesi'nde Gelişim Psikolojisi üzerine uzmanlık eğitimine ve çalışmalarına başlamıştır. Halen ‘’Hafif Kognitif Bozukluğu ve Demansı Olan Hastalarda Kognitif Rehabilitasyon Tedavileri’’ üzerinde çeşitli süpervizyonlarla çalışmasını devam ettirmektedir. Kendisi aynı zamanda Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve Rehabilitasyon Tedavi Merkezi ile İstanbul Tıp Fakültesi’nin yürütmekte olduğu Wernicke-Korsakoff Sendromlu hastalar ile nöropsikolojik ve kognitif rehabilitasyon çalışmalarında da aktif rol almaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.