Doktorsitesi.com

Okul öncesi çocuklarda erken çocukluk çağı çürüklerine etki eden faktörlerin değerlendirilmesi: Kesitsel Çalışma

Doç. Dr. Gülçin Bulut
Doç. Dr. Gülçin Bulut
1 Şubat 2024191 görüntülenme
Randevu Al
Okul öncesi çocuklarda erken çocukluk çağı çürüklerine etki eden faktörlerin değerlendirilmesi: Kesitsel Çalışma
Okul öncesi çocuklarda erken çocukluk çağı çürüklerine etki eden faktörlerin değerlendirilmesi: Kesitsel Çalışma
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erken Çocukluk Çağı Çürükleri (EÇÇ) Araştırmasının Amacı ve Kapsamı

Bu bilimsel çalışma, okul öncesi dönemdeki çocuklarda erken çocukluk çağı çürüklerinin (EÇÇ) görülme sıklığını ve şiddetini değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür. Araştırma kapsamında, çocukların ağız sağlığı durumu ile sosyoekonomik şartlar, eğitim düzeyi ve günlük yaşam alışkanlıkları arasındaki ilişkinin belirlenmesi hedeflenmiştir.

Araştırma Yöntemi ve Materyaller

Çalışma, İzmir Eğitim Diş Hastanesi Çocuk Diş Kliniği'ne muayene amacıyla başvuran, yaşları 3 ile 5 arasında değişen toplam 251 çocuk üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın metodolojisi şu kriterlere dayanmaktadır:

  • Ağız İçi Muayene: Çocukların çürük durumları, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kriterlerine uygun olarak tespit edilmiştir.
  • Veri Toplama: Anne, baba ve çocuklara ait demografik bilgiler ile beslenme ve ağız hijyeni alışkanlıkları anket formları aracılığıyla kayıt altına alınmıştır.
  • İstatistiksel Analiz: Verilerin değerlendirilmesinde Ki Kare, Kruskal Wallis ve Mann-Whitney U testleri kullanılmış; istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir.

Araştırma Bulguları: EÇÇ Sıklığı ve Şiddeti

Araştırma sonuçları, okul öncesi çocuklarda diş sağlığı tablosunun ciddiyetini ortaya koymaktadır. Yapılan incelemeler sonucunda elde edilen temel veriler aşağıda tablolaştırılmıştır:

ParametreTespit Edilen Değer / Oran
EÇÇ Sıklığı%90 (226/251)
Şiddetli-EÇÇ (Ş-EÇÇ) Sıklığı%61 (153/251)
dmft İndeksi Değeri5,65 ± 3,83
dmfs İndeksi Değeri9,37 ± 7,21

İstatistiksel Olarak Anlamlı Bulunan Risk Faktörleri

Yapılan analizlerde, bazı alışkanlıkların çürük oluşumu üzerinde doğrudan ve yüksek düzeyde etkili olduğu (p<0.001) saptanmıştır. Erken çocukluk çağı çürükleri ve şiddetli vakalar şu durumlarda anlamlı derecede artış göstermektedir:

  • 1-2 yaşına kadar devam eden gece beslenmesi alışkanlığı.
  • Günde 3 kereden fazla şekerli gıda tüketimi yapılması.
  • Dişlerin düzenli olarak fırçalanmaması.
  • Diş fırçalama işlemi sırasında ebeveyn yardımı alınmaması.

Anlamlı Fark Gözlemlenmeyen Değişkenler

Araştırma verilerine göre; çocukların cinsiyeti (p=0,460), ailenin eğitim seviyesi (p=0,200) ve ailenin gelir seviyesi (p=0,761) ile EÇÇ varlığı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

Sonuç ve Uzman Önerileri

Elde edilen veriler ışığında, okul öncesi dönemdeki çocuklarda çürük prevalansının oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Süt dentisyon dönemindeki bu sorunun önüne geçilebilmesi için ailelerin ağız sağlığı ve hijyeni konusunda kapsamlı bir şekilde eğitilmesi kritik önem taşımaktadır.

Özellikle çocukların diş fırçalama alışkanlığı kazanma sürecinde ebeveynlerin aktif rol alması ve çocuklarını bu konuda motive etmeleri önerilmektedir. Biberon beslenmesi ve şekerli gıda tüketimi gibi beslenme alışkanlıklarının kontrol altına alınması, çocukların gelecekteki ağız sağlığını korumak adına temel bir gerekliliktir.

Etiketler

Çocuklarda biberon çürüğüBebeklerde diş çürüğüErken çocukluk çağı çürükleriAnne sütü ile beslenmeBiberonla besleme

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Gülçin Bulut

Doç. Dr. Gülçin Bulut

Doç.Dr.Gülçin Bulut, lisans öncesi eğitimlerinin ardından, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden başarıyla mezun olmuştur. Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği) alanında doktora eğitimi tamamlayarak, Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği) Doktoru ve  Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği) Uzmanı ünvanlarını almıştır. Alsancak Dr.Behçet Uz Çocuk Hastanesi ve İzmir Eğitim Diş Hastanesi’nde görev yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.