Doktorsitesi.com

Obezitenin önemli 3 nedeni

Dyt. Tuncay Apaydın
Dyt. Tuncay Apaydın
10 Ağustos 2016790 görüntülenme
Randevu Al
Obezitenin önemli 3 nedeni
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezitenin Temel Nedenleri ve Beslenme Yanlışları

Obezite ile mücadelede en kritik adım, vücudun biyokimyasal dengesini bozan faktörleri doğru analiz etmektir. Modern toplumun en büyük sağlık sorunlarından biri olan aşırı kilo alımı; yüksek glisemik indeksli beslenme, aşırı yağ tüketimi ve hareketsiz yaşam tarzı gibi üç temel sütun üzerine inşa edilmektedir. Bu süreçte doğru bilinen yanlışların ayıklanması, sürdürülebilir bir sağlık yönetimi için elzemdir.

1. Yüksek Glisemik İndeksli Beslenme ve Karbonhidrat Tüketimi

Toplumda yüksek glisemik indeks denildiğinde akla gelen ilk besin genellikle beyaz ekmektir; ancak bu yaygın bir yanılgıdır. Obezitenin birincil sorumlusu olan ve kan şekerini hızla yükselten asıl besin grupları şunlardır:

  • Şekerli İçecekler: Kola, gazoz, şeker eklenmiş hazır meyve suları ve soğuk çaylar.
  • İşlenmiş Şekerli Gıdalar: Sükroz, glikoz-fruktoz şurubu içeren tüm gıdalar, her türlü şekerli tatlı.
  • Atıştırmalıklar: Şekerli bisküviler, yüksek şekerli çikolatalar ve gofretler.
  • Nişastalı Sebzeler: Patates (ancak az miktarda tüketimi sakıncalı değildir).

Bu besinlerin ardından, düşük randımanlı unlardan yapılan börek, çörek, hazır yufka, poğaça, kek ve galeta gibi hamur işleri gelmektedir. Beyaz ekmek, bu listedeki gıdalardan çok daha sonra değerlendirilmelidir.

Beyaz Ekmek Hakkındaki Yanılgılar

Türkiye'de üretilen beyaz somun ekmeğinin glisemik indeksinin "yüksek" sınıfta olduğuna dair güçlü bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Yapılan kısıtlı çalışmalar, bu ekmeklerin orta derece glisemik indeks değerine sahip olduğunu göstermektedir. Türkiye'deki beyaz ekmekler genellikle %75-80 randımanlı unlardan üretilir.

"Ekmeği tamamen kesin" söylemi bilimsel bir temele dayanmamaktadır. Ekmek tüketimini tamamen sonlandıran bireyler, genellikle glikoz bağımlısı haline gelerek tatlı ve paketli gıdalara yönelmektedir. Önemli olan ekmeği tamamen kesmek değil, ihtiyaç kadar tüketmektir.

Karbonhidrat Kaynaklarının Karşılaştırılması

Birçok kişi ekmeği kestiğini iddia etse de benzer içerikli gıdaları tüketmeye devam etmektedir. Aşağıdaki tablo, karbonhidrat kaynaklarının benzerliğini göstermektedir:

Besin GrubuTemel İçerikDikkat Edilmesi Gereken
Ekmek (Beyaz, Tam, Kepek)Nişasta / KarbonhidratTüketim miktarı
Bulgur / MakarnaNişasta / KarbonhidratEkmekle birlikte tüketilmemeli
PirinçNişasta / KarbonhidratGlisemik yük kontrolü

Pirinç ve bulgur hemen hemen aynı oranda nişasta içerir. Japonya'nın dünyanın en çok pirinç tüketen ama en zayıf ülkelerinden biri olması, sorunun gıdanın kendisinde değil, tüketilen miktarda olduğunu kanıtlamaktadır.

2. Aşırı Yağlı Beslenme

Obezitenin ikinci temel nedeni, yemeklerde aşırı yağ kullanımı ve yağ içeriği yüksek hamur işlerinin (poğaça, açma, pasta vb.) sık tüketimidir. Yağ, gram başına en yüksek kaloriyi veren makro besin olduğu için kontrolsüz tüketimi doğrudan kilo artışına yol açar.

3. Hareketsiz Yaşam Tarzı

Günümüz insanı, 50 yıl öncesine kıyasla çok daha az hareket etmektedir. Ulaşım teknolojilerinin gelişmesi yürüyüş sürelerini kısıtlamıştır. Kalori harcamanın en temel yolu hareket etmektir. Beslenmenizi kısıtlasanız dahi, hareket miktarınız düşükse aldığınız kaloriler vücudunuza fazla gelebilir. Kilo kontrolü için hem kalori alımı dengelenmeli hem de fiziksel aktivite artırılmalıdır.

Glisemik İndeks Verileri Hakkında Önemli Not

Türkiye'de henüz kapsamlı bir glisemik indeks çalışması yapılmamıştır. Mevcut bilgilerin çoğu Amerikan kaynaklı çevirilerdir ve bu süreçte referans besin hataları yapılmaktadır. Bir gıdanın glisemik indeksi hesaplanırken referans besin saf glikoz olmalıdır. Farklı referans besinlerle hazırlanan listelerin birleştirilmesi, popüler diyet kitaplarında büyük bilgi kirliliğine yol açmaktadır.

Etiketler

Glisemik indeksZayıflama diyetiDiyet tedavisiSağlıklı beslenmeŞekerObeziteFazla karbonhidrat tüketimi

Yazar Hakkında

Dyt. Tuncay Apaydın

Dyt. Tuncay Apaydın

Dyt. Tuncay APAYDIN, 2009 yılında Erciyes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldu. 2009-2010 yılında BSK Denizli Cerrahi Hastanesi’nde ve aynı zamanda Özel Elaziz Diyaliz merkezinde çalıştı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.