Doktorsitesi.com

Panik Atak Nedir? Nasıl Oluşur?

Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan
Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan
18 Eylül 2019129 görüntülenme
Randevu Al
Panik Atak Nedir? Nasıl Oluşur?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Panik Atak Nedir? Belirtileri ve Oluşum Süreci

Panik atak, beklenmedik bir anda ortaya çıkan, yineleyici özellik gösteren ve herhangi bir özgül nesneye (fobiler gibi) bağlı olmaksızın gelişen yoğun bir kaygı nöbetidir. Bu durum, kişiyi adeta bir korku kuşatması altına alarak çarpıntı, titreme ve nefes açlığı gibi şiddetli bedensel yakınmalarla kendini gösterir.

İlk kez panik atak deneyimleyen bireyler, yaşadıkları dehşeti tarif edilemez bir korku olarak nitelendirirler. Bu süreçte hem fiziksel semptomların hem de yoğun korkunun birleşmesiyle kişi; kontrolünü kaybedeceği, çıldıracağı veya öleceği hissine kapılarak kaygı seviyesini zirveye taşır.

Panik Atak Belirtileri Nelerdir?

Bir durumun panik atak olarak tanımlanabilmesi için aşağıdaki belirtilerden en az 4 tanesinin aynı anda görülmesi gerekmektedir:

  • Çarpıntı, kalp atışlarını duyumsama veya kalbin yerinden çıkacakmış gibi olması
  • Nefes darlığı, boğuluyor gibi olma veya tıkanma hissi
  • Göğüs ağrısı veya göğüste sıkışma hissi
  • Terleme, titreme veya sarsılma
  • Bulantı veya karın ağrısı
  • Baş dönmesi, sersemlik, düşecekmiş veya bayılacakmış gibi olma
  • Derealizasyon (gerçekdışılık) veya depersonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma) hissi
  • Aklını yitirme veya kontrolü kaybetme korkusu
  • Uyuşma veya karıncalanma duyumları
  • Üşüme, ürperme veya ateş basması

Panik Atak Neden ve Nasıl Oluşur?

Panik atak semptomları organlardaki fiziksel bir bozukluktan kaynaklanmaz. Temel mekanizma, beyindeki nörotransmitter (iletimi sağlayan yapılar) dengesizliği ile açıklanabilir. Beyin, stresör faktörler karşısında organlara yanlış alarm göndererek vücudu koruma moduna alır.

Bu durumu bir metaforla açıklamak gerekirse: Bir apartman yöneticisinin tatbikat amacıyla yangın alarmına bastığını düşünün. Sakinler, gerçek bir yangın olduğunu sanarak büyük bir panikle koşuşturmaya başlar. Bu esnada kalp çarpıntısı ve nefes darlığı gibi fiziksel tepkiler verirler. Alarmın tatbikat olduğu anlaşıldığında beden normale döner ancak bir süre daha ürperti devam eder. Panik atakta da beyin, ortada gerçek bir tehlike yokken bu "yangın alarmını" çalar.

Panik Atağı Tetikleyen Faktörler

Panik atağın gelişiminde birçok farklı etken rol oynayabilir. Bu faktörler biyolojik, çevresel ve psikolojik olarak sınıflandırılabilir:

KategoriTetikleyici Unsurlar
Yaşamsal OlaylarBoşanma, yakın birinin kaybı, ağır hastalık haberleri
Tıbbi DurumlarTiroid bozuklukları, kalp ritim bozuklukları, kapakçık yetmezliği
Genetik ve CinsiyetAilede panik atak öyküsü, kadınlarda görülme sıklığının yüksekliği
Psikolojik EtkenlerÇocukluk çağı travmaları, bastırılmış duygular, ifade güçlüğü
Eşlik Eden DurumlarDepresyon, sosyal fobi, takıntı hastalığı, alkol ve madde kullanımı

Panik Atağı Beklentisi ve Yaşam Kalitesi

Panik atak yaşayan bireylerde en sık görülen durum beklenti anksiyetesi ve sürekli bedenini dinlemedir. Kişi; "Kalbim mi hızlı atıyor?", "Yetersiz mi nefes alıyorum?" gibi sorularla sürekli kendini kontrol eder. Bu durum, atağın tekrarlanmasını tetikleyen bir kısır döngü yaratır.

Ataklar genellikle 5-10 dakika içinde zirveye ulaşır ve ortalama yarım saatte sona erer. Ancak ataklar arasındaki gergin ruh hali, bir sonraki atağın zeminini hazırlar. Bu süreçte kişi, heyecanlanacağı endişesiyle cinsel ilişkiden kaçınabilir veya sosyal aktivitelerini kısıtlayabilir.

Agorafobili Panik Atak Nedir?

Agorafobi, kişinin panik atak geçirdiğinde yardım alamayacağını veya kaçamayacağını düşündüğü ortamlardan korkmasıdır. Bu durumdaki bireyler şu mekanlardan kaçınma eğilimi gösterirler:

  • Metro, uçak ve toplu taşıma araçları
  • Sinema, alışveriş merkezi gibi kalabalık alanlar
  • Köprü üstleri veya kapalı mekanların çıkışa uzak noktaları
  • Evde tek başına kalmak veya uzun yola çıkmak

Bu kaçınma davranışları, kişinin işlevselliğini azaltarak özgüven kaybına ve depresyona yol açabilir.

Panik Bozukluğu ve Tarihçesi

Panik bozukluğu tanısı konulabilmesi için, yineleyen ve beklenmedik atakların en az bir aylık dönem boyunca izlenmesi; beraberinde başka atakların olacağına dair sürekli kaygı veya davranış değişikliği görülmesi gerekir.

Tarihsel Köken: "Panik" sözcüğü, mitolojide yarı keçi yarı insan suretindeki Tanrı Pan'dan gelir. Pan'ın kırlarda aniden insanların karşısına çıkarak onları korkutması bu terime ilham olmuştur. Tıbbi literatürde ise ilk kez 1871 yılında Da Costa tarafından, askerlerde görülen çarpıntı ve nefes darlığı tablosu için "irritable heart" (huzursuz kalp) tanımıyla kullanılmıştır.

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan

Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan

Öğretim Üyesi Dr. Zengibar Özarslan
Çocuk-Ergen-Yetişkin Psikiyatristi
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi 2003 yılı mezunu olan Zengibar Özarslan, psikiyatri uzmanlığını İstanbul Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi’nde tamamlamıştır. Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi olan Psikiyatrist Dr. Zengibar Özarslan, Psikoloji lisans ve Klinik Psikoloji yüksek lisans bölümlerinde alan dersleri vermektedir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.