OMUZ VE KOL ÇEVRESİ TRAVMALARI

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Köprücük Kemiği (Klavikula) Kırıkları: Nedenleri ve Klinik Tablo
Köprücük kemiği (klavikula) kırıkları, tüm kırık vakalarının yaklaşık %10-12’sini oluşturmaktadır. Bu yaralanmalar genellikle omuz üzerine düşme veya kol gerilmişken el üzerine düşme gibi dolaylı zorlamalar neticesinde meydana gelir. Ayrıca kontakt sporlar, trafik kazaları veya ateşli silah yaralanmaları gibi doğrudan bölgeye gelen darbeler de kırığa yol açabilmektedir.
Klinik muayenede kırık bölgesinde ağrı, şişlik, ekimoz ve şekil bozukluğu gözlemlenir. Omuz hareketlerinin kısıtlı ve ağrılı olduğu bu durumlarda, distal bölgede titiz bir nörovasküler muayene yapılması hayati önem taşır. Nadir de olsa subklavian arter ve ven yaralanmaları, brakial pleksus hasarı veya pnömotoraks gibi komplikasyonlar eşlik edebilir. Tanı için genellikle ön-arka radyografi yeterliyken, eklemi ilgilendiren uç kırıklarında bilgisayarlı tomografi (BT) gerekebilir.
Klavikula Kırıklarında Tedavi ve Cerrahi Endikasyonlar
Klavikula kırıkları çoğunlukla konservatif (cerrahi dışı) yöntemlerle tedavi edilir. İki skapula arası desteklenerek omuzların geriye çekilmesiyle yapılan redüksiyon sonrası "8" bandajı uygulanır. İyileşme süreci erişkinlerde ortalama 6 hafta, çocuklarda ise 3-4 hafta sürmektedir.
Cerrahi tedavi seçenekleri ise belirli kısıtlı durumlarda gündeme gelmektedir. Cerrahi müdahale gerektiren durumlar şunlardır:
- Kırığın kaynamaması,
- Eşlik eden nörovasküler yaralanmalar,
- Lateral uç kırıklarıyla birlikte korako-akromial bağ yırtığı bulunması,
- İnterpozisyon nedeniyle ayrık duran ve ciddi şekil bozukluğu yaratan kırıklar.
Cerrahi işlemde genellikle açık redüksiyon ve plak-vida ile internal tespit yöntemi tercih edilir.
Kürek Kemiği (Skapula) Kırıkları ve Sınıflandırması
Kürek kemiği (skapula) kırıkları, tüm kırıklar içinde yaklaşık %1’lik bir paya sahiptir. Bu kırıklar; kolun abduksiyonda veya dirseğin fleksiyonda olduğu pozisyonlarda düşme, trafik kazaları ya da skapula üzerine ağır bir cismin düşmesi gibi dolaylı veya dolaysız travmalarla oluşur.
Skapula kırıkları anatomik bölgelerine göre şu şekilde sınıflandırılır:
- Akromion kırıkları
- Korokoid çıkıntı kırıkları
- Cisim kırıkları
- Skapula boyun kırıkları
- Glenoid kavite kırıkları
Klinik belirtiler arasında ağrı, şişlik ve ekimoz ön plandadır. Tanı için ön-arka radyografiye ek olarak, ihtiyaç duyulması halinde aksiller ve lateral grafiler kullanılır. Tedavide, yerinden oynamış korakoid ve akromion kırıkları hariç genellikle Velpeau bandajı ile 3-4 haftalık tespit yeterli olmaktadır.
Kol Kemiği (Humerus) Üst Uç Kırıkları ve Neer Sınıflandırması
Humerus üst uç kırıkları, toplam kırıkların %4-5’ini teşkil eder. Genellikle açık el üzerine düşme veya omuz üzerine doğrudan gelen darbelerle oluşur. Günümüzde bu kırıkların değerlendirilmesinde Neer’in dört parçalı sınıflandırması esas alınır. Bu parçalar; humerus üst ucu, büyük tüberkül, küçük tüberkül, cerrahi boyun ve anatomik boyundur.
| Kırık Tipi | Tanımlama |
|---|---|
| Ayrılmamış Kırıklar | Parçalar arası mesafe 1 cm'den, açılanma 45 dereceden azdır. |
| İki Parçalı Kırıklar | Parçalardan sadece biri ayrılmıştır. |
| Üç Parçalı Kırıklar | Parçalardan ikisi ayrılmıştır. |
| Dört Parçalı Kırıklar | Tüm parçalar birbirinden ayrılmıştır. |
Tedavi Yaklaşımları
Ayrılmamış veya iki parçalı kırıklarda Velpeau bandajı veya üçgen askı ile konservatif tedavi uygulanır. Fonksiyon kaybını önlemek adına 2-3 hafta sonra hareketlere başlanır. Üç parçalı kırıklarda açık redüksiyon ve telle internal fiksasyon uygulanırken; dört parçalı kırıklarda avasküler nekroz riski nedeniyle yaşlılarda omuz protezi, gençlerde ise erken hareket odaklı konservatif tedavi tercih edilir.
Humerus Cisim Kırıkları ve Komplikasyonlar
Tüm kırıkların yaklaşık %7’sini oluşturan humerus cisim kırıkları, doğrudan darbeler veya el/dirsek üzerine düşme ile meydana gelir. Bu kırıklarda en kritik risk, radial sinir lezyonudur. Tanı, iki yönlü humerus radyografisi ile kesinleştirilir.
Konservatif Tedavi Yöntemleri:
- U Ateli: Kaymamış veya kapalı redüksiyon yapılmış kırıklarda uygulanır.
- Sarmiento (Pazubent) Alçısı: Kallus dokusu oluştuktan sonra hareket imkanı sağlamak için kullanılır.
- Hanging Cast (Ağırlıklı Alçı): Kırık uçlarının üst üste bindiği durumlarda redüksiyon için tercih edilir.
- İskelet Traksiyonu: Olekranon üzerinden uygulanan bir diğer yöntemdir.
Cerrahi Endikasyonlar:
- Kapalı redüksiyonun başarısız olduğu durumlar,
- Patolojik kırıklar ve multipl kırık vakaları,
- Büyük damar yaralanmalarının eşlik etmesi,
- Hohlstein ve Lewis tarafından tanımlanan, kapalı redüksiyon sonrası radial sinir felci gelişen spiral kırıklar,
- Açık kırıklar (genellikle eksternal fiksatör ile tespit edilir).
Humerus cisim kırıkları ortalama 8-10 hafta içinde kaynamaktadır. Cerrahi müdahalede plak-vida veya intramedüller çivi sistemleri kullanılmaktadır.







