Doktorsitesi.com

Olumsuz Otomatik Düşünceler

Klinik Psikolog Nilüfer Şişman
Klinik Psikolog Nilüfer Şişman
18 Eylül 202394 görüntülenme
Randevu Al
Otomatik düşüncelerimiz; bilinçli bir yargılama süreci olmaksızın oluşan, duygularımızı ve davranışlarımızı derinden etkileyen zihinsel işlevlerimizdir. Bir olay gerçekleştiğinde beynimizde hemen otomatik bir düşünce oluşmaktadır. Bu otomatik düşünceye önce içsel konuşmalarımız sonra da diğer algı sistemlerimiz eşlik eder. Gündelik yaşamda hepimizin hayatını zorlaştıran olumsuz otomatik düşünceler nelerdir
Olumsuz Otomatik Düşünceler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Otomatik Düşünceler Nedir?

Otomatik düşünceler, bilinçli bir yargılama süreci olmaksızın aniden oluşan, bireyin duygularını ve davranışlarını derinden etkileyen zihinsel işlevlerdir. Bir olay gerçekleştiğinde, beyin bu duruma tepki olarak hızla bir düşünce üretir. Bu sürece önce bireyin içsel konuşmaları, ardından ise diğer algı sistemleri eşlik ederek durumu anlamlandırmaya çalışır.

Yaygın Olumsuz Otomatik Düşünce Türleri

Gündelik yaşamda bireylerin hayatını zorlaştıran birçok olumsuz otomatik düşünce kalıbı bulunmaktadır. Bu düşünce biçimleri, olayları algılama şeklimizi bozarak psikolojik sağlığımızı etkileyebilir. En sık karşılaşılan bilişsel çarpıtmalar şunlardır:

  • Beyin Okuma: Kişilerin sizin hakkınızdaki düşüncelerine dair yeterli delil olmamasına rağmen, onların ne düşündüğünü bildiğinizi varsaymaktır.
  • Falcılık: Geleceği olumsuz bir şekilde tahmin ederek her şeyin daha kötüye gideceğine veya tehlikeli bir şey olacağına inanmaktır.
  • Felaketçilik: Yaşanan veya yaşanacak olan olayların dayanılamayacak kadar çekilmez ve korkunç olduğuna odaklanmaktır.
  • Etiketleme: Kendinize veya başkalarına yönelik genel, olumsuz ve kalıcı özellikler yüklemektir.
  • Olumlu Şeyleri Önemsememe: Sahip olunan başarıların veya olumlu durumların değersiz olduğunu iddia etmektir.
  • Olumsuz Filtre: Olumlu detayları görmezden gelerek sadece olumsuzluklara odaklanmak ve onları ayıklamaktır.
  • Aşırı Genelleme: Tek bir olumsuz olaydan yola çıkarak genel ve karamsar sonuçlara varmaktır.
  • İki Uçtan Birinde Düşünme: Olaylara ve insanlara "ya hep ya hiç" mantığıyla, gri alanları görmeden bakmaktır.
  • Olması Gerekenler: Durumları olduğu gibi anlamak yerine, sürekli nasıl olması gerektiği üzerinden yorumlamaktır.
  • Kişiselleştirme: Olumsuz olayları büyük oranda kendinize atfetmek ve başkalarının payını görmezden gelmektir.
  • Suçlama: Olumsuzlukların kaynağı olarak sürekli başkalarını görmek ve değişim sorumluluğunu reddetmektir.
  • Haksız Mukayese: Kendinizi gerçekçi olmayan standartlarla, özellikle sizden daha iyi durumda olanlarla kıyaslayarak aşağılık hissetmektir.
  • Pişmanlık Yöneltme: Şu anki imkanlara odaklanmak yerine, geçmişte neyin daha iyi yapılabileceği fikrine hapsolmaktır.
  • Ya Şöyle Olursa?: Sürekli tatmin etmeyen cevaplar doğuran, kaygı dolu varsayımsal sorular sormaktır.
  • Duygusal Muhakeme: Gerçekliği değerlendirirken mantık yerine sadece duyguların rehberliğine izin vermektir.
  • Kurtulma Yetersizliği: Olumsuz düşüncelerle çelişen tüm kanıtları reddederek, karamsar inancı savunmaya devam etmektir.
  • Yargı Odaklanması: Kendini ve başkalarını anlamak yerine sürekli "iyi-kötü" veya "üstün-aşağı" gibi yapay standartlarla değerlendirmektir.

Olumsuz Düşüncelerin Oluşum Süreci

Yaşadığımız olumsuz tecrübeler, zamanla olaylara dair temel inançlarımızı oluşturur. Bu yerleşik inançlar ise düşünme süreçlerimizi doğrudan etkiler. Benzer bir olayla karşılaşıldığında, bu inanç sisteminden beslenen otomatik düşünceler tetiklenir. Ancak unutulmamalıdır ki bu düşünceler kalıcı değildir; o anki duygu durumuna göre şekillenir ve değişkenlik gösterir.

Pozitif Düşünceye Geçiş ve Zihinsel Dönüşüm

Yaşanan tek bir kötü olay, gelecekteki tüm olayların kötü olacağı anlamına gelmez. Olumsuz deneyimleri birer tecrübe olarak değerlendirmek, zihinsel sağlık için kritiktir. Bizi olumsuz etkileyen düşüncelerden kaçmak yerine onlarla savaşmalı, bu düşünceleri yakalayarak olumluya dönüştürmek için çaba sarf etmeliyiz.

HedefUygulama Yöntemi
FarkındalıkOlumsuz düşünce geldiği anda onu yakalamak.
DeğişimOlumsuz yargıyı aşama aşama olumluya çevirmek.
ÖzgürleşmeBeyindeki öğrenilmiş çaresizliklerden kurtulmak.

Sonuç olarak, olumsuz düşünceleri değiştirmeye gayret etmek, pozitif yaşam için atılan en önemli adımdır. Bu süreç, bireyin kendi zihinsel süreçleri üzerinde kontrol sahibi olmasını sağlar.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Nilüfer Şişman

Klinik Psikolog Nilüfer Şişman

İstanbul Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde lisans eğitimini ‘Üniversite Öğrencilerinde İntihar Oranı ve Algıladıkları Aile Desteği` isimli çalışmasıyla 2007 yılında başarıyla tamamlayan Uzm.Psikolog Nilüfer Şişman, Vakıf Gureba Devlet Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı ve Özel Balıklı Rum Hastanesi Madde Bağımlılığı Anatolia Kliniklerinde stajlarını gerçekleştirdi. Uzmanlık eğitimini ise, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Ana Bilim Dalında ‘Çocuk ve Yetişkinlerde Kariyer ve Meslek Geliştirme Danışmanlığı’ üzerine tamamladı.

Mezun olduktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi`nin Kadın ve Aile Sağlığı Merkezleri`nde danışanlara bireysel terapi, çift terapisi ve grup terapisi hizmeti vermiş, çocuk, aile ve yetişkinlerle çalışmışarak, proje sonrasında özel bir merkezde göreve başladı ve 2008 yılından bu yana çocuk ve yetişkin psikoterapisi hizmeti vermiş, eğitim-kariyer koçluğu yaptı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.